Advert

Seza Çimento, milli ve yerli kaynaklarla üretim yapıyor

Seza Çimento, milli ve yerli kaynaklarla üretim yapıyor
Seza Çimento, milli ve yerli kaynaklarla üretim yapıyor İzzet TUMAY
Bu içerik 913 kez okundu.

Türkiye’nin en çevreci fabrikalarından biri olan Seza Çimento, milli ve yerli kaynaklarla üretim yapan bir fabrika olarak yerli ham maddeyi yerli ürüne dönüştürerek pazara sunuyor. Türkiye’nin geçtiği zorlu ekonomik sürece rağmen, tam kapasite çalışmaya devam eden Seza Çimento Fabrikası; yurt içi satışı ve yurt dışı ihracatıyla ülke ekonomisine önemli bir katkı sağlıyor.

2016 yılının Mart ayında üretime başlayan ve kısa sürede bölgede ve özellikle Ortadoğu ve Afrika ülkelerinde söz sahibi olan Seza Çimento Fabrikası, bayileri ve tedarikçileriyle tam kapasite üretime devam ediyor.

Bölgenin en çevreci fabrikası olma özelliği yanında % 100 Türk firması olarak milli ve yerli kaynaklarla üretim yapan Seza Çimento Fabrikası, yerli pazar dışında Suriye ve Irak başta olmak üzere Afrika ülkelerine de ihracatını günden güne arttırıyor.

“KALİTE HEDEFLİ ÇALIŞIYORUZ”

Kalite hedefli çalıştıklarını ifade eden Seza Çimento Fabrika Müdürü Mehmet Ali Baysal, sektöre 3 yıl önce girmelerine rağmen, pazarda oluşan uzun yıllardır üretim yapıyor algısının kendilerini memnun ettiğini söyledi.

Baysal, “Biz aslında çok yeni bir fabrikayız. 3. yılımızın içindeyiz. Sanki uzun yıllardır üretim yapıyor ve bu sektörün içinde varmışız gibi algı var. Bu bizim için pozitif bir şey. Çünkü Seza Çimento, 2016 yılının Mart ayında üretime başladığında tek söylediği şey şuydu; Biz çevreci bir fabrikayız ve ürettiğimiz her ürün çok kaliteli olacak. Şunu görüyoruz geride kalan 3 yıl içinde Seza Çimento çok kısa sürede bölgede çok tanınan bilinen ve uzun yıllardır bu işi firmalardan çok daha önde olan konuma geldi. Bunun temel sebeplerinden bir tanesi biz kalite hedefli çalışıyoruz. Kalitemizden herhangi bir taviz veremiyoruz ve bu nedenle de piyasada çok tutulan bir çimento fabrikasıyız. Elazığ’da Baskil ilçesinde üretimimizi gerçekleştiriyoruz. Fabrikamızda ham madde ocaklarımızda Baskil ilçesinde Elazığ ve Malatya arasında bir lokasyonda duruyoruz. 85 hektar üzerine kurulu bir fabrikayız. Ve şu anda kampüsümüzde taşeronlarımızla birlikte 500 çalışanımız var. Bu 500 çalışana sevkiyatçılar ve kamyoncular dahil değil. Kampüste çimento üretimi için 500 çalışanımız var” dedi.

“BÖLGE İSTİHDAMININ ARTMASINI AMAÇLADIK”

Seza Çimento Fabrikası’nın Prof. Dr. Yasemin Açık’ın Elazığ’a olan sevgisinin en güzel örneği bir yatırım olduğunu anımsatan Baysal, fabrikanın bölgede kurulmasının amacının bölgesel kalkınmanın gerçekleşmesi olduğunu söyledi. Çalışanlarının çoğunluğunun yöre halkı olduğunu ifade eden Baysal, “Bu bölgede bu fabrikanın kuruluyor olmasının nedeni bölgesel kalkınmanın gerçekleşmesi ve bu bölgede istihdamın arttırılması. Bu çerçeveden bakıldığında çalışanlarımızın yüzde 60’ından fazlası bu bölgeden istihdam edilmiş durumda. Geriye kalan yüzde 40’lık kesimde ise daha çok nitelikli ve bu işte tecrübesi olan çalışanları tercih etmemiz gerekiyor. Üretim kapasitemiz klinker kapasitesi olarak Doğu Anadolu’nun en büyük fabrikalarından biriyiz. Günde 5 bin ton klinker üretiyoruz. Yılda yaklaşık 1 milyon 700 tona denk geliyor. 2 milyon 300 bin ton da çimento üretme kapasitesine sahibiz. Bu üretimin yaklaşık yüzde 20’sini ihraç olarak pazarlıyoruz. Hedefimiz bu ihracat rakamını daha da yükseklere çekmek” diye konuştu.

