Advert

DEMİR: TAVRIMIZ NET, CUMHURBAŞKANIMIZI DESTEKLEYECEĞİZ

Demir, “Genel Başkanımız yaptığı basın toplantısında 2019 yılında yapılacak cumhurbaşkanlığı seçimlerinde aday çıkarmayacağını ve mevcut Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’a destekleyeceğini kamuoyuna beyan etti. Biz de Elazığ Teşkilatı olarak Genel Başkanımızın her türlü fikrine ve emrine kayıtsız, şartsız ve şüphesiz uyacağız. Bunu net söylemek istiyorum, liderimize güvenimiz tamdır, her türlü imkanımızla, elimizden gelen çabamızla liderimizin emirleri doğrultusunda inşallah 2019 yılında Sayın Cumhurbaşkanımızın seçilmesi için çalışacağız” dedi.

DEMİR:  TAVRIMIZ NET, CUMHURBAŞKANIMIZI DESTEKLEYECEĞİZ
DEMİR:  TAVRIMIZ NET, CUMHURBAŞKANIMIZI DESTEKLEYECEĞİZ İzzet TUMAY
Bu içerik 176 kez okundu.

HABERKENT’E ÖZEL AÇIKLAMALARDA BULUNAN MHP ELAZIĞ İL BAŞKANI DEMİR:

TAVRIMIZ NET, CUMHURBAŞKANIMIZI DESTEKLEYECEĞİZ

 

Neslihan ÇARIKÇI

Milliyetçi Hareket Partisi Elazığ İl Başkanı Oğuzhan Demir, HaberKent’e özel yaptığı açıklamada, 2019 yılında yapılacak cumhurbaşkanlığı seçimlerinde Elazığ teşkilatları olarak mevcut Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a tam destek vereceklerini söyledi.

16 Nisan 2017 tarihinde yapılan anayasa değişiklik referandumunun mimarının MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin olduğunu belirterek, “Genel Başkanımız, Adalet ve Kalkınma Partisi'ne çalışmaları yapın, önümüze getirin biz de destek verelim demişti. Onlar da bu çalışmaları yaparak metin hazırladılar. MHP ile birlikte oluşturulan komisyonda çalışmalar yürütüldü ve mutabık kalındı. 16 Nisan'da yapılan referandumda MHP’nin de desteğiyle anayasa değişikliği gerçekleşti. Artık hükümet kurma metodu parlamenter sistem değiştirilerek cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi olarak kabul edildi. Referandum sürecinin tamamlanmasından sonra Ak Parti ile bir yakınlaşma söz konusu oldu” dedi.

Özellikle yakınlaşmanın çözüm sürecine son verilmesi, terörle mücadele edilmesi, dış ve iç güvenlik konularının sıkı bir şekilde ele alınması, Fetö ile mücadele konularında hükümet üzerine düşeni fazlasıyla yapmış olması nedeniyle gerçekleştiğini söyleyen Demir, “MHP hükümete destek olarak hükümetin elini güçlendirmiştir. Cumhurbaşkanımız 2019 yılında aday olacağını belirtmişti. Genel Başkanımız da geçtiğimiz pazartesi yaptığı basın toplantısında MHP’nin 2019 yılında yapılacak cumhurbaşkanlığı seçimlerinde aday çıkarmayacağını ve mevcut Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ı destekleyeceğini kamuoyuna beyan etti. Biz de Elazığ Teşkilatı olarak Genel Başkanımızın her türlü fikrine ve emrine kayıtsız, şartsız ve şüphesiz uyacağız. Bunu net söylemek istiyorum, liderimize güvenimiz tamdır, her türlü imkanımızla, elimizden gelen çabamızla liderimizin emirleri doğrultusunda inşallah 2019 yılında Sayın Cumhurbaşkanımızın seçilmesi için çalışacağız. Elazığ teşkilatları olarak elimizden gelen çabayı göstereceğiz. Bu süreçte partiler arası ittifak, cumhur ittifakı olacaktır. Biz detaylarını biliyoruz fakat Genel Başkanımızın uygun gördüğü bir zaman diliminde kamuoyuyla paylaşacağız. Cumhurbaşkanlığı seçimleri için ittifak netleşmiştir. Genel ve yerel seçimler için genel başkanlar nezdinde nasıl bir karar alınır bilemeyiz ama biz karara her haliyle uyarız. Bundan dolayı gönlümüz de rahat aklımızda da soru işareti yoktur. Bu güne kadar Genel Başkanımıza güvenip de mahcup olan kimse yoktur. Bu doğrultuda geçmişe baktığımızda sürekli önce ülkem ve devletim demiştir. Genel Başkanımız Devlet Bahçeli Türkiye’nin teminatıdır” şeklinde konuştu.

