Advert
TÜRKİYE'DE DARBELER TARİHİ
Nevzat ÜLGER

TÜRKİYE'DE DARBELER TARİHİ

Bu içerik 2001 kez okundu.

       Türkiye’de darbeler tarihi bir hayli eskilere dayanır. Eskiden tarım toplumlarında darbe yapmanın toplum üzerindeki etkisi oldukça sınırlı olduğundan, darbeler o günkü toplumun fazla ilgisi çekmiyordu. Ama şehirleşmenin arttığı, ilişkilerin oldukça girift bir hal aldığı, sanayileşmenin ve parasal piyasaların hassas dönemler yaşadığı günümüz toplumlarında darbe yapmaya kalkışmak, ülkenin geleceğinin ve toplum huzurunun aleyhine bir durum olduğundan hem yasal olarak hem de toplum vicdanında büyük bir suçtur.

 

 

         Türkiye tarihinde ilk darbe 1876 yılındaki Mithat Paşa kalkışmasıdır. Mirhat Paşa, İngilizlerin teşviki ile önceleri yalnız darbe değil, Osmanlı yerine “Mithat Hanedanı” kurmak için harekete geçmiş, ancak sonra başbakanlıkla yetinmiştir. Kısa süre sonra da bu hareketinin cezasını görmüştür.

 

 

         İkinci darbe tarihi 1908’dir. Yine Batının teşviki ile darbeyle işbaşına gelen İttihat Terakki Cemiyeti, ülkeyi kısa zaman sonra Birinci Dünya Harbine sokarak, beş milyon kilometre karelik ülkeyi 780.000 kilometre kareye hapsetmiştir..

 

 

         Birinci Dünya Harbinin esas nedeni olan “Osmanlı Devletinin Batılı devletler arasında pay edilmesi” düşüncesi, Rusya’da meydana gelen Bolşevik isyanı nedeniyle yarım kalmış ama Batı bu emellerinden vazgeçmemiştir.

 

 

         İkinci Dünya Savaşı sonucunda dünya iki kutba ayrıştırmıştır. NATO eksenliler ve Varşova Paktı eksenliler. Türkiye, çok partili hayata geçmesi karşılığında NATO eksenine alınarak GLADYO teşkilatına evet demiş oluyordu. İsmet İnönü ile Celal Bayar anlaşarak seçimler gerçekleştirilmiş ve DP 1950 yılında iktidarı CHP’den almıştır. Fakat DP iktidarında Batının hoşlanmadığı Adnan Menderes faktörü ortaya çıkınca, bu teşkilata 1960 darbesini yaptırtmıştır. Çünkü Adnan Menderes kalkınma için ülkenin belli yerlerinde elektrik üretimini gerçekleştirerek çimento üretimine ve dolayısı ile inşaat sektörüne geçmiştir. Et ve balık Kurumlarını devreye sokarak hayvancılığı, şeker fabrikalarını devreye alarak şeker pancarı üretimini gerçekleştirmiştir. Netice itibariyle köylüye devlet arazilerinden dağıtarak insanların mülkiyet sahibi olmalarını sağlamıştır.

 

 

         Nitekim 27 Mayıs 1960 darbesi, 12 Mart 1971 darbesi, 12 Eylül 1980 darbesi ile 28 Şubat darbesi GLADYO örgütü marifetiyle yapılmıştır. Darbe öncelerinde darbeyi kamuoyunda haklı göstermek için zeminler hazırlanmış ve halk adeta darbeye çağrı yapmıştır.

 

 

         2005 yılında tekrar darbe girişiminde bulunulmuş ama hükümetin tepkisi ile karşılaşınca gerçekleştirilememiştir. Kaldı ki kaybedecek evi, arabası, işi ve hürriyeti olan topluma rağmen artık darbe yapılamaz.

 

 

         2002 seçimleriyle işbaşına gelen AK Parti iktidarlarından Batı hiç hoşlanmadı. Hele AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, Batı için ifna edilmesi gereken biriydi. Nitekim Batı, içerdeki o eski GLADYO artıklarını da devreye koyarak Tayyip Bey aleyhinde büyük bir tezvirata girişmiş, bir nefret algısı oluşturmayı da yarı yarıya başarmıştı.

 

 

         15 Temmuz 2016 günü girişilen darbe kalkışması yalnız hükümeti devirmeye matuf olmayıp, halkı da öldürmeyi hedefleyince, Tayyip Beyin cesareti ve teşkilatçı kimliği ile birleşeren halk bu darbeyi 260 şehit vererek bastırmıştır.

 

 

         Şu bir defa daha görülmüştür ki; içinde çürüklerinin olmasına rağmen “TÜRK ORDUSU MİLLİDİR.” EMNİYET GÜÇLERİ VE MİLLET MİLLİDİR; YERLİDİR.

 

 

           Bu ülke, birileri istemese de, 2050 yılında dünyanın ilk beş devletinden biri olacaktır. Bu ülkenin tarihi, coğrafik konumu, inancı ve yüz yıl önceki Osmanlı hinderlandı bu ideali gerçekleştirmeye yeterlidir ve inşallah bunu başaracaktır.

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Gazi Caddesi'nde Korku Dolu Anlar Yaşandı
Gazi Caddesi'nde Korku Dolu Anlar Yaşandı