Advert

HACIBEKİROĞLU: ELAZIĞ İPOTEK ALTINDA

HACIBEKİROĞLU:   ELAZIĞ İPOTEK ALTINDA
HACIBEKİROĞLU:   ELAZIĞ İPOTEK ALTINDA İzzet TUMAY
Bu içerik 476 kez okundu.

ÜLKENİN VE ELAZIĞ'IN YANLIŞ YÖNETİLMESİ SONUCUNDA HER ALANDA OLUMSUZLUKLARIN YAŞANDIĞINI, YÖNETİMLERİN ALTINDAN KALKAMAYACAĞI DERECEDE BORÇLANDIRILDIĞINI BELİRTEN SP İL BAŞKANI HACIBEKİROĞLU:

 

ELAZIĞ İPOTEK ALTINDA

 

İrfan ARSLAN

Saadet Partisi Elazığ İl Başkanı İbrahim Hacıbekiroğlu, ülkenin ve Elazığ'ın yönetimlerinde yaşanan olumsuzlukların ülkemizi ve Elazığ'ı ipotek altına soktuğunu iddia etti.

Saadet Partisi Elazığ İl Başkanı İbrahim Hacıbekiroğlu ile merkezi ve yerel yönetimleri konuştuk. 28 Şubat'ı, iktidarı, Elazığ Belediyesi'ni ve icraatlarını, Saadet Partisi'ni ve yapılacak olan yerel ve genel seçimleri ele aldık.

Olumsuz bir yönetim sonucunda geleceklerinin ipotek altına alındığını belirten SP Elazığ İl Başkanı İbrahim Hacıbekiroğlu, “Merkezi hükümet icraat yapabilme adına ülkenin tüm varlıklarını sattı. Karşılığında yaptığı icraatlarla sözde vatandaşlara hizmet yaptığını iddia etti ancak yaptıklarının karşılığında da ülke ekonomik olarak kaybediyor. Ak Parti iktidara geldiğinde ülkenin 232 milyar Dolar olan borcu bugün 800 milyar Dolar'a yükselmiştir. Aynı şekilde Elazığ Belediyesi de yaptığı çalışmalarla Belediye'yi 500 milyar TL borçlandırmıştır. Buna son olarak alınan 14 milyon Euro ELBÜS kredisi de dahil edilmelidir. Böylesine borçlanmış bir ülkenin ve belediyenin geleceği ne olur?” dedi.

Saadet Partisi İl Başkanı Hacıbekiroğlu, söyleşiye dünü hatırlatarak başlamak istedi. Bu ülkenin bir post modern darbe yaşadığı 28 Şubat süreci ile sözlerine başlayan Hacıbekiroğlu şunları söyledi: “28 Şubat Post Modern Darbesi'nin üzerinden tam tamına 21 yıl geçti. O darbenin en fazla zarar gören ismi; Necmettin Erbakan’dı hiç şüphesiz. Şimdi Erbakan’ın izinden yürüyerek siyaset yürüten partilerin başında Saadet Partisi geliyor. Tabi bu darbe çok konuşuldu ve çok yazıldı. Ancak bu darbenin asıl nedenleri ne yazık ki pek konuşulmadı. Bizler bugün biraz bunu da konuşmak istiyoruz. O günlerde partimiz birinci parti oldu. Hükümet çalışmaları neticesinde Tansu Çiller Hanım ile birlikte bir koalisyon hükümeti kuruldu. Allah rahmet eylesin Erbakan başbakanlığında 54. hükümet kuruldu. Bu hükümetten önce ülkemiz ne yazık ki hem içeride hem de dışarıda bir soygun ve bir talan yaşamaktaydı.  Bu hükümetin gelmesiyle beraber, talan, yolsuzluğu ve de dış sömürüye karşı 54. hükümet ciddi tedbirler aldı. Bu tedbirler alınca o gün devleti soyanlar ve talan edenler bu girişimlerden rahatsız oldu. Kartel medyasını da arkasına alarak, bir de Türk Silahları Kuvvetleri arkasındaki bazı generalleri de alarak bir hava estirildi.  Sanki Türkiye’de sıkıntı varmış gibi kamuoyuna bu şekilde algılar pompalayarak, 54. hükümeti düşürmeye çalıştılar.”

