Advert
HAC İBADETİ VE ONUN DIŞINDAKİ YOLCULUĞUN ADAP VE AHKAMI-2
Halit POLAT

HAC İBADETİ VE ONUN DIŞINDAKİ YOLCULUĞUN ADAP VE AHKAMI-2

Bu içerik 373 kez okundu.

Konumuza kaldığımız yerden devam ediyoruz:

4) Sefere çıkan kişi mal varlığını, alacak ve borçlarını yazmalı ve buna da şahitler tutmalıdır. İnsanların kendi üzerinde hakkı veya alacakları varsa, zulümle bunları insanlardan almışsa geri vermesi lazımdır. Sefere çıkmadan önce insanlar hakkında yapmış olduğu gıybetten, dedikodudan dolayı helallik istemelidir. Çünkü Resulullah (s.a.v) sahih bir hadiste “Kim ki mümin kardeşine maldan ve şeref ve şahsiyet yönünden zulmetmişse malını geri versin veya dinar ve dirhemin olmadığı gün gelmeden helallik istesin”. Eğer böyle yapmazsa sevapları hakaret ettiği insanlara verilir. Sevapları yoksa zulmettiği kişinin günahları kendisine yüklenerek cezalandırılır. Müslüman bir birey hac seferine, umre seferine veya herhangi bir sefere çıkmadan önce başkasına yapmış olduğu mali zulümlerden dolayı sadece helallik istemekle yetinmemeli, onlardan zulmen almış olduğu malı geri vermelidir.

Yine hac veya umre için kendisini adayan insan, yolda yapacağı infakı helal olan maldan yapması lazımdır. Çünkü İslam peygamberi sahih bir hadiste şöyle buyurmuştur: “Allah güzeldir, helal ve güzel olan amelleri kabul eder”. Taberani’nin Ebu Hureyre’den rivayet ettiği bir hadiste Resulullah şöyle buyurmuştur. “Kişi helal bir parayla hac seferine çıktığında ve adımını arabasına attığında ‘lebbeyk Allahumme lebbeyk’ yani ya Rab sen hac yapmamı emrettin, ben de senin bu emrine icabet ettim derse gökten bir nidayla ona karşılık verilir. Senin haccın makbuldür, sa’yın meşkurdur, azığın helaldir, bineğin de helaldir, haccın makbuldür ve noksan değildir. Bir adam da haram olan bir parayla hac yolculuğuna çıkarsa ‘lebbeyk Allahumme lebbeyk’ diye nida ettiğinde gökten bir çağırıcı şöyle der: Yiyeceğin haram, infakın haram, senin haccın makbul değil, sa’yın meşkur değildir”. Bu noktada bankalardan faiz çekerek, kredi kullanarak, eroin satarak, kadın satarak veya içki satarak elde ettikleri kazançlarla hacca giden insanların haclarının makbul olmadığının hadisi şerifte bildirildiğini bilmeleri gerekir. Hacca veya umreye giden bir insanın helal parayla gitmeye ehemmiyet göstermesi lazımdır.

Hacca giden bir insanın insanların elinde olana bakmaması, dilencilikten sakınması lazımdır. Çünkü Resulullah “Kim iffetli olursa Allah onu şerefli kılar, kim insanlardan bir şeyler dilenmekten yüz çevirirse Allah onu zengin eder” buyurmuştur. Yine Resulullah şöyle buyurmuştur “Her zaman insanlardan dilencilik yapan kişinin kıyamet günü geldiğinde yüzünün üstünde bir parça et dahi olmayacaktır”.

