Advert

KÜÇÜK MİLLET MECLİSİ, TÜRKİYE'DEKİ BASIN ÖZGÜRLÜĞÜNÜ KONUŞTU

KÜÇÜK MİLLET MECLİSİ, TÜRKİYE'DEKİ BASIN ÖZGÜRLÜĞÜNÜ KONUŞTU
KÜÇÜK MİLLET MECLİSİ, TÜRKİYE'DEKİ BASIN ÖZGÜRLÜĞÜNÜ KONUŞTU İzzet TUMAY
Bu içerik 120 kez okundu.

Elazığ Küçük Millet Meclisi, Türkiye’de medya, haber yapma ve haber alma özgürlüğü konusu ile toplandı.

Her ay farklı bir konu ele alan Elazığ Küçük Millet Meclisi’nde bu kez Türkiye’de medya, haber yapma ve haber alma konusu görüşüldü. STK Platformu Danışma Kurulu Üyesi Resul Şahin, Avrupa’daki medya ile Türkiye’deki medyayı kıyasladı.

Şahin yaptığı konuşmada, “Başta demokrasi beşiği olan ülkeler Amerika’sı, Avrupa’sı acaba hakikaten böyle davranıyorlar mı? Mesela bir İngiltere? Almanya’nın kendilerine uyguladıklarını biliyoruz. Ama Türkiye’ye gelince bunu yapıyorlar. Mesela Avrupa’nın hiçbir ülkesinde Siyonizm ve İsrail aleyhinde bir yayın yapamaz. Bu akademisyen olsa bile akademik unvanı elinden alınır. Adam doğrusunu da söyleyemez. Bunu söyleyemeyen Avrupa gazetecisi Türkiye’ye gelince bülbül kesiliyor” dedi.

” İlim ve Hayra Hizmet Vakfı Başkanı Zülfü Biçerer, Türkiye’de yerli ve yerli olmayan iki sınıf medya olduğunu söyleyerek, “Bu dünyada da var. Türkiye’de de var. Şimdi biz Türkiye’deki medyaya bakıyoruz. Özgürlük gündeme getiren medya kesimi esas itibariyle toplumun her safhasındaki haberleri, haber yapma noktasını ve haberlere bakış açısı, yorumu hepsi algı operasyonu gibi görünüyor” diye konuştu.

KAYED Başkanı Murat Özekinci, Türkiye’de basın özgürlüğünün engellenmediğini kaydederek, “Haber yapmak isteyen bütün haberciler eğer gerçekten haber yapma niyetindeyse haberini yapabiliyor. Bunun için her hangi bir engelin, sıkıntının olmadığını hepimiz görüyoruz.  Mesele şu. Gerçek manada ülkem gündeminde mili ve manevi değerleri ön planda tutan haber değerinde olan bütün haberlerin, olayların haberlerinin yapıldığını ve haber alma özgürlüğü olan insanların da bu haberlerini aldığını çok net bir şekilde görebiliyoruz. Bunun için sadece provokasyon ve haber arasındaki ayrımı yapabilirsek başka bir sorun kalmıyor diye düşünüyorum” şeklinde konuştu. Azadi Hareketi Temsilcisi Atik Okuyucu, Türkiye’de medya, haber yapma ve haber alma özgürlüğü konusunda değerlendirmede bulundu.

Okuyucu yaptığı açıklamada, “Basın özgürlüğü, basın patronlarının izin verdiği müddetçe özgürdür. Bizim özgürlük anlayışımız Allah’a teslim olmaktır. Diğer özgürlüğümüz de Hz. Ali kendisiyle savaşanlara karşı diyor ki onlar bizim kardeşlerimiz. O karşıdaki insanlar Hz. Ali’nin arkadaşlarını şehit eden insanlardı. Bu ülkede bu kadar ayrımcılık, ötekileştirme var. Biz 80 milyon bir Türkiye’yiz. Farklı düşünebiliriz. Farklı insanlarımız var.”

İpek Yolu Derneği Başkanı Abdülkerim Avonoz, kamuoyuna karşı gerçek sorumluluğu bilerek yayın yapılması halinde medyanın fazilet abidesi olabileceğini söyledi. Avonoz, “Günümüzde ve gelecekte dünyayı her gün yeniden kuran basın ve yayın araçları doğruluk, liyakat ve cesarete sahip olması şartıyla çok şerefli bir kurumdur. Ancak geçmişe dönüp baktığımızda medyanın sicilini temiz göremiyoruz. Türkiye’de yapılan darbeleri destekleyen basını biliyoruz. Hala bu hastalıktan kendini kurtaramayan basın patronlarının olduğunu biliyoruz.”

Hak Par İl Başkanı Siracettin Sarı, Türkiye medyanın iktidarlardan bağımsız olması gerektiğini kaydederek, “İnsan hakları açısından durumu ele aldığımızda medyanın devletten bağımsız, iktidarlardan bağımsız olması gerekir. Gerçekleri söylemesi, yansıtması gerekir. Ancak o zaman haberleri gerçek olarak yansıtır. Halka ulaştırır. Verir. Kendi tarafsızlığını korumuş olur. Ama hiçbir dönemde Türkiye’de medya bağımsız olmadığı gibi günümüzde hiç bağımsız değil. Medyanın bağımsız hareket ettiğini, yansız hareket ettiğini söylemek mümkün değil” diye konuştu. 

Reklam
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
ELAZIĞ'DAKİ CİNAYETİN ŞÜPHELİSİ TUTUKLANDI
ELAZIĞ'DAKİ CİNAYETİN ŞÜPHELİSİ TUTUKLANDI
JANDARMADAN ŞOK UYGULAMA, 288 KİLO TÜTÜN ELE GEÇİRİLDİ
JANDARMADAN ŞOK UYGULAMA, 288 KİLO TÜTÜN ELE GEÇİRİLDİ