 

‘YILMAZ’IN KOLTUĞA OTURMASI İLE BİR BİR HER ŞEY BOZULDU’

 

Bu süreçle ilgili kamuoyunun bilmediği şeylerin de olduğunu belirten Hacıbekiroğlu, “Aslında Erbakan hoca hükümeti bırakmadı. 1997’nin 28 Şubat'ında 9,5 saat süren bir Milli Güvenlik Kurulu toplantısı yapıldı. Bu toplantının ardından hükümet yine de 5,5 ay görevine devam etti. Ardından Tansu Çiller'in partisinden; 42 vekil transfer edildi. Hükümet kendi varlığını kaybedecek hale geldi. Bunun üzerine Çiller, Erbakan hocanın yanına gelerek, ‘Dönüşümlü olarak başbakanlığı bana verin. Bu şekilde hükümeti kurtarırız' dedi. Bunun üzerine Erbakan hoca, Çiller’e nasihatte bulunarak, 'Ben Demirel’i biliyorum. Demirel, size bu görevi vermez' ifadelerini kullandı. Ancak Çiller’in ısrarı üzerine Erbakan hoca 280 civarında milletvekili imzası alarak, Süleyman Demirel’e hükümeti teslim etti. Demirel seçimlerin küçük partisi olan Mesut Yılmaz’a hükümet kurma görevini verdi. Yılmaz’ın koltuğa oturmasıyla Erbakan’ın kurduğu dengeler bir bir bozulmaya başladı” dedi.

 

‘SOYGUNCULARIN MUSLUKLARI KESİLDİ DARBE ONDAN YAŞANDI’

 

“28 Şubat neden yaşandı? Buna detaylı bakmalıyız” diyen Hacıbekiroğlıu, “28 Şubat Erbakan’ın namazından dolayı mı? Erbakan’ın oruç tutmasından mı?  Yoksa kadınların başörtüsü yüzünden mi yaşandı? Yoksa Müslümanların kötü işler yaptığından dolayı mı? Tabi ki bunların hepsine hayır. 28 Şubat bu yüzden yaşanmadı. Bunun en büyük sebepleri ekonomiktir. Ve de Erbakan’ın dış politikadaki duruşundan kaynaklıdır. 54. hükümetin icraatlarının 7 tanesi bile bu darbenin neden yapıldığını özetleyecektir. Refahyol Hükümeti kendi köylümüzü düşünerek yabancı et ithalatını yasakladı. Eşel-mobil sistem ile adil sözleşmelerle çalışanların emeklerini korumak istedi. Devlet arazilerine peşkeş çektirmedi. Türkiye’de kumarı tamamen yasakladı. Tüm devlet ihalelerini şeffaflaştırdı. Özel bankalardan faizle borç alma soygununa son verdi ve kartel medyanın haksız kazanç elde etmesine engel olarak; kredi musluğu, reklam musluğu ve promosyon musluklarını kesti” dedi.

 

‘DENK BÜTÇE SOYGUNCULARI RAHATSIZ ETTİ’

 

28 Şubat’ın Erbakan’a değil bugün Türkiye’de yaşayan 80 milyon vatandaşın garip gurebasına yapıldığına da dikkat çeken Hacıbekiroğlu, “Milli gelirin hiçbir kuruşunu haksız yere kendi yandaşlarına, partilerini sunmadı. Türkiye’deki bütün vatandaşlara eşit bir şekilde sundu. 54. hükümet kurulmadan önce Türkiye’de 5 Nisan kararları yaşanmıştı. Türkiye’nin ekonomisi dibe vurmuş yani Türk ekonomisi duvara toslamıştı. Ama bozulan 80 yıllık dengeyi Erbakan, 54. hükümeti kurarak 11,5 ayda Türkiye’de tüm dengeleri yerine oturttu. Gelir dağılımında eşitlik olunca; yılda memura net %132, işçiye net %102, köylünün ürününe net %312 ve Bağ- Kur emeklisine ise net %300 zam yapıldı. Türkiye ekonomik olarak beyaz güvercin uçurdu. Havuz bütçesi ile denk bütçe yaptık. Yeni bir dünya düzeni kurmak için 8 tene İslam ülkesi ile bir araya gelerek D8’i kurdu. Bunlar dışarıdaki ve içerideki soygunların önüne geçtiği için; soyguncuları rahatsız etti. 28 Şubat’ta gösterilen Fadime Şahin’ler de, Müslüm Gündüz’ler de tamamen sanaldı. Az önce ifade ettiğim şeyler yüzünden bu darbe yaşandı” dedi.