“HEM BÖLGEDE HEM DE SURİYE, IRAK VE AFRİKA PAZARINDA EN ÇOK TERCİH EDİLEN MARKAYIZ”

Demiryolu ulaşımını en etkin kullanan fabrikalardan biri olduğunu belirten Baysal, diğer ulaşım koşulları ile birlikte Suriye, Irak ve Afrika ülkelerinde de Seza Çimento'nun bilinen ve tercih edilen marka olduğunu söyledi.

Baysal, "Biz, kalitemizde her yerde varız şu anda. Elazığ, Malatya, Bingöl, Tunceli, Sivas ana pazarımız. Bununla birlikte ihracat hedeflerimizi yüzde 20 olarak belirlemiştik. Şu anda onun çok daha üzerinde bir satışla Suriye, Irak ve Afrika ülkelerinde varız. Demiryolu ile her noktaya her noktaya ulaşma olanağımız var. Demiryolunu etkin kullanan fabrikalardan bir tanesiyiz. Günde 3 bin tona yakın ürün girişi ve çıkışı oluyor fabrikamıza. Bizim için bir avantaj aslında bizim için ve müşterimizi için çok büyük bir avantaj navlun maliyetlerini yüzde 50 azaltan ve müşterilerimize ya da bayilerimize artı imkanlar sağlayan bir yapı kurmuş durumdayız. Bunun da avantajını görüyoruz. Biz Ortadoğu’da Irak ve Suriye pazarında Seza Çimento çok bilinir ve çok tercih edilen bir markası. Bunun da temel sebebi tüketici aldığı üründen ciddi anlamda memnun kalıyor ve bir sonrakinde tekrar talep ettiğinde Seza Çimento'yu tercih ediyor. Beton sektöründe, çimento sektöründe kalite çok önemli bir parametredir. Almış olduğu üründe istemiş olduğu hedef değerleri yakalayabiliyorsa bir tüketici onun için en büyük artı budur. Bunun yanı sıra demiryolu taşımacılığı, bununla birlikte karayolu taşımacılığında sağlamış olduğumuz imkanlar, kendi silobaz filomuzda var onlarla da taşıma yapabiliyoruz. Bunların tamamı bayileri ciddi anlamda rahatlatan ve tercih sebebi olmamızı sağlayan etkenler. Çimento sektörü, çok uzak noktalara ancak deniz yoluyla taşınabiliyor. Dolayısıyla bizim hedefimize gelişmekte olan Afrika ülkeleri ve yanı başımızda olan Suriye ve ırak pazarları ve bu pazarlarda her geçen gün varlığımızı etkinliğimizi arttırıyoruz” şeklinde konuştu.

“PAKETLEME KONUSUNDA BİR İLKİ HAYATA GEÇİRDİK”