Hacca giden bir insanın amellerini Allah’ı ve ahireti dileyerek yapmalı ve Allah’a yaklaşmayı kastetmelidir. Bu mübarek olan topraklarda amellerinde ve sözlerinde Allah’ı razı etme kastı içerisinde olması lazımdır. Hac yolculuğuna çıkan kişinin riya, gösteriş, övünme gibi davranışlardan sakınması lazımdır. Bu fikirle hac yapmak düşüncelerin en kötüsüdür. Bu düşünce de kişinin amellerini yok etmeye sebep olur. Rabbimiz Hud suresinin 15 ve 16. ayetlerinde şöyle buyurmaktadır “Kim yalnız dünya hayatını ve onun ziynetini isterse, biz onlara yaptıklarının karşılığını dünyada noksansız olarak veririz. Dünyada onlar bir eksikliğe uğratılmazlar. İşte bunlar, kendileri için ahirette ateşten başka bir şey olmayan kimselerdir. (Dünyada) yaptıkları şeyler boşa gitmiştir. Zaten bütün yapmakta oldukları da boş şeylerdir”. İsra 18 ve 19. ayetlerinde de şöyle buyurmaktadır: “Kim bu geçici dünyayı isterse orada ona, dilediğimiz kimseye dilediğimiz kadar hemen veririz. Sonra da cehennemi ona mekân yaparız. O, buraya kınanmış ve Allah’ın rahmetinden kovulmuş olarak girer. Kim de mü'min olarak ahireti ister ve ona ulaşmak için gereği gibi çalışırsa, işte bunların çalışmalarının karşılığı verilir.”

Yolculuğa çıkan bir insanın seçkin, takva ehli, dinde fakih olan insanları kendine arkadaş seçmeli, sefih, fasık, münafıklık amelini taşıyan kişilerle arkadaşlık yapmaktan uzak durmalı ve sakınmalıdır.

Kişinin hac ve umre seferinde vacip olan şeyleri öğrenmesi ve anlaması lazımdır. Bilmediği şeyleri de bilenlerden sormalıdır ki yapmış olduğu amellerde basiret sahibi olsun.

5) Yine bir insan bineğine, arabaya, uçağa binmek istediği zaman bismillah demesi, Allah’ı hamd etmesi, tesbih etmesi, sonra da üç kez “Allahuekber, Allahuekber, Allahuekber” demesi ve “bize bunu kolaylaştıran ve hizmetimize sunan Allah’a hamd olsun, o bize kolaylaştırmasaydı bizim buna gücümüz yetmezdi ve şüphesiz dönüşümüzde onadır” (Zuhruf 13) ayetini biliyorsa arapçasından bilmiyorsa da tercümesiyle okuması müstehaptır. Ondan sonra da Resulullah’tan bize gelen bu duayı okumalıdır. “Ya rabbi! Bu seferimizde iyiliği, güzelliği, ihsanı, takvayı ve senin razı olacağın ameli bize nasip ve müyesser etmeni senden isteriz. Bu seferi bize kolaylaştır. Uzaklığını bize yakınlaştır. Ya Rabbi sen hem seferde bizimlesin hem de ailemizi gözeten sensin. Ya Rabbi, ben seferin zorluğundan sana sığınırım. Sefer meşakkatinden ve sıkıntılarından, kötü görünümden, malımın ve ailemin kötülüğe uğramasından sana sığınırım.” Bu ve buna benzer olan dualarla Allah’a yalvarmalıdır. Seferde olan kişi iniş ve yokuşlarda daima tekbir getirmelidir. Bir yerde konakladığı zaman “Allah’ın yaratmış olduğu yaratıkların şerrinden Allah’ın tam olan kelimelerine sığınırım” demelidir. Kim bir yerde konakladıktan sonra bu duayı söylerse bir daha yola çıkıncaya kadar kendisine bir zarar gelmez.

 

Kişi hac, umre ve diğer yolculuğunda Allah’ı çokça zikretmeli, çokça tevbe ve istiğfar dilemeli, Allah’a çokça dua etmeli ve ona yönelmeli, çokça Kur’an okumalı, Kur’an’ın içeriğini anlamaya çalışmalı, namazlarını daima cemaatle kılmaya özen göstermeli, boş sözlerden dilini ve faydasız şeylere dalmaktan kendini korumalıdır. Mizahta ifrata kaçmamalıdır. Dilini yalandan, gıybetten korumalıdır. Diğer Müslüman kardeşleriyle alay etmekten dilini korumalıdır. Allah’tan yolculuklarını O’nun ve resulün emrettiği şekilde yapanlardan olmamızı dilerim. Vesselam. 

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Ters lale tohumları toprakla buluştu
Ters lale tohumları toprakla buluştu
Sarıkaya: Kandil zulmün, haksızlığın yıkılışı demektir
Sarıkaya: Kandil zulmün, haksızlığın yıkılışı demektir