 

"CUMHURBAŞKANIMIZI ELAZIĞ’A YAKIŞIR ŞEKİLDE AĞIRLAYACAĞIZ"

 

Demir, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı en iyi şekilde karşılayacaklarını ifade ederek şunları söyledi: “Yarın Cumhurbaşkanımız ilimize geliyor. Biz de Allah nasip ederse kendisini karşılamak için hazırlıklarda bulunuyoruz. Şehrimize her ne kadar Ak Parti'nin 6. Olağan İl Kongresi'ne geliyor olsalar bile Cumhurbaşkanımıza Elazığ üzerine düşeni yapacaktır. En güzel şekilde ağırlayacağız. İlerleyen süreçte teşkilatlar arasındaki koordinasyon daha güzel bir şekilde sağlanacak. Sonuç itibari ile ittifak olsa bile her siyasi parti kendi doğrultusunda çalışmalarını yürütüyor. Adalet ve Kalkınma Partisi mevcut iktidar olduğu için imkanları olanakları daha geniş. Bu imkanların da her zaman siyasette getirisi olmuştur.”

 

"BAHÇELİ TÜRKİYE’NİN TEMİNATIDIR"

 

Başkan Demir, "Bahçeli Türkiye’nin teminatıdır" diyerek sözlerini şöyle sürdürdü: “Genel Başkanımız Devlet Bahçeli önce 'Ülkem ve milletim sonra partim ve ben' düsturuyla hareket ettiğini siyasi tarihindeki birçok olayda ispatlamış ve havada kalmayıp bizzat bedelini ödemiştir.

2015 yılında yapılan 7 Haziran seçimlerinde başbakanlığı bile elinin tersiyle itip önce ülkenin ve milletin bekası, menfaati ve geleceğini ön planda tutarak hareket etmiştir. Türk siyasi tarihinde ender rastlanacak milli ve manevi konuları her şeyin üzerinde tutmuş nadide bir siyasi liderdir. Lider olabilmek kolay değil. Her türlü konuda devletin pek çok konusuna vakıf olacak öngörülere sahip olacaksınız, feraset sahibi olacaksınız, bu öngörüleri çoğu zaman devleti yönetenlere tavsiye niteliğinde anlatacaksınız. Bazen bu anlattıklarınıza uyulacak bazen de uyulmayacak, ona rağmen her şart altında önce devlet ve millet menfaatini göz önünde tutacak ve ona göre siyasi bir tavır takınacaksınız. Bu da çok basit ve kolay bir durum değil. Yakın tarihte 2012 yılında dönemin başbakanı şimdiki Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'ın bir rahatsızlığından dolayı ameliyat olacağı gün 7 Şubat 2012 tarihinde Milli İstihbarat Daire Başkanı Hakan Fidan’ın emniyete sorguya çağırılması ki bu FETÖ’nün iktidara ve devlete yönelik ilk büyük hamlesidir. O gün Genel Başkanımız Devlet Bahçeli bey hem Hakan Fidan’a hem de Recep Tayyip Erdoğan’a sahip çıkarak ilerleyebilecek daha büyük bir krizi engellemiştir. Türk milliyetçilerinin ve ülkücü hareketin mensuplarının her şart altında milletin iradesine saygı duyacağının ve milletin geleceğini teminat altına alacağının ve bunun için de bedel ödeyeceğinin ilk sinyallerini vermiştir.

 

GEZİ PARKI OLAYLARI

 

Daha sonra 28 Mayıs 2013’te başlayan, önce ağaçları kesmeyin buraya topçu kışlasını yapmayın diyerek masum bir sebep gibi gösterilen Gezi Parkı olayları var. Gezi olaylarını terör örgütlerinin sahiplenmesi ve bu olayların sonucunda iktidarı düşürmek için Türkiye çapında bir ayaklanma provasının yapılması, Doğu ve Güneydoğu Anadolu’yu da aynı şekilde iç savaşın eşiğine getirme durumu oluştu. Genel Başkanımız yine iktidarın yanında yer almış ve duruşu ve tavrı ile milletimizin ve devletimizin oluşacak durumlardan yara bere almadan yoluna devam etmesini sağlamıştır.

