Advert

'İNGİLİZCE BİR DERS DEĞİL, BİR LİSAN!'

'İNGİLİZCE BİR DERS DEĞİL, BİR LİSAN!'
'İNGİLİZCE BİR DERS DEĞİL, BİR LİSAN!' İzzet TUMAY
Bu içerik 471 kez okundu.

Çiğdem AKÇİÇEK / Elazığ merkezdeki bir yabancı dil kursunda öğretmenlik yapan Seda Çağrıbay, çalıştığı kursla ilgili gazetemize bilgiler verdi. Çağrıbay, “Elazığ'da İngilizceye bir ders gözüyle bakılıyor. İngilizce sadece bir ders değil, aynı zamanda bir lisandır” dedi.

HaberKent gazetesine konuşan Çağrıbay ile yaptığımız röportajımızın detayları şöyle:

Kendinizi tanıtır mısınız?

Ben Seda Çağrıbay, yaklaşık 8-9 yıldır İngilizce öğretmenliği yapıyorum. Konya Selçuk Üniversitesi'nden mezunum. Bir yıl Konya'da, bir yıl Bingöl' de, geri kalan senelerimi de Elazığ'da geçirdim. Şu an ise İngilizce öğretmenliği yapıyorum.

Bu mesleği seçmenizde ne etkili oldu?

Bu işi seçmemdeki en büyük etken, İngilizce öğretmenimdi. İlkokul beşinci sınıftaki İngilizce hocamı çok seviyordum. Onun ders anlatmasından etkilenerek onu kendime idol olarak gördüm ve İngilizce öğretmeni olmaya karar verdim.

Dersi yetişkinlere mi veriyorsunuz çocuklara mı? Katılım için yaş aralığı kaçtır?

Bizim İngilizce kursunda yaş ayrımı yoktur. Yaş ayrımına göre değil de, dil seviyelerine göre ayırıyoruz. Sadece çocuk ve yetişkin sınıflarımız farklı oluyor.

Kur döneminden biraz bahseder misiniz?

Çocuklarda da yetişkinlerde de 6 tane kur dönemi olmaktadır. A1, A2, B1, B2, C1, C2 dediğimiz düzeyden oluşur. A1 başlangıç seviyesi, her bir kur yaklaşık 2 ay sürüyor. Yayın olarak özellikle 4 yeteneğe de hitap edecek kitaplar kullanıyoruz. A1'i bitiren yani bir kurunu almış öğrencileri sınava tabi tutuyoruz. Eğer bu sınavı geçerlerse bir üst kura yani A2'ye geçmiş oluyorlar.

Yaz aylarında kurslara talep çok oluyor. Bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz?

Yaz aylarında İngilizce kurslarına talep oluyor. Özellikle gençler sınavlara girdikleri için onlar açısından kurs şart. Bir de hangi mesleği seçerseniz seçin, artık İngilizce her yerde lazım olan bir dil. Yolunuz mutlaka İngilizceye düşüyor. Öğrencilerimiz genelde memleket dışında oldukları için hem yaz tatilini değerlendirme hem de bu süre zarfında 1-2 kur almak için geliyorlar. Kursumuza geldikleri zaman önce bir sınava tabi tutuyoruz. Sınavdaki durumlarına bakıp ona göre bir kur ayarlıyoruz.

Kaç saat ders veriyorsunuz?

Hafta içi hafta sonu ayrımı öğrencilerimizin talebine göre değişiyor. Öğrencilerimiz hafta içi gelebiliyorlarsa hafta içi, gelemiyorlarsa hafta sonuna ders ayırıyoruz. Minimum 80, maksimum 120 saat ders vermekteyiz. Bu öğrenci sayısına göre değişiyor. Öğrenci sayımız fazla olunca ders saatimiz de fazla oluyor.

İngilizce en iyi nasıl öğrenilir, dil öğrenmenin püf noktaları nelerdir?

Bildiğiniz gibi üçüncü ve dördüncü sınıftan beri İngilizce dersi görüyoruz, ama hiçbir şey öğrenemiyoruz. Çünkü çok yanlış bir müfredat var. Tamamıyla gramere yönelik bir müfredat hakim. Bizim derslerimize gelen öğrenciler 1-2 kurda konuşmaya başlıyor. Bunun sebebi de şudur; biz gramere yoğunluk vermiyoruz. Elbette ki gramer de oluyor, ama biz o grameri konuşma, dinleme izleme aktivitelerinde bağdaştırıyoruz. Gramere yönelik bir şey olmasına gerek yok, çünkü biz Türkçeyi de gayet iyi konuşabiliyoruz. Önümüze bir gramer testi yani bir dil bilgisi testi verildiği zaman yapamıyoruz. Çünkü bizim dildeki öğrenme seviyemiz dil bilgisi seviyesi değildir.

İngilizce öğrenmek isteyenlere tavsiyeleriniz nelerdir?

İngilizce öğrenmek isteyenlerin kesinlikle; dinleme, izleme konuşma gibi aktiviteleri çok fazla yapmaları gerekmektedir. Kendini zorlamaları gerekiyor. Kursa gelemiyorlarsa da, bol bol İngilizce alt yazılı yabancı film izlemelerini öneririm.

Dil öğrenimi konusunda yanlışlıklar oluyor. Mesela ezbere dayalı bir sistem var. Bu konuda ne düşünüyorsunuz?

Evet maalesef ezbere dayalı bir sistem var. Keşke elimiz uzansa da bir önlem alabilsek, müdahale edebilsek. Bir örnek vereyim, bizim çocuklarımız kendi dillerinde geniş zaman kuralını bilmezlerken biz onlara, müfredat dahilinde mecburen yabancı dilde geniş zaman veriyoruz. Çocuk kendi dilinde bir şey öğrenmeden biz başka bir dilde öğretmeye çalışıyoruz. Öncelikle dil bilgisi dediğimiz gramer hatalarının düzeltilmesi gerekiyor. Okullarında da bizim dil kurslarında yaptığımız gibi öğrencileri çok zorlayacak aktiviteler yaptırmak gerekiyor.

Fiyatları nasıl?

Fiyatlarımız gayet uygun. Seçtiğimiz kaynaklar pahalı. Kurs fiyatlarından çok bir gelirimiz olmuyor. Diğer kurslara göre uygun. Her bir öğrenci için 80-100 TL arasında olan sağlam kaynağımız kurlara göre değişiyor. Ve bu sadece bir kur için geçerlidir.

Amacınız- hedefleriniz nelerdir?

Amacımız, kurdan çok iyi bir para almak değil, Elazığ'ı İngilizce konusunda geliştirmektir. Ne yazık ki Elazığ'da bu kültür henüz çok oturmamış. Sayı olarak çok fazla dil kursu var, ama bizim amacımız gelenler için, bu kursa geldik, 2 kur aldım ama gerçekten İngilizce konuşabiliyorum dedirtmektir.

Geçen yıllara göre İngilizce kursunuza talep nasıl, artış sağlandı mı?

Elazığ'da talep yok. Toplum olarak İngilizceyi arka plana atıyoruz. İngilizceye bir ders gibi değil, lisan gibi kültür eğitimi açısından bakmamız lazım. Elazığ'da şu düşünce hakim; çocuğum iyi not alsın yeter. Sadece öğretmen olmak için kursumuzda dilimizi öğrenmeye gelenler arasında artış gördük. Biz her yıl dilde yaklaşık, yüzde 80-90 bir başarı sağlıyoruz. Gelen öğrencilerimizi üniversitelere, İngilizce öğretmenliği ve İngiliz dili ve edebiyatı bölümlerine yerleştirdik.

İşinizden memnun musunuz, sıkıntılar yaşıyor musunuz?

İşimden çok memnunum. Dünyaya bir daha gelsem bu mesleği seçerim. Öğrencilerime de hep söylerim, çok muazzam bir meslektir. Ben haftanın 3 günü çalışıyorum. Ama haftanın 6 günü de kurs merkezimizdeyim. İşimi o derece çok seviyorum. Ben İngilizceye para kazanma gözüyle bakmıyorum. İngilizce benim hayat felsefem diyebilirim.

Gençlere neler tavsiye edersiniz?

Para kazanma boyutunda da bakarsak eğer, boşta kalınacak bir meslek değil, atanması çok kolay olan bir meslek. Devlet memuru olmak istemeyenler için çok güzel şirketler mevcut. Tercümanlık da yapılabiliniyor. Çok yönlü bir iş. Çünkü dünya dili öğretiyorsun.

Kursunuza gelip de sonra, ben yapamıyorum, deyip bırakan öğrencileriniz oldu mu?

Hayır. Mesleğimi yaptığım süre içinde karşılaşmadım. Tabi ki, öğrenme konusunda sıkıntılar yaşadığımız, zorluklarla öğrenen öğrencilerimiz oldu. Ama bir şekilde üstesinden gelip öğrenmeye çalıştılar. Dil öğrenmeye gelen öğrenciler zaten bir hedefle geliyorlar. Evet dil öğrenmek de bir sayısal-tıp bölümü kadar zordur. Emek sarf etmek, çabalamak gerekmektedir.

Son olarak eklemek istediğiniz bir şey var mı?

Benim tavsiyem, okulda gördüğümüz İngilizceyi bir tarafa bırakalım. Dile bir insan olarak bakacağız, eğer öyle bakarsak o da bize kapılarını açar. Ama sevmezsek oda bize kapılarını kapatır. Birazcık bir sevgi, İngilizceyi öğrenmek için yeterlidir. Zaten biz konuşmaya başladığımız zaman, kendine hayran kalıyorsun. Muazzam bir şey. Kesinlikle bu dili öğrenmemiz lazım. Zamanla bu dil de yetmeyecek artık, ülke olarak ilerliyoruz. Başka diller de gerekecek.

Reklam
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Öldürülen 3 çocuk annesi, son yolculuğuna uğurlandı
Öldürülen 3 çocuk annesi, son yolculuğuna uğurlandı
Toraman: Aşırı hızdan kaçınılmalı!
Toraman: Aşırı hızdan kaçınılmalı!