Advert
İMAM HATİP OKULLARI VE YENİLENME
Nevzat ÜLGER

İMAM HATİP OKULLARI VE YENİLENME

Bu içerik 1886 kez okundu.

        17 Ekim 1951 tarihinde Demokrat partili MEB Tevfik İleri’nin onayıyla İmam Hatip Okulu açma kararı yürürlüğe girmiştir. Bu okullar 1954-55 öğretim yılında ilk mezunlarını verirken aynı yıl lise kısımları da açılmıştır. Yani 3+4<7 yıllık orta öğretim kurumu haline getirilmiştir.

         1960 darbesi sonrası bu okullara dokunulmamış ancak 12 Mart 1971 darbesinin ardından bu okulların orta kısmından mezun olanlara lise kapıları, ikinci kısımları da liseye dönüştürülerek İslam Enstitülerinin yanında üniversitelere giriş kapısı kapatılmıştır.

         1974 yılındaki hükumetin koalisyon ortaklarından MSP kanadının gayretleri ile İmam Hatip okullarının gelişimi sağlanmış ve bu okullara teveccüh yeniden artmıştır. 1980 yılına gelindiğinde ülkedeki İmam Hatip Okulu sayısı 374 olmuştur.

         1980 darbesinin ardından bu okullar zarar görmemiş ancak askerin baskısıyla Turgut Özal döneminde yeni İmam Hatip Okulu açılmasına izin verilmemiştir. Bu sorun mevcut liselere yan şubeler açılarak aşılmıştır. Ancak Özal döneminde örnek olması için ilk defa 1985 yılında Beykoz Anadolu İmam Hatip Lisesi açılmıştır.

         28 Şubat 1997 tarihinde startı verilen “sivil-asker postmodern” darbesi sonunda alınan kararlarla ilköğretim sekiz yıl kesintisiz hale getirilip İmam hatip Lisesi mezunlarının da alan dışındaki üniversitelere girişi yasaklanmıştır. İmam Hatip okullarını engellemek için alınan bu karar “meslek liseleri” adı altında alındığından bütün meslek liselerini mağdur etmiştir.

         3 Kasım 2002 seçimlerinde iktidara gelen hükumet, kuruluşundan bu tarihe kadar yapılan bütün olumsuzlukları temizleyerek, İmam Hatip Okullarını ve diğer meslek liselerini genel liselerle eşit duruma getirmiştir.

         İmam Hatip Okulları hem dini öğretimimiz ve dini hayatımız için hem de Milli Eğitim sistemimiz için çok önemli kurumlardır. 

         2016 yılı itibariyle ömrü 65 yılı bulan İmam hatip Lisesi mezunları ülkemiz ve insanımız için önemli dini, kültürel ve ilmi hizmetlerde bulunmuşlar ve değerli eserler ortaya koymuşlardır. Mezunları edebiyatta, sanatta, sporda, siyasette ve bilimde son derece önemli ve kalıcı eserler vermişlerdir.

         İmam Hatiplerin gözle görülmeyen ama belki de en çok önemli olan başka hizmetleri cümlesinden olarak memleketimize yeni fikirlerin gelmesine, yeni bakış açılarının doğmasına sebep olmalarını göstermek yerinde olur kanaatindeyim. Onlar sade vatandaştan, devletin en üst kademesindeki yetkililerine kadar herkesi dini, ilmi, milli, eğitim, sosyal, kültürel ve siyasi konulara yeni bir gözle bakabilmelerine, olayları ve gelişmeleri farklı bir bakış açısıyla değerlendirebilmelerine sebep olmuşlardır.

         Bütün bunların üzerinde İmam Hatipler devlet millet kaynaşmasında önemli rol oynamış, birlik ve beraberliğimizin teminatı haline gelmişlerdir. Medeniyet oluşturmada dinin esas faktör olduğu gözden uzak tutulmamalıdır.

         Son olarak şunu eklemek isterim. 28 Şubat sonrasında özellikle 2002 yılında İktidara gelen AK Parti hükumetleri döneminde, Milli Eğitim Bakanlığının yeniden yapılandırılması kapsamında yapılan değişikler içerisine, önce İmam Hatip isminden başlayarak önemli muhteva değişiklikleri yoluna gidilebilirdi. Yapılan yeni yapılanma tepkisel bir hareketi fazla aşamadı gibime geliyor. Şunun altını önemle çizelim; eskiden bir İmam Hatip mezunu toplum için önemli şeyler söyleyebiliyordu. Şimdi toplumun büyük çoğunluğu zaten o birikime sahip. Hatta bir kısım görevlilerin cemaat tarafından yeterince kabul görmemesinin temelinde biraz da bu var zannederim. Ayrıca İmam Hatip Okulu mezunu olmanın dışında başka özelliği bulunmayan kimi resmi ve sivil toplum kuruluşu yetkililerinin topluma sempatik gelmemelerinin altında biraz da kendilerini yenilememelerinin olduğunu lütfen kabul edelim.

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X