Doğu Anadolu Bölgesi’nde paketleme konusunda bir ilki de hayata geçirdiklerini ifade eden Baysal, “Seza Çimento uluslararası sözleşmelere imza atan uluslararası bir firma. Bu sözleşmeler diyor ki bir insanın elle kaldırabileceği ağırlık 25 kg.’dır. Türkiye’de alışılagelmiş çimento torbalarının boyutları 50 kg. Biz Seza Çimento olarak iş sağlığı ve güvenliğine çok önem veren bir işletmeyiz. Kendi bünyemizde iş sağlığı ve güvenliği ile alakalı olarak tüm tedbirleri alıyor ve bunu uygulatmak içinde çalışanları ve paydaşları eğitiyoruz ve yönlendiriyoruz. Bununla birlikte sosyal sorumluluk anlamında bu 25 kg torbalı çimentonun da üretiminin gerektiğini düşündük. Kamuoyundan da öyle bir geri dönüş aldık. Dolayısıyla bu ürünü üretme kararı aldık. Ve ürettiğimiz için de çok mutluyuz açıkçası. 25 kg‘lık torbalı çimento Doğu Anadolu Bölgesi’nde bir ilk. Şu anda pazarda sadece Doğu Anadolu Bölgesi'nde Seza Çimento'yu bulabiliyorlar. Şöyle bir avantajı ve elle taşımada bir sınır var. 50 kg ister istemez bir insanın kaldırabileceği bir yük değil. Şu anda Türkiye’de kaldırıyorlar ama sürdürülebilir değil. Biz 25 kg’lık paketleri piyasaya sürdük. Ciddi anlamda da markette yer buldu. İlk olmak tabi ki bizim için bir mutluluk. Torbalı çimentonun dışında da sevkiyat sistemlerimiz var. Bigbag dediğimiz 1,5 tonluk büyük torbalarla sevkiyat yapıyoruz özellikle yurt dışı pazarında ve taşımanın zor olduğu büyük şantiyelerde bu ürün tercih ediliyor. Yine slingbag dediğimiz torbalı ürünlerin taşıma kolaylığı sağlayan ürünlerimiz var. Bunların tamamını müşterilerimizin hizmetine sunmuş durumdayız” değerlendirmesinde bulundu.

 

“MİLLİ VE YERLİ KAYNAKLA ÜRETİM YAPIYORUZ”

 

Seza Çimento Fabrikası’nın mikro ve makro anlamda milli bir fabrika olduğunu vurgulayan Baysal, Türkiye üzerine yapılan ekonomik saldırılara karşı yerli üretimin önemini bildiklerini söyledi. Milli üretime önem verdiklerini ve yerli ham maddeyi yerli üretime dönüştürerek, ekonomiye katkı sunduklarını kaydeden Baysal, “Şimdi biz hem mikro hem de makro anlamda millîyiz. Yani bu bölgenin fabrikasıyız. Elazığ merkezli Bingöl, Tunceli, Adıyaman, Sivas’a kadar tamamen bu bölgenin insanından oluşan bir yapıyız. Bu mikro düzeyde ne kadar milli olduğumuzu gösteriyor. Makro anlamda a biz yüzde 100 Türk şirketiyiz, bunu herkes biliyoruz. Bu tabi ki uzun yıllardır bizim üzerinde durduğumuz üretimle ayakta kalmamız gerektiğini savunduğumuz için biz burada bu fabrikayı kurduk ve şu anda üretim yapıyoruz. Şu anda ülkemizin ciddi anlamda ekonomik savaşla karşı karşıya olduğunu biliyoruz. Milli ürünlerimizin ne kadar önemli olduğunu şu an bir kez daha anlamış durumdayız. Seza Çimento olarak biz de elimizden gelen katkıyı ülke ekonomisine sağlamaya çalışıyoruz. Günlük olarak ciddi anlamda yurt dışına sadece Irak, Suriye değil Batı Afrika’ya hem klinker hem çimento sevkiyatımız oluyor ve bunlar önemli oranda döviz girdisiyle ülke ekonomisine katkı sağladığını görmek bizi çok mutlu ediyor. Seza olarak biz bu misyonumuzu sürdürmeye devam edeceğiz. Şu anda hükümetimizin de ekonomistlerin de üzerinde durduğu konu şu. Yerli olan ham maddemizi ürüne dönüştürüp daha katma değer sağlayan ürünler elde etmek. Biz şu anda onu yapıyoruz. Bu coğrafyanın ham maddesini kullanarak bunu ürüne dönüştürüyoruz. Ürün olarak pazarlıyor ve döviz girdisi sağılıyoruz ülkemize. Hem Türk ekonomisi hem bölge ekonomisinde ciddi bir ağırlığımız var. Bu fabrika açıldıktan sonra gerek sanayi gerekse tedarikçilerin bizden ne kadar çok memnun olduklarını kamuoyundan biliyorsunuzdur. Açıkçası milli olmanın ne demek olduğunu şu dönemde çok daha net anlamış durumdayız” dedi. Bülten Haber

Reklam
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Kaymağı Gakgoş yedi!
Kaymağı Gakgoş yedi!
Kaynak: Önemli olan 3 puandı, onu da aldık
Kaynak: Önemli olan 3 puandı, onu da aldık