Advert

KESKİN: BİRÇOK ALANDA HİZMET VERİYORUZ

KESKİN: BİRÇOK ALANDA HİZMET VERİYORUZ
KESKİN: BİRÇOK ALANDA HİZMET VERİYORUZ İzzet TUMAY
Bu içerik 438 kez okundu.

ELAZIĞ ADEM BİRİM SORUMLUSU AYŞE KESKİN:

BİRÇOK ALANDA HİZMET VERİYORUZ

Elazığ Belediyesi Aile Danışma ve Eğitim Merkezi (ADEM), 'ADEM ailenin gücü' sloganıyla yaklaşık üç yıldır aile, bireysel, evlilik ve çocuk danışmanlığı konularında hizmet veriyor.

Adile DOĞAN / Elazığ Belediye Başkanı Mücahit Yanılmaz tarafından 2015 yılında ‘sosyal belediyecilik' anlayışıyla açılan Elazığ Belediyesi Aile Danışma ve Eğitim Merkezi (ADEM), danışmanlık hizmetlerine tüm hızıyla devam ediyor.

Elazığ Belediyesi Aile Danışma ve Eğitim Merkezi (ADEM), daha önce ‘Mutlu Aile, Mutlu Toplum’, şimdi ise 'ADEM ailenin gücü' sloganıyla yaklaşık üç yıldır aile, bireysel, evlilik ve çocuk danışmanlığı vererek, ailelere bu konularda yaşadıkları sıkıntılarla ilgili danışmanlık hizmetlerinde bulunuyor.

Aile Danışmanlığı ve Eğitim Merkezi’nde birim sorumlusu ve müdahil danışmanlığı yapan Ayşe Keskin, verilen danışmanlık hizmetleri hakkında gazetemize ‘özel’ açıklamalarda bulundu.

Faaliyete geçtikleri günden itibaren büyük ilgi gördüklerini dile getiren Keskin, "Yaklaşık üç yıldır hizmet veriyoruz. Faaliyete başladığımız ilk bir ay içerisinde büyük yankılarla çok büyük dönütler aldık. Hizmetlerimizi birer birer artırarak her geçen gün devam ediyoruz. Burada öncelikle danışmanlık hizmeti veriyoruz. Aile, bireysel, çocuk ve evlilik danışmanlığı hususunda özel olarak buraya gelen insanların telefonla randevu alıp bizzat kendi imkanları ile gelerek faydalandıkları bir hizmettir. Belediye Başkanımız Sayın Mücahit Yanılmaz’ın göreve başladığı günden itibaren şehre kazandırdığı birçok projenin yanında sosyal belediyecilik anlayışının en anlamlı tezahürlerinden biri de Elazığ Belediyesi Aile Danışma ve Eğitim Merkezi'dir" dedi.

Evlilik öncesi danışmanlık hizmeti verdiklerini söyleyen Keskin, "Nişanlı olanların ve evlenmeyi düşünenlerin eş seçiminde doğru karar vermek isteyenlerin başvurdukları bir hizmet. Bu anlamda buraya gelen insanlar, nasıl bir insanla birlikte olduklarında hayatlarında daha mutlu olurlar sorusunun yanıtını buluyorlar. Çünkü mutlu evlilikte insanların kriterleri yetmeyebiliyor. Bu yüzden çok yönlü düşünmek gerekiyor. Eş olarak seçilen insanın kültürü, kişilik özellikleri, aile yapısı, yaşadığı şehir, yaptığı meslek yani her anlamda en ince detaylarına kadar incelenmesi gereken konular. Mutlaka kişilerin bu konularda düşünüp ondan sonra karar aşamasına geçmeleri gerekiyor. Aile toplumumuzun en önemli yapı taşıdır" diye konuştu.

Boşanma olaylarının günümüzde sıkça yaşanmaya başladığını söyleyen Keskin, sözlerini şöyle sürdürdü: "Bu gibi boşanma olaylarında her ne kadar çocuk çok fazla yara alsa da aslında anne ve baba da çok fazla hırpalanıyor. Eşlerden biri evliliğin bitmesini istemiyorsa bu süreç aile fertleri için daha da zor geçiyor. Evliliğin bitmesini istemeyen eş çok ciddi süreçlerden geçiyor. Psikolojik durumundan sonra fizyolojik olarak da birçok sıkıntıların yansımalarını gözlemleyebiliyoruz. Buna domino ya da kelebek etkisi diyebiliriz. Yani bir yerden sonra insan hayatına karamsar bakmaya başlıyor. Hayatından lezzet almayan ve mutsuz olan birey, hem kendisini hem de çevresindeki insanları mutsuz etmeye başlar. Ne yazık ki bu da aile ortamında huzursuzlukların başlamasına neden olur. O nedenle evlilik öncesi danışmanlığını diğer danışmanlıklar içinde bir tık üste alınması gereken bir hizmet olarak görüyorum. Bireysel olarak bunun danışmanlık hizmetini veriyoruz."

