Advert
PROF. DR. HALİL İNALCIK
Nevzat ÜLGER

PROF. DR. HALİL İNALCIK

Bu içerik 1942 kez okundu.

           Türkiye’de tarih denilince akla ilk gelen isim olan “Hocaların Hocası”, “Şeyhul Müverrihun”, “Tarihçilerin Kutbu” Prof. Dr. Halil İnalcık 25 Temmuz 2016 günü vefat etti. Fatih Camii Haziresine defnedildi.

 

 

         İnalcık Hoca dünyaca ünlü bir tarihçiydi. Bu cümle nezaketen söylenmiş bir cümle değil, o dünyanın ilk 2.000 bilim adamlarından biri olarak kabul edilmektedir.

 

 

         Halil İnalcık 26 Mayıs 1916’da İstanbul’da dünyaya geldi. Kendisi aslen Kırımlı bir ailenin çocuğudur.

 

 

         Onun usanmak bilmeyen azmine örnek bir cümlesi şöyleydi: “Karamsarlık korkaklıktır. Türkiye büyüktür. 1500 yıllık bir tarihimiz var. Canımızla, başımızla bu büyüklüğü devam ettirmeliyiz. Bırakıp kaçmak ihanettir bence. Eğer noksanlar varsa gidermeye uğraşmalıyız. Bu devletin tarihine yakışır şekilde yaşamalı ve çok çalışmalıyız.” 

 

 

         Tanınmış Amerikalı sosyal bilimci Immanuel Wallerstein, İnalcık hakkında şu satırları yazmıştır. "Bugün dünya üniversitelerinde Halil İnalcık okunuyor ve okutuluyor. Onu dar anlamda bir "tarihçi" olarak düşünmek elbette yetersiz kalır. Bizzat tarih disiplinine şekil vermiş, kendi metodolojisini ve bilgi birikimini tarihçilik mesleğine kazandırmış bir kişi olarak İnalcık, bilim çevrelerinin üzerinde uzlaştığı seçkin bir isimdir. İnalcık ekolüne mensup yüzlerce öğrenci, sadece birincil kaynakları kullanma, belge ve arşivleri inceleme yönünden değil modern anlamda tarihe sosyo-ekonomik ve kültürel birçok cepheden bakabilme becerisini ondan öğrenmiştir. Yeni kuşak tarihçiler, Akdeniz, Osmanlı ve Balkan tarihi üzerindeki birçok yanlışın tashih edilmesini ona borçludur. Kitapları, sayısız makale ve ansiklopedi maddeleri, sosyal bilimciler için göz kamaştırıcı bir hazine mahiyetindedir. Halil İnalcık, bu sahanın en seçkin uygulayıcılarından biri. Dünya bilimine katkıları su götürmez. Çabalarının hedefi haline gelmiş konu üzerinde bize sadece tefekkür etmek düşer."

 

 

         İnalcık Hoca Chicao üniversitesinde ve ABD’de de yaşamakta iken. 1993 yılında bir gün Prof. Dr. İhsan Doğramacı ziyaretine gelir. Ancak bu gelişin yalnız ziyaret olmadığı biraz sonra Doğramacı Hocanın; “İnalcık seni türkiye’ye, Bilkent Üniversitesine götürmeye geldim” demesiyle açığa çıkar. İnalcık Hoca da “Doğramacı benim aklım şu gördüğün 10.000 kitapla beraberdir” deyince, Doğramacı hemen bir kargo şirketini arar ve bu 10.000 cilt kitabı kendi şahsi parasıyla Türkiye’ye gönderir ve İnalcık Hocayı da alıp beraberce Türkiye’ye Ankara’ya gelirler. İnalcık Hoca da arşivini ve kitaplarını Bilkent Üniversitesi bünyesindeki “Halil İnalcık Center For Ottoman Studies (Halil İnalcık Osmanlı Çalışmaları Merkezi)’ne bağışlamıştır. Anlatması kolay tabi, altının değerini sarraf olan anlar. Kendisi de altın olan ama aynı zamanda ender sarraflardan biri olan İhsan Doğramacı olmasaydı, böyle bir değer hep ABD’de kalacaktı belki de. Teşekkürler Doğramacı ve teşekkürler İnalcık Hoca.

 

 

         İngilizce, Fransızca, Arapça, Farsça ve İtalyanca bilen Prof. Dr. Halil İnalcık için “Doğu’da ve Batı’da Bilim ve Düşünce” isimli kitabımda şöyle demiştim: “Oryantalizm konusunda en dikkate değer eleştiri ve saptamaları Edward Said yapmıştır. Keza İsmail Raci Faruki, Aliya İzzet Begoviç, Muhammed Hamidullah, Mehmet Akif, Necmettin Erbakan ve Halil İnalcık başta olmak üzere birçok entelektüel hiçbir komplekse kapılmadan, birçok imkanı kaybetmek pahasına sözlerini ve düşüncelerini cesaretle ifade etmişlerdir.”

 

 

         Halil İnalcık Hoca’dan en son “Devlet-i Aliye –Osmanlı imparatorluğu Üzerine Araştırmalar” isimli çok ciltli şahane eserini okuyordum. Mesela bu serinin 3. Kitabında, Osmanlı Tımar sistemini Japon Feodalizmi görüşü çerçevesinde açıklamaya çalışan Max Weber metodu doğrultusunda yapılan izaha itiraz etmekte ve şöyle demektedir. “Bu metodun büyük eksiği, tarih ilminin temeli olan her topluma ait zaman ve mekan parametrelerini göz ardı etmesidir. Zaman ve mekan parametrelerini göz önünde tutmayan araştırmalar tarih değildir, daha ziyade sosyolojidir.” Tarihçilerin kutbuna Allah rahmet etsin.

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X