 

‘ERBAKAN TEK KALDI’

 

28 Şubat Post Modern Darbesi'nde, Refah Partisi hariç tüm partilerin militaristlerin yanında yer aldığını aktaran Hacıbekiroğlu, “Erbakan, tek kaldı. 5’li çete dediğimiz Sivil İnisiyatif bile militaristlerden yana oldu. O nedenle bugün bu konuda aktarılanları doğru bulmuyorum. Şimdi bir de 28 Şubat yaşandığında Refah Partisi ardından Fazilet Partisi kapatıldı. Bunun ardından Yenilikçi ve Gelenekçi Hareket, medya tarafından pompalandı” dedi.

 

'TÜRKER: SOLCU ECEVİT SİZİ KURTARDI'

 

Fazilet Partisi'nin kapanması ile ilgili bir anekdot da aktaran Hacıbekiroğlu, “DSP Genel Başkanı Muhsin Türker kendisi bir anısında şu ifadelere yer veriyor: Fazilet Partisi kapanmasın diye Ecevit ve Erbakan çalışma ortaya koydu. Kesinlikle Fazilet Partisi kapatılmayacaktı ve Erbakan siyasi yasaktan kurtulacaktı. Biz o gün oy kullandıktan sonra ortamdan çıkarken, bugün AK Parti’yi kuranlara hadi geçmiş olsun dedik. Yine solcu Ecevit hem partinizi kapatmaktan hem de liderinizi siyasi yasaktan kurtardı dedik. Bunun üzerine bize dönerek biz oy kullanmadık ki ifadelerinde bulundular. Nasıl oy kullanmadınız?  Dememiz üzerine ise; Çünkü bizim önümüz açılsın ve biz kendi partimizi kuralım dediler. Bu sözler Türker’e ait” dedi.

 

’28 ŞUBAT BİRİLERİNİN KAZANCI VE RANTI OLDU’

 

Çarpıcı açıklamalarda bulunan Hacıbekiroğlu, “Bir noktada şu an AK Parti’de iktidar olan arkadaşlar da darbeye çanak tuttular. 28 Şubat’ın kaybedeni Erbakan, kazananı ise AK Parti'dir. Yani AK Parti 28 Şubat’ın ürünüdür. Mesela şu anda Elazığ’daki milletvekillerinin bir kısmı; 28 Şubat’ın il başkanlarıydı. Kurulan Anasol-D hükümetinin il başkanlığını yapanlar vardı. Bunlardan dolayı Erbakan’a bugün sahip çıkıyorlar. Çıksınlar; bir insanın bir insanı sevmesine karşı değilim. Ancak burada doğru olmayan şeyler görüyorum. Onun için 28 Şubat birilerinin kazancı, birilerinin ise siyasi rantı oldu. Ama kaybeden ülke, Necmettin Erbakan ve ekibi oldu. Bu nedenle bunları paylaşmaya lüzum görüyorum” dedi.

 

1 MART TEZKERESİ

 

Bekiroğlu, "Yaşanan bu gelişmelerin ardından partimizden ayrılan arkadaşlar yeni bir parti kurdular. Bu parti Adalet ve Kalkınma Partisi oldu. Bunu kuranlar halka 'Necmettin Hocamızdan icazet aldık' diyerek yola çıktılar. Bu süreçte yapılan seçimler sonucunda AK Parti iktidara geldi. İktidar 1 Mart’ta bir tezkereyi oyladı. Bu oylamada karar olumsuz çıktı. Ancak o dönemde milletvekili olmayan Recep Tayyip Erdoğan’ın milletvekilliği için Siirt’te bir seçim yapıldı ve 8 Mart’ta Erdoğan Siirt Milletvekili seçildi. Akabinde tezkere tekrar TBMM’ye geldi ve Meclis'ten geçti. Akabinde ülkemizde 6 havaalanı ve liman ABD’ye açıldı. Bu neden yapıldı. O dönem yapılan görüşmelerin sonucunda ABD’nin Irak’a yapacağı müdahalenin başladığı gün ABD’den ülkemize 8 milyar Dolarlık bir bütçenin verileceği açıklamasından. Yani Irak’ın yok olmasından ve ardından bu bölgede meydana gelen yeni gelişmeler bu iktidarın eseridir" diye konuştu.

