Advert

AKSAN Genel Başkanı Erol: Kurtuluş reçetemiz ‘TL’ ile ticaret

AKSAN Genel Başkanı Erol:  Kurtuluş reçetemiz ‘TL’ ile ticaret
AKSAN Genel Başkanı Erol:  Kurtuluş reçetemiz ‘TL’ ile ticaret İzzet TUMAY
Bu içerik 595 kez okundu.

Hükümetin ekonomi politikalarını değerlendiren AKSAN Genel Başkanı Erol:

Kurtuluş reçetemiz ‘TL’ ile ticaret

Erol, “Türkiye’nin Rusya, İran, Çin, Asya ülkeleriyle ticaretini Türk Lirası’yla yapması kurtuluşumuzun reçetesi olacaktır. İlerleyen zamanlarda hükümetimizin attığı adımları daha net bir şekilde göreceğiz” dedi.

Neslihan ÇARIKÇI / Ülkemizde son zamanlarda yaşanan ekonomik sıkıntıları değerlendiren Anadolu Kalkınma ve Ekonomi Derneği (AKSAN) Genel Başkanı Arif Erol, hükümetin izlediği ekonomik politikalar başta olmak üzere daha pek çok konuda açıklamalarda bulundu.

Son dönemde döviz kurlarında yaşanan artışların ekonomiye yansıması ve üreticilerin haksız yere fiyat artışı yapması konularında gazetemize açıklamalarda bulunan AKSAN Genel Başkanı Erol, “Ülkemizde birçok üretim yapan firma dolar üzerinden ticaretlerini yaptığı için bazı ürünlerinde fiyat artışını yapmaları normaldir. Amerika’nın izlediği politika tamamen Türkiye’yi çökertme hedefli bir politikadır. Yerli üretim yapan firmalar ve dolar endeksli olmayan ürünleri piyasaya süren firmaların fiyat artışı yapmaları tamamen fırsatçılıktır. Ülkemiz bu ekonomik sıkıntılar içerisindeyken fırsatçılık yapanlar ise bizim nezdimizde vatan hainidir” dedi.

'YERLİ FİRMALARIN FİYAT ARTIŞI YAPMASI KABUL EDİLEMEZ'

Erol, “Bu doğrultuda hükümetimiz üretim yapıp stoklayan, ürünlerini piyasaya sürmeyen firmaların tespitini yapması ciddi bir şekilde cezalandırması gerekmektedir. Mağazada ürünleri satan bir esnafın fiyatlarını artırmış olması tamamen üretim yapan firmaların fiyat artışı yapması, stoklayıp piyasaya sürmemelerinden kaynaklanıyor. Bakanlığın özellikle denetimlerini üretim yapan firmalar üzerinden yürütmesi gerekiyor. Türk Lirası üzerinden üretim yapan firmaların fiyat artışı yapmaları kabul edilebilir bir durum değildir. Bu fırsatçılığın önüne geçilmesi gerekmektedir. Bakanlığımız fırsatçılığın önüne geçebilmek için çalışmalar yapıyor ama vatandaş olarak bizler de elimizden geldiği kadar devletimize karşı üzerimize düşeni yapmakla yükümlüyüz. Bakanlık tarafından bir ihbar hattı açıldı. Haksız kazanç elde eden firma ve işletmeleri, tüketici derneklerine, ticaret il müdürlüklerine, Alo 175'e yer ve ürün olarak bildirmek yeterli oluyor. Denetimlerin yaygınlaştırılarak, firmaların haksız kazanç elde etmek için fiyat artışı yapmalarının önüne geçilmesi gerekiyor” diye konuştu.

'HER SEKTÖR SIKINTI YAŞIYOR'

Tüm Türkiye’de hemen hemen her sektörde ekonomik sıkıntıların yaşandığını ifade eden Erol, “Ben mobilya sektöründe ticaret yapıyorum. Şu anda mobilya sektöründeki üreticilerde örneğin mdf şu an piyasada yok denecek kadar az. Hem de yüzde 30-40 civarında fiyat artışı var. Türkiye’de mdf yüzde 75 oranında yerli üretim. Bu artışlar yerli üretim olmasına rağmen neye istinaden yapılmış? Bunun yanı sıra hem stokta olan mal piyasaya sürülmüyor hem de fiyat artışına gidiliyor. O nedenle piyasada daralma yaşanıyor. Daha önce sözleşmesini yapan firmalar alınan ürünleri Dolar'ın zirvede olduğu 7,20 TL’lik kura göre hesaplayıp piyasaya sunuyorlar. Bu artışlar da zincirleme şeklinde tüm piyasaya yansıyor. Üretim yapan firmanın yansıtmış olduğu rakamlar A’dan Z’ye tüm sektörlere olumsuz bir şekilde yansıyor. Önlemlerin alınması elzem” diye kaydetti.

 

ACİL EYLEM PLANI!

 

“Bizim hep bir sloganımız vardır; yatırım, üretim, istihdam ve ihracat” diyen Erol sözlerini şöyle sürdürdü: “Yatırımlar hızlı bir şekilde planlandığı gibi ilerledi günümüze kadar. Bunun yanı sıra üretim yapan yeni firmalar doğdu. Üretim yapan firmalar istihdam da sağladı. Bizim son olarak atacağımız adım ihracat. İhracat yapacağımız pazarlar fiyat artışı olduğundan ve rekabet gücü düştüğünden dolayı zorlaştı. O nedenle yerli üretim olan firmaların kesinlikle fiyat artışına gitmemesi gerekiyor. Sonuçta ihracat yapılan ülkelerde, pazarlarda rekabet söz konusu. Bu da fiyat artışı olduğunda hiçbir şekilde ihracat yapma şansımız olmuyor. Yakın bir zaman içerisinde önlem alınmazsa hedef konulan ihracatı yakalamamız söz konusu olamaz. Sadece iç piyasayı düşünmememiz lazım. Bizim kurtuluş reçetemiz ülke olarak, ekonomi olarak ihracata endeksli olması lazım. Hükümetimizin atmış olduğu adımlar var. Atılan en önemli adım, milli para birimimizle ticaret yapılmasına yönelik adımdır. Bu adımın acil eylem planı olarak hayata geçirilmesi gerekmektedir. En fazla ihracat yapılan ülkelere baktığınız zaman hep bizimle birlikte ekonomisi sarsıntıda olan ülkeler. Onlara da Amerika’nın yapmış olduğu operasyonlar var. Şayet biz ülke olarak onlarla milli para birimimizle ticaret yapma yoluna gidersek emin olun dolar yakın bir zaman içerisinde hem ülkemizde değer kaybı yaşar hem de dünya üzerinde bir hükmü kalmaz. Örneğin; Rusya, İran, Çin, Türk Ülkeleri üzerinden acil eylem planı olarak milli paramızla ticaret yapmamız demek Türkiye’nin 2023’te 500 milyar Dolarlık ihracat hedefinin üzerine çıkılması demektir. Ticaretlerimizi artık Dolar olarak düşünmemeliyiz. TL olarak düşünelim. 2023 hedefi olarak 500 milyar Dolar diyoruz ya artık kendi para birimimizle hedefimizi ortaya koyalım. O da olmazsa başka alternatifler de var. Ticaret yaptığımız ülkeler ile ortak bir paydada buluşup Dolar'ın karşısına ticarette kullanmak amacıyla yeni bir para birimi de çıkarabiliriz. Euro nasıl ki Avrupa Birliği’nin ortak para birimiyse Türkiye, Rusya, Çin, İran, Hindistan, Pakistan, Asya ülkeleri, Afrika ülkeleri bir araya gelip ortak bir para birimi oluşturarak ticaretlerini o para birimi üzerinden yapmaları sağlanabilir. Bu gerçekleşirse doların dünya üzerinde bir hükmü kalmaz. Bu yapılamayacak bir şey değil yapılabilir. Amerika’nın pek çok ülkeye yaptığı ekonomik operasyonların önüne geçmek için bu da bir alternatif olacaktır. Her ülkenin kendi para birimi ile ticaret yapması o ülkelerin kurtuluş reçetesidir. İlerleyen zamanlarda hükümetimizin attığı adımları daha net göreceğiz.

GÜÇLÜ BİR ÜLKEYİZ

Hükümetin daha sert politikalar uygulaması lazım. Hizmet sektöründe kullanmak üzere ithal ettiğimiz ürünlerin gümrük vergisinin arttırılması ve yerli ürünlere olan talebin artırılması hedeflenmeli. Milli olan ürünlerimizi kullanabilmek için bunun yapılması gerekmektedir. Bunun yanı sıra doğalgaz, petrol gibi ürünler için de bir çalışma yapılması çok önemli. Rusya, İran ve Azerbaycan’dan petrol ithal ediyoruz. Bizim en fazla dışarıya giden paramız petrol ürünlerine gidiyor. Bu saydığım ülkelerle TL ile ticaret yapmamız halinde dolara ihtiyacımız kalmayacağı düşüncesindeyim. Doların karşısında önemli adımlar atabilecek, güçlü bir ülkeyiz. Tüm bunların üstesinden gelebilecek bir Cumhurbaşkanımız var.”

Reklam
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
'Anadolu Landini Anadolu Yollarında' etkinliği Elazığlı çiftçilerle buluşuyor
'Anadolu Landini Anadolu Yollarında' etkinliği Elazığlı çiftçilerle buluşuyor
Cumhurbaşkanı Erdoğan: Eski eğitim-öğretim sistemini rafa kaldırdık
Cumhurbaşkanı Erdoğan: Eski eğitim-öğretim sistemini rafa kaldırdık