Anne-baba eğitimleri, aile eğitim programları da verdiklerini de belirten Keskin’in konuşmasının satır başlıkları şu şekilde:

“SAĞLIKLI AİLE VE EVLİLİK OKULU PROGRAMLARIMIZ GERÇEKLEŞTİ”

Anne-baba eğitimleri ve aile eğitim programları kapsamında aile rehberliği, sağlıklı aile ve evlilik okulu programlarımız gerçekleşti. Bu programımız kapsamında evliler, bekarlar ve yeniden evlenmeyi düşünen bireyler geldi. Yaklaşık iki hafta süren evlilik okulu eğitimi hizmetini verdik. İlerleyen süreçte bu eğitimlerin devamını gerçekleştirmeyi hedefliyoruz. Nişanlı olan çiftler daha çok aile sorunlarıyla bize danışmanlık hizmeti için geliyor. Nerede yaşayacaklarına karar veremeyen çok fazla çiftle karşılaşıyoruz. Gençlerin aileleriyle olan ilişkileri, nasıl davranacaklarını kestiremeyip emin olamayanlar var. Acaba çok samimi olursam elimi verdim kolumu kaptırdım gibi bir durumla karşılaşır mıyım? gibi endişeleri olan erkekler ya da kadınlarla karşılaşıyoruz.

AİLE İÇİ ŞİDDET KONUSUNDA SEMİNERLER VERİYORUZ

Bu kurumlara düzenlediğimiz seminerlerle gerekli bilgileri vererek yardımcı olmaya çalışıyoruz. Kurumumuza aile içi şiddet yüzünden gelen hiç olmadı. Ama aile içi şiddet mağduru bir kadın bize başvuracak olursa öncelikli olarak Aile ve Sosyal Politikalar İl Müdürlüğü bünyesinde bulunan Kadına Yönelik Şiddeti Önleme ve İzleme Merkezi’ne yönlendiriyoruz. Kişi oraya başvurmuş olduğu süreçte danışmanlık almak isterse merkezimizde gerekli danışmanlığı yapıyoruz.

ÇİFT TERAPİLERİNE GENELLİKLE KADINLAR GELİYOR

Biz seanslarımıza başlıyoruz. Tabi seanslar devam ederken eşin de bulunması gereken zamanlarda gerekli hatırlatmaları yapıyoruz. Ama zorla yapabileceğimiz bir danışmanlık hizmeti değil. İsteyen buraya kendi istediği için geliyor. Eşlerden biri seanslara gelirken diğer eşin de katılma zorunluluğu yok. Tabi ki çiftler halinde alınan seanslar daha faydalı ve aşama kaydetmemiz daha hızlı oluyor. Buraya gelen insanlar gayet iradeli ve isteyerek geliyorlar. Zaten zorla gelen kişinin hayatını değiştirmek, ufuk açmak ne kadar kolaydır ki?

Buraya sınav kaygısıyla ya da çocuğunda tırnak yeme sorunuyla gelen ya da herhangi bir davranış bozukluğu ile çocuğunun elinden tutup getiren aileler var. Ya da ders başarısıyla ilgili yardımcı olduklarımız da oluyor. Eşiyle problem yaşayan ya da eşiyle birlikte gelenler bulunuyor. Kısacası insanların geliş amaçlarını belirledikten sonra yapabileceğimiz hizmetten bahsediyoruz. İlk seanstan sonra tekrar devam etmek isterlerse tekrar randevu alarak devam ediyoruz. Danışmanlığımız 8 ya da 12 seans olarak veriyoruz. Seanslar arasında molalar verip o kapıyı açık bırakarak sonrasında devam ettiklerimiz de oluyor. Merkezimizde insanların ihtiyaçlarına göre bilişsel ve davranışsal terapi BDT uyguluyorum. Depresyon, anksiyete (kaygı), sosyal fobi, uyku, travma sonrası stres ve obsesif-kompulsüf bozukluluklar, öfke kontrolü, kayıp ve yas süreci, motivasyon ve özgüven sıkıntıları olanlar genellikle hastaneye gidip psikiyatrla görüşmüş, ilacını alıp kullanmaya başlamış olanlar. Depresyonun belli aşamaları var. Hafif düzeyde olup ilaç kullanmayanlara burada direk olarak hizmet verebiliyoruz. Ama orta ve ileri düzeyde olan danışanları ve mutlaka ilaç kullanması gereken kişileri de gerekli yerlere yönlendiriyoruz.

TEKNOLOJİ VE İNTERNET İNSANLAR ÜZERİNDE KİTLE İMHA ARACI OLARAK KULLANILMAYA BAŞLANDI

Çünkü orada sınır yok. Giderek artan şekilde sürekliliğini devam ettiren bir durum. Bugün teknoloji bağımlısı olan bir gencin sosyal hayatının tamamen yok olduğuyla karşılaştığımız vahim olaylara rastlıyoruz. Ya da bunun tam tersi sosyal olmayan çocuk interneti kendine araç olarak kullanıp sosyal medyada hiç olmayan biri gibi davranarak kendinde olan eksiklikleri orada tamamlama arayışında olabiliyor. Kişi üniversiteye gelerek çok iyi bölümde okusa dahi bu bağımlılık yüzünden ne yazık ki bulunduğu ortamın sorumluluklarını yerine getirmedikleri için bir süre sonra o ortamdan soyutlanıp uzaklaşıyor ya da uzaklaştırılabiliyor. Üniversiteyi terk etmek zorunda kalan ya da işini bırakan çok fazla yetişkin duyduk ve karşılaştık. Çocuklar daha 6-7 aylıkken oyalansın, yemek yesin diye bir video açılıyor ve o esnada kaşıkla yemek yediriliyor. Çocukların reklamlara pür dikkat kesilmesinin nedeni bir saniye içerisinde çok fazla karenin olmasıdır bu da tv’ye dikkat kesilmelerinin en büyük nedenidir.

TEKNOLOJİ ÇOCUĞA DADI OLARAK SUNULUYOR

Çocuklar biyolojik bir fıtrat üzerine yaratılmışlardır. Biz o fıtratı bu gibi olumsuz davranışlarla bozmuş oluyoruz. Buna daha bebeklik döneminden başlıyoruz. Bu nedenle çocuk zamanında kazanması gereken davranışlara geç kalıyor. 2 yaşına girmiş bir çocuğun konuşması gerekirken ağzından bir hece bile çıkmıyor. Ya da  yemek yemesi gerekirken yemeyi bilmiyor, zorluk çıkarıyor. Bakıyoruz çocuk tablet, televizyon başında anne elinde kaşık yemek yediriyor. Ne yazık ki eğitim düzeyi düşük olan anne ve babalarda gördüğümüz gibi eğitim seviyeleri oldukça yüksek ebeveynlerde de görüyoruz. Teknolojiyi çocuğa dadı olarak sunmak, ikinci bir öğretici olarak sunmak çok yanlış. Zihinsel durağanlık ve durgunluk yaratmak dışında hiçbir işlevi yok. Çocuğun ilk 3 yaşına kadar kesinlikle hiçbir şekilde teknolojik aletle tanışmaması gerekiyor. Anne-baba bu konuda hassas davranmayarak müptelası olarak yaşıyorlarsa evde de gerekli özen gösterilmiyorsa çocuğun da teknolojiyi görmezden gelerek, kayıtsız kalarak büyümesi söz konusu olamaz. Ama 6 yaşına gelip de henüz televizyonun varlığından haberdar olmayan çocuklarla da karşılaştık. Anne-baba bu konuda ne kadar net olursa bu çocuğa da geçiyor. Ayrıca aile içinde çocuk özendirilmediyse, kendini kıyaslayacak durumlara maruz bırakılmadıysa zaten o çocuk telefon ya da tableti arzulamıyor. Televizyon, tablet, telefon hiçbir şekilde ödül ya da ceza olmamalı.

Çocuklar dünyaya gözlerini açar açmaz ebeveynler o anın duygusallığından fotoğraf çekmeye başlıyorlar. Yeni doğan çocuk üzerine yaklaştırdıkları telefonun olumsuz radyasyon etkisi bir yana flaşının yarattığı zararla beraber bebekte görme bozukluklarının oluşmasına neden oluyor. Teknoloji bilinçli, doğru zamanda ve sürede kullanılmazsa çağın vebası diyebiliriz. Hem fiziksel hem de zihinsel olarak çocuklar üzerinde ciddi problemlere neden oluyor. Bu konuda ebeveynlerin özellikle hassas olmaları gerekiyor. Anne 2 yaşındaki çocuğuna sigarayı yakıp eline verebilir mi? bu konuyu böyle düşünmek gerekiyor.

Madde bağımlılığında denetim serbestliğinden faydalanan ya da belli durumlardan dolayı cezaevine girerek cezasını yatıp, çıkmış kişiler başvuruyor. Zaman zaman da alkol bağımlısı olanlar gelebiliyor. Bu bahsettiğim grup da yine tedavisi hastanede ve ilaçla olanları öncelikle devlet hastanelerine yönlendiriyoruz. Daha sonraki süreçte burada da devam etmek isteyenlere danışmalık hizmetinde bulunuyoruz.

Birçok büyük şehir belediyesinde bu danışmanlık merkezleri yok. Ama Elazığ, sahip olduğu sosyal merkezlerle çevresindeki illere hem de büyük şehirlerle yarışır durumda. Ciddi anlamda büyük bir fark kazandık. Aile toplumun temeli, özüdür. Akıllı olan devletler aileye güç verir, destekler. Bunu yapmak isteyen birçok zengin Batı ülkesi bu anlamda yetersiz kalıyor. Farklı uygulamalarla genç nüfus çoğaltılmaya çalışılıyor ancak bu devlet için büyük bir yara. Bu asla bir kazanç değil. Aile yapısı güçlü olmayan devletler hiçbir şekilde güçlü kalamaz. Geleneksel aile yapımızdan dolayı hâlâ güçlü aileler kurma niyetindeyiz. Bu anlamda ülkemizde aile yapısına büyük önem veriliyor. O nedenle evlilik öncesi eğitim bu anlamda önem teşkil ediyor. Sağlıklı aile kurabilmek için mutlaka evlilik eğitim öncesi eğitimin alınması gerektiğine inanıyorum. Umarım bu gibi merkezlerin çoğalmasıyla evlilik öncesi eğitim programları giderek artar. Zaten kesin boşanmaya karar vermiş insanların bu kararlarından vazgeçmesi çok zor. Bu raddeye gelmeden evlilik öncesi danışmanlık ve eğitim programları alarak sağlıklı aileler kurulması noktasında çok önemli.

AİLE GELECEĞE YATIRIM YAPMANIN EN KESTİRME YOLU

Yeni nesil gençlere buradan seslenmek istiyorum. Küresel olumsuzlukların girdabına zaman zaman kapıldığımız oluyor. Aile bütünlüğü içinde o girdaba düşmemek gerekiyor. Bu günün çocukları yarının anne-babası olacak. Bugünün genci yarının yaşlısı olacak. İnsan olarak sahip olduğumuz güç ve kudret her zaman bizimle olmayabilir. Aile geleceğe yatırım yapmanın en kestirme yolu. Bu nedenle bu yapıyı korumamız ve güçlendirmemiz lazım.

'ADEM AİLENİN GÜCÜ' SLOGANIYLA DEVAM EDİYORUZ

Ücretsiz olarak uzmanlarımızla beraber danışmanlık hizmeti veriyoruz. ‘Mutlu aile, mutlu toplum' sloganıyla başlamıştık, ‘ADEM ailenin gücü’ sloganıyla devam ediyoruz. Kendimizi sürekli olarak yeniliyoruz. Bundan sonraki süreçte de kendimizi yenilemeye devam edeceğiz. Çünkü aile dinamik bir yapıdır. O nedenle aile değişikliği barındıran ve her türlü değişikliğe açık olan bir yapı. Bu nedenle insan davranışlarını sürekli takip etmek gerekiyor. Bu anlamda belediyemiz bize destek olup önümüzü açıyor. Eğitimlerimizle ilgili gereken basamaklar bizlere sunuluyor. Bu kıymetli hizmetin farkında olarak vermeye devam ediyoruz. Belediye Başkanımız Sayın Mücahit Yanılmaz’a hem şehre bu değerli hizmeti kazandırdığı hem de merkezimize gösterdiği hassasiyet ve özen için teşekkür ediyorum. İhtiyaç duyan tüm halkımızı da danışmanlık hizmetlerini almaları için merkezimize bekliyoruz."

Reklam
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
TOBB'dan 81 ile yazı gönderildi
TOBB'dan 81 ile yazı gönderildi
Çoban'dan, cihazların Suriye'ye gönderilmesine tepki
Çoban'dan, cihazların Suriye'ye gönderilmesine tepki