 

'YOLSUZLUKTA 2. SIRADA OLAN BİR ÜLKEYİZ'

 

SP İl Başkanı, "Bugünkü İktidar döneminde ülkemizde yaşanan yolsuzluklar ayyuka çıkmıştır. Ancak ülkemizde yaratılan bir korku yönetimi insanlarımızın tepki vermesini imkânsız kılıyor. Yaşanan olaylar vatandaşlarımızın hafızalarında tazeliğini korurken bunları tekrar etmem yanlış olur. İktidar hizmet ediyorum diyerek yaptığı projelerde sürekli bu ülkenin insanları mağduriyet yaşıyor. Ancak İktidar, parlak sözler ile vatandaşı uyutuyor. Oysa tabloya baktığımız da vatandaşlarımızın her alanda perişan olduğunu görüyoruz. Ülkemizde satılmayan kurum fabrika ve tesis kalmadı. Bunlar ne için satıldı? Ülkemizin gelişmesi ve Vatandaşlarımızın refah seviyesinin yükseltilmesi için. Peki, ne oldu? Ülkemiz artık saman bile ithal eder duruma geldi. Et ithal ediyoruz, buğday ithal ediyoruz sonrada kalkıp Türkiye büyümede dünya lideri diyoruz. Biz ne kadar büyüyoruz. Yüzde 7 civarında. Bugün dünyaya hükmeden ABD ne kadar büyüyor yüzde 2 dolayında. Çin yüzde 2.5 dolayında. Sonuç işte halimiz ortada. Artık saman ithal eden bir ülkeyiz" ifadelerini kullandı.

 

'BELEDİYE'DE İŞLER İYİ DEĞİL'

 

İnsanların Milli Görüş belediyeciliği ile 1994 yılında tanıştığını belirten Hacıbekiroğlu, “Ülkemizde olduğu gibi ilimizde de 1994 yılında RP merhum Hamza Yanılmaz ile Elazığ Belediyesi'ni kazandı. Merhum Yanılmaz 10 yıl Elazığ Belediyesi'ni yöneltti. Elazığ’da belediyecilik hizmetleri rekorlar kırdı. Belediye'yi Behçet Susmaz’dan küçük bir miktar borçla alan Hamza Yanılmaz 10 yıl ilimize belediyecilik alanında çağ atlatan çalışmaları yapmanın ardından Süleyman Selmanoğlu’na Elazığ Belediyesi'ni borçsuz ve kasasında 3,5 milyar TL bir para ile teslim etti. Selmanoğlu’nun belediyecilik döneminin ardından bugün Elazığ Belediyesi Başkanlığı'nı yapan Mücahit Yanılmaz da bu ile ihanet etmiştir. Elazığ Belediyesi tarihinin en çok borçlandığı dönemini yaşamıştır. Bugün Elazığ Belediyesi'nin borcu 500 milyar TL dolayındadır. Bunu laf olsun diye söylemiyorum. Belgeleri bizde mevcuttur. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın 'Biz İstanbul’a ihanet ettik' dediği Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'nın gerçekleştirdiği toplantısında 'Şehirlerin siluetlerinin bozulmamasına dikkat edeceksiniz' sözlerine rağmen bugün ilimizde de hazırlanan ve uygulamaya konulan İmar Planı ile Elazığ’a ihanet edilmiş ve ilimiz kendine özgü yapısını kaybetmiştir. Bununla da kalınmamış, Bosna Hersek Bulvarı'nda çok gereksiz bir alt geçit yapılmıştır. Bundan dolayı bu bölgedeki vatandaşlarımız ve esnaflarımız kan ağlıyorlar. Orduevi Kavşağı'nda yapılan alt ve üst geçit, vatandaşlarımızın büyük tepkisini çekmiştir. Elazığ yapılan ve yapılacak yüksek binalar ile yaşanmaz bir kent haline getirilmektedir. Caddeler bile artık inşaat alanı olmuştur” dedi.