 

17-25 ARALIK OPERASYONU

 

En can alıcı olaylardan biri de 17-25 Aralık operasyonunda sadece 4 bakanla sınırlı kalmadan ki bu operasyon nasıl başlatılmış, devletin bilgisi olmadan bu bilgiler nasıl toplanmış ve bunu hangi örgüt cesaret edipte yapabilmiş? Devlet Bahçeli bu soruların cevabının mutlaka araştırılması gerektiğini söylemiştir. Tabi özellikle Genel Başkanımız suçlanan 4 bakanın Yüce Divan'da yargılanması gerektiğini halen söylüyor, bizim de talebimiz o yöndedir. Suçlu olan 4 bakan yargılanacak, cezaları varsa çekecekler. Tabi o dönemde soruşturma iznini veren savcılar, emniyet müdürleri şimdi neredeler, ne yaparlar, o rüşvete dahil olan kişiler nerededir, Amerika sahip çıkmış mıdır, çıkmamış mıdır, bu soruların cevabı da çok önemli. Bunları bir çalışma yaparak ortaya çıkararak Yüce Divan'da yargılanmak suretiyle bu 4 bakan masumsa masumluğu, değillerse cezaları belirlenmelidir. Bu mevcut sıkıntılı olaylarda Genel Başkanımız yapıcı bir üslupla iktidarın yanında yer almıştır.

 

HAİN FETÖ KALKIŞMASI

 

Sayın Bahçeli, 15 Temmuz günü hain FETÖ kalkışma ve darbe girişimine karşı dimdik durmuş, genel merkezde 'meşru iktidarın, hükümetin yanındayız, bu kalkışmanın karşısındayız' diyebilmiş ve safı belli olan ve ilk tepkisini ortaya koyan siyasi liderler içerisindeki tek liderdir. Cumhurbaşkanı ve başbakanın güvenlik endişesinin yaşandığı ve nerede olduklarının belli olmadığı, darbenin en şiddetli, başarılı olma ihtimalinin en yüksek olduğu bir zaman diliminde genel başkanımızın bu tavrı darbecilerin belini kırmıştır. Halkımız demokrasisine, devletine ve bayrağına sahip çıkmış ve darbeciler istediği başarıyı elde edemeyip hüsrana uğramıştır.

Genel Başkanımız iktidara karşı yapılan tüm girişimleri aslında devletin birliğine, bütünlüğüne yapılmış olarak görmüş ve bu duruşuyla ülkemizin bugün demokratik bir şekilde yoluna devam etmesini sağlamıştır.

 

CHP İL BAŞKANINA CEVAP

 

Cumhuriyet Halk Partisi İl Başkanı Zeki Kaplan’ın bir açıklaması olmuş. MHP, Ak Parti’ye katılabilir, bu süreçte birleşme olabilir şeklinde bir açıklama yapmış.

CHP birçok konuda HDP’nin ve PKK’lıların sözcülüğünü yapabilmiş, onların taziyelerine giderek teröristleri sahiplenebilmiş siyasi bir partidir.

Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk tarafından kurulmuş ve rahmetli Başbuğumuz Alparslan Türkeş’in 'Cumhuriyet Halk Partisi Atatürk’ün kurduğu çizgide devam etseydi biz Milliyetçi Hareket Partisi'ni kurmazdık' dediği CHP maalesef ki bu zaman diliminde kuruluş felsefesini ve mantığını kaybetmiş PKK’nın ve HDP’nin büyük partisi haline gelmiştir. Biz bunu üzüntüyle izliyoruz. Çünkü CHP bu ülkenin kurucu lideri tarafından kurulmuş ve mevcut yöneticilerine emanet olarak bırakılmış bir partidir. Bu partinin PKK terör örgütünün mensuplarının olmayan haklarını savunacak ve onların adına açıklama yapacak bir hale gelmesi gerçekten bizleri fazlasıyla üzmüştür. Tabi MHP tavrını net belli etmiştir. Sayın Cumhurbaşkanımızı destekleme kararı almıştır. Bundan en fazla rahatsızlık duyan CHP, HDP ve bir de bunların yandaşı olarak kurulan İyi Parti'dir. Bizim tavrımız net, yolumuz belli. Sizler de tavrınızı netleştirerek yol haritanızı çizin. Bize Ak Parti'ye katılabilirler demek bizim adımıza yorum yapmak sizin haddiniz değil. Sayın başkana biz sizin iç işlerinize müdahale etmiyoruz, siz de haddinizi bilin bizimle alakalı daha seviyeli söylemlerde bulunun ki karşılıklıpolemiklere girmeyelim diyoruz."

Reklam
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
TÜRK TELEKOM EĞİTİM TIRI ELAZIĞ’DA
TÜRK TELEKOM EĞİTİM TIRI ELAZIĞ’DA
ELAZIĞ AFAD'A
ELAZIĞ AFAD'A "BRONZ MADALYA"