Advert
15 TEMMUZ 2016’YA DOĞRU İSİM KOYALIM
Nevzat ÜLGER

15 TEMMUZ 2016’YA DOĞRU İSİM KOYALIM

Bu içerik 1966 kez okundu.

       15 Temmuz 2016 günü saat 22.00 sularında başlamak üzere, Türkiye’de seçilmiş hükümete, parlementoya ve özellikle de seçilmiş TC Cumhurbaşkanına karşı, dış destekli olarak bir kısım silahlı kuvvetler mensubunca bir darbe girişiminde bulunuldu. Bu olaya eskiler “isyan” diyordu, şimdilerde “kalkışma” diye tabir ediyorlar.

         Bu kalkışmayla(!) ilgili olarak olayın ertesinde yayınlanan gazete başlıklarına bir bakalım şimdi:

         Demokrasi destanı (Sabah)

         Milletimiz destan yazdı (Yeni Şafak)

         Demokrasinin zaferi (Milliyet)

         Cuntanın sonu (Hürriyet)

         İhbar geldi, cunta çöktü (Star)

         Temmuz destanı (Akşam)

         Milli irade destanı (Güneş)

         Darbeye karşı tek ses (Haber Türk)

         Bir millet destan yazdı (Karar)

         Meydan milletin (Milli Gazete)

         Demokrasi kazandı (Taraf)

         Millet tarih yazdı (Akit)

         Cuntacı hainler idam edilsin. (Zaman)

         İhanet kaybetti (Yeniçağ)

         Millet devlete el koydu (Yeni Söz)

         Rus uçağını düşürenler aynı çete (Aydınlık)

         Türkiye darbe aldı (Cumhuriyet)

         O teröristi iade edin (Türkiye)

         Belki birkaç gazete daha kaldı ama meramı anlatmaya bunlar yeterli. Öncelikle darbeler geri kalmışlıkla ilgili bir olaydır, bir. Evet, belki demokrasi, millet, terörist, cunta, hain, darbe ve destan gibi kavramlar da her gazete ve her fikir akımı için farklı anlamlar ifade etmektedir. Dahası şayet bu darbe girişimi muvaffak olsaydı acaba bu gazetelerin manşetlerinin nasıl olacağını tahmin edemeyen kimse var mı?

         Sonra bu millet yeni türemedi, asırlardan beri var ve birçok darbeye de şahitlik etmiştir. Hatta benim akranımlarım 1960 ve sonrasında yapılan darbelere bizzat şahit olmuşlardır. Ama ne meydanlar milletin olmuştur, ne demokrasi kazanmıştır, ne darbeler kınanmıştır, ne de yiğitçe bir destan yazılmıştır 65 senedir.

         1950 yılında İnönü ile Bayar anlaşmış ve yumuşak geçiş yapılmıştır. 27 Mayıs 1960’da bir gurup serdengeçti bu ülkeyi yirmi yıl geriye götürmüştür. 12 Mart 1971 muhtırasında ve 12 Eylül 1980 darbesinde birileri şapkasını alıp gitmiştir. 28 Şubat 1997’de çoğunluk olunmasına rağmen ciddi bir mukavemet gösterilmemiştir. Ama 2005, 2007 ve 15 Temmuz 2016 darbe girişimlerinde, hükümetler ciddi bir mücadele vererek hakikaten hem destan yazmışlar, hem de milletin vekaletini milletin arzusu istikametinde kullanmışlardır.

         Kimse kusura bakmasın ama, ne demokrasi denilen şey kendi kendine bir şeydir ne de millet. Demokrasiyi yaşatan iradeyi idare eden de, milleti şahlandıran da süvaridir. Bir yiğit bir orduyu, bir ordu da bir milleti ve vatanı kurtarır. Unutmayın, milleti meydanlara ve hava alanlarına çağıran ve darbecilere itaat edilmemesini isteyen son yiğit RECEP TAYYİP ERDOĞAN’dı.

         Şimdi müsadenizle bu olayı bir cümle ile özetleyelim: Recep Tayyip Erdoğan Anadolu halkının Türkiye’nin omurgası ve sigortası olduğunu hem yurt içindeki hem de yurt dışındaki herkese kabul ettiren adamdır. Artık milletin inançları ve talepleri, devletin yeni ilkeleri olmalıdır. Devlet, bu Müslüman milletle yeniden kaynaşmıştır 15 Temmuz 2016’da kanaatimce.

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X