 

'BİZ DEĞİŞTİRECEĞİZ'

 

"Önümüzde 2019 yılında yapılacak olan yerel ve genel seçimler var ve biz bu seçimlere çok iddialı hazırlanıyoruz" diyen SP İl Başkanı Hacıbekiroğlu, “Vatandaşlarımız artık bugünkü iktidardan bıkmış durumdalar. Yeni bir arayış içindeler. Biz Saadet Partisi olarak bu seçimlere çok iddialı bir şekilde hazırlanıyoruz. Yerelde 20 belediye başkanlığı için adaylarımızı belirleme çalışmalarına başladık. Bu arada şunu belirtmek istiyorum. Bizde görev alınmaz görev verilir. Bunun için de biz adaylarımızı belirleme çalışmalarımızı çok dikkatli bir şekilde yapıyoruz. Elazığ Belediyesi de dâhil ilimizdeki tüm belediye başkanlıklarına talibiz. Biz vatandaşlarımızın teveccühü ile ülkenin iktidarına ve ilimizdeki belediye başkanlıklarına gelirsek hem ülkemizi hem de ilimizi en iyi şekilde yönetmenin nasıl olacağını geçmişte olduğu gibi tekrarlayarak insanlarımızın sıkıntılarına çözüm getireceğiz. Biz Elazığ Belediyesi'ni kazandığımız gün Bosna Hersek Alt Geçidi'ni kapatacağız Orduevi Alt ve Üst Geçidi'ni tadil edeceğiz” dedi.

 

'İTTİFAK YAPARIZ'

 

Hacıbekiroğlu, ülkenin 2019 seçimlerine gederken siyasi partilerin ittifak yapmaya başladıklarını belirterek, "Bugün iktidar partisi MHP ile ittifak yaptığını açıklamıştır. BBP de bu ittifakı destekleyeceğini açıklamıştır. İktidar bize de ittifak yapma teklifi ile geldi. Genel Başkanımız yapılan görüşmelerde SP’nin kriterlerinin bulunduğunu, bu kriterlerde mutabakat sağlanması durumunda ittifakın olabileceğini, sağlanamaz ise ne teklif edilirse edilsin bunun mümkün olamayacağını belirtti. Sonuçta bir ittifak oluşmadı. Çünkü bizim kriterlerimiz ile iktidarın kriterleri uyuşmadı. Biz Saadet Partisi olarak kriterlerimiz ile uyuşacak, anlaşma sağlayacak her parti ile ittifak yapabiliriz. Bugün CHP ile HDP’nin oy toplamına baktığımızda yüzde 40 olduğunu görüyoruz. Biz bu partiler ile de bir araya gelerek ittifak konusunda görüşme yaparız. Sonuçta bu partilere oy veren yüzde 40 dolayındaki insan bizim ülkemizin insanı. Oy verdiği partiler TBMM çatışı altında faaliyet gösteriyorlar. Öyleyse bizim bu partiler ile yapacağımız görüşme neden yanlış olsun veya birilerini öfkelendirsin? Bugün siyasette gelinen noktada AK Parti yapınca mübah, diğer partiler yapınca yasak. Bu doğru bir yaklaşım değildir. Her parti her parti ile ittifak yapabilir. Yeter ki bölücülük ve vatan hainliği söz konusu olmasın” şeklinde konuştu.

 

'CUMHURBAŞKANI ADAYIMIZ ÇIKACAK'

 

2019 yılında yapılacak genel seçimlerde cumhurbaşkanlığı yerine gelecek olan başkanlık için de seçim yapılacağını belirten Hacıbekiroğlu, "Saadet Partisi olarak kendi adayımızı çıkaracağız. Bu adayımız üzerinde çalışmalar ve belirlenen isimlerle görüşmelerimiz sürüyor. Belirleyeceğimiz adayımız toplumun teveccühünü görecek ve seçimi kazanacak bir isim olacak. Bu konuda yapılan çalışmalarımız tamamlandığı zaman adayımızın ismi kamuoyu ile paylaşılacaktır" dedi.

Reklam
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
GENÇLERDEN HAYIR ÇARŞISI’NA ANLAMLI DESTEK
GENÇLERDEN HAYIR ÇARŞISI’NA ANLAMLI DESTEK
ELAZIĞ’DA 2 BİN 500 PAKET KAÇAK SİGARA ELE GEÇİRİLDİ
ELAZIĞ’DA 2 BİN 500 PAKET KAÇAK SİGARA ELE GEÇİRİLDİ