Advert
ZEKAT NELERDE VARDIR, NELERDE YOKTUR?
Halit POLAT

ZEKAT NELERDE VARDIR, NELERDE YOKTUR?

Bu içerik 542 kez okundu.
İslam’ın beş ruknünden biri de zekattır. Zekatın farziyeti Kur’an, sünnet ve icma-i ümmet ile sabittir. “Ey peygamber (s.a.v)! Onların mallarının çeşit çeşit sınıflarından hayvansal olsun, parasal olsun, ticaret mallarından olsun farz olan zekattan belli bir miktar al. Ki onları cimrilik kötülüğünden, tamahkarlıktan temizleyesin. Bu zekatı vermeyle onların nefislerini temizler, onların nefslerini en yüksek mertebelere yükseltirsin. Bunu yaparlarsa hem dünyada hem de ahirette mutlu olanlardan olurlar. Ey Resul (s.a.v) zekat verdiğin insanlar için dua et. Senin duan ve Allah’tan onlar için istiğfarda bulunman onların içindeki sıkıntıları giderir ve kalbi yönden onları tatmin eder. Allah senin onlar için yapmış olduğun duaları işiten ve onların durumunu bilendir.” Mefhumundaki ayeti celile nassen (kati olarak) zekatın farz olduğuna delalet etmektedir. Ayeti kerimede zekat alan kişinin veren kişiye dua etmesi de emredilmektedir. Abdullah b. Evfa rivayet etmiştir ki “İnsanlar peygambere zekat getirince onlara dua ederdi. Babam da zekatını peygambere getirince peygamber babama şöyle dua etti: Allah’ım âli Ebi Evfa’ya rahmet et.” Bu nedenle alimler zekat alan kişinin verene dua etmesinin peygambere vacip, diğer insanlara müstehap olduğunu söylemiştir. Bu ayeti kerimede zekatın bize farz kılındığı gibi başka ayetlerde de bizden önceki toplumlara farz kılındığını görmekteyiz. Zekatın farz oluşunun tarihçesi Zehebi Tarih’ul İslam adlı eserinde şöyle anlatmaktadır: “Zekat İslam’ın ilk yıllarında Mekke’de farz kılınmıştır. Zekatın kimlere ve hangi miktarda verilmesi ilk aşamada müslümanların insiyatifine bırakılmıştı. Hicretin 2. yılında peygamber tarafından hangi maldan belli oranlarda ne kadar zekat verilmesi gerektiği belirlenmiştir. Tevbe suresinin 60. ayetinde kimlere verilmesi gerektiği zikredilmiştir.” Yeri geldikçe bu sınıfları teker teker ele alacağız. Tüccarların hangi malında zekat vardır? Altın ve gümüş, para, buğday, arpa, üzüm ve ticaret eşyasından zekat verilmesi farzdır. Esefle görmekteyiz ki ticaretle uğraşan insanlar zekat verme noktasında karı ve geliri en fazla olmasına rağmen, ticaret gelirinin zekatını vermeyi ihmal etmektedirler. Bunun üzerine diyoruz ki her yıl ticaret yapan kuyumcuya, demirciye, marketçiye, manifaturacıya vs. hangi çeşit ticaretle uğraşıyorsa uğraşsın bu müslümana farz olan kameri (hicri) yılın sonunda deposunda, dükkanında, rafındaki tüm mallarını sayması ve çoğu alime göre satış fiyatından, İmam Şafi’ye göre alış fiyatından ~ki malın geliş fiyatından hesaplama tüccarlar için daha kolaydır~ hesabını yapması ve bu tüccarların başka ticaretçilerden almış oldukları mallarda borcu varsa, borçları çıkarması, safi kendisine kalan maldan kameri takvime göre %2,5 miladi takvime göre %2,58 oranında zekat vermesi gerekir. Eğer tüccar miladi takvim üzerinden hesap yapıyorsa %2,58 üzerinden zekat vermesi gerekir. Aynı şekilde hem üretip hem satan tüccar üretim için kullandığı ham maddeyi hesaplar, yukarıda zikrettiğimiz oranlarda zekatını verir. Küçük bir bakkaliyeden tutun da anonim şirketlere kadar her tüccarın zekatı bu şekildedir. Yani borçlar varsa borçlar çıkartılır, daha sonra mal nisab miktarındaysa zekat verilmesi vacip olur. Bir noktaya dikkat çekmek istiyorum, gıda ve giyim ticareti yapanlar zekatlarını para olarak verebilecekleri gibi, satmış oldukları malın alış fiyatından da verebilirler. Mesela ayakkabı satan biri ayakkabı, elbise satan biri elbise, gıda malzemesi satan biri gıda, ev eşyası satan biri ev eşyası cinsinden zekat verebilir. Ancak para ile ticaret yapan kuyumcu, emlakçı, demircinin yani malın cinsinden değil paradan zekat vermesi gereken insanların üzerine vacip olan, para cinsinden zekatlarını vermeleridir. Günümüzde toplumda bu vucubiyetin tam tersi yapıldığını görmekteyiz. Parasal zekatı olan kişiler gıda satan yerlerle anlaşarak küflenmiş, vakti geçmiş gıdalar alıp paket yaparak fakirlere dağıtmaktadır. Bu hareket islami ve Allah katında makbul değildir. Fakirinde gıda dışında başka ihtiyaçları olduğundan, parasal olarak zekat vermesi vacip olan kişinin zekatını para olarak vermesi vaciptir ve fakir için daha faydalıdır. Gıdaya dönüştürüp zekat dağıtan bazı kimseler para olarak zekat verdikleri takdirde paranın gayrı meşru işlerde kullanıldığını savunmaktadırlar. Bu sözlere de itibar edilmemesi gerekir. Çünkü Allah Resulü “mü’minden başkasıyla arkadaşlık yapma ve sadakanı da ancak muttaki olan yesin” buyurmuştur.(Ahmed, Ebu Davud, ibn-i Hibban Ebi Said’den rivayet ettikleri bu hadisin sahih olduğunu vurgulamışlardır.) Yenilip-içilen, giyilen, ev eşyası gibi şeylerin dışından da sanayi ürünleri gibi para üzerinden vermesi gerekir. Bu eşyaların değeri nisaba ulaşırsa %2,5’unu zekat olarak vermesi gerekir. Ticaret yapanın ticareti bu şeyler üzerine değilse gıda paketi yapıp veya giyim olarak zekat vermeleri doğru değildir. Para olarak vermesi gerekir. Ancak zekat verilecek kişi vekaletinde yeme, içme, gıda gibi şeylerin alınmasına izin verirse zekat veren kişi o şeylere dönüştürebilir. Vekalet verilmezse fakir biri neye ihtiyacı olduğunu daha iyi bildiğinden para olarak verilmesi gerekmektedir. Bir kimsenin evlilik, hac, ev , dükkan, araba , asli ihtiyaçları veya ihtiyarladığında kullanmak için biriktirdiği parada zekat var mıdır? Hangi amaçla biriktirilirse biriktirilsin, hatta seyahat, tatil, okul okuma amacıyla da olsa, o malın üzerinden bir yıl geçmiş ve para nisap miktarına(85 gr altın veya 2975 gr) ulaşmışsa zekat vermesi gerekir. Bazı insanları görüyoruz yıllarca ev almak, araba almak, evlenmek veya başka bir nedenden dolayı biriktirdikleri paranın üzerinden yıl geçmesine ve paranın nisap değerinde olmasına rağmen zekat vermemektedirler. Ta ki para üzerinden yıl geçtiği ve nisap miktarında olduğu müddetçe para çalıştırılmasa dahi zekat vermesi farzdır. Bu durumda olan kişilerin parayı durdurarak biriktirmelerinin doğru olmadığı, parayı kullanarak hem kendileri hem de toplum için daha faydalı olacağı kanaatindeyiz. Aksi halde zekat vere vere para nisap miktarının altına düşer. Kadının takılarında zekat var mıdır? Tercih edilen görüşe göre kadının 850 gr’dan fazla olmamak kaydıyla ve ihtiyaç duyulduğunda kullanmak maksadıyla değil de ziynet olarak kullanıyorsa zekat yoktur. Çocukların ziynet eşyaları da kadınlarınki gibidir. Ancak dar günler için biriktiriyorsa kadının asli ihtiyacı sayılmaz ve dolayısıyla zekat vacip olur. Ebu Hanife, arkadaşları imam Sevri, İmam Evzai “Altın ile gümüşü hazineleştirip , Allah yolunda infak etmeyenleri müellem bir azapla müjdele(tevbe 35) ayetini genel alarak ve bir de derecesi hasen olan ve Esma binti Yezid (r.a.)'dan rivayet edilen “Ben ve teyzem Reslullah'm yanına girdik. Teyzemin kolunda altından iki çift bilezik vardı. Resulullah; ‘Bunların zekâtını veriyor musunuz?’ di-ye sorunca, teyzem ‘hayır’ dedi. Bunun üzerine Resulullah; bu iki bileziğin yerine ateşten iki bileziğin koluna takılmasını istermisin” hadislere dayanarak zekatın altın ve gümüş zekat olduğunu söylemişlerdir. ister ilerde bir işte lazım olur diye biriktirsin ister süs için olsun ziynette zekat vardır demişlerdir. Şafi ulemasından Razi de bu görüşün sahih olduğunu söylemiştir. Kiraya verilen nakliye araçları, kiraya verilen evlerin kendisinde mi gelirinden mi zekat vardır? İnsanların kiraya vermiş oldukları araçların (otobüs, kamyon, tır, ticari taksiler, gemi, kargo uçakları, yolcu uçakları) kendisinde zekat yoktur. Ancak yıl sonunda bunların geliri hesaplanır. Elde edilen gelir 85 gr altın değerindeyse %2,5 oranında zekat verilir. Bir adamın iki yüz katırı varmış. İmam Caferi Sadık’a gelip katırlarında zekat olup olmadığını sormuş İmam Caferi Sadık “Senin katırlarının kendisinde zekat yoktur. Ancak gelirinde zekat vardır” demiştir. Asrımızda yaşayan bazı alimler bunlarda zekatın olduğunu söylemişlerse de, cumhur bu fetvaya itibar etmemişlerdir. Bir kişiye ait olan daire, ev, bahçe, kiraya verilen arazinin hiçbirinin kendisinde zekat yoktur. Ancak kiraya verilen ev, arsa, bahçenin kirasından yıl sonu geldiğinde elde edilen gelir 85 gr. altın değerinde bir mala ulaşırsa %2,5 oranında miladi takvime göre %2,58 oranında zekat çıkarılır. Ancak emlakçı ve galericiler iki şekilde zekat verebilir. Şöyle ki bir insan arsa, tarla, ev, araba, otobüs veya tır alım-satımıyla meşgul oluyorsa, diğer tüccarlar gibi yıl sonu geldiğinde satmadığı mala yatırdığı ana sermayeden hesaplayarak zekat verebilir ya da ister beş ay, ister bir yıl, ister beş yıl sonra satsın, sattığı andan itibaren tek seferde zekat verir. Bu mal bir haftada da bir yılda da el değiştirsin tek seferliğine zekat verilir bu hususta yılın geçmesi ne itibar yoktur. Borca verilen ve parası tahsil edilmeyen malların zekatı? Borçlar çeşit çeşittir. Bazı borçların tahsil edilme zamanı bellidir. Bazı borçlar ölü mal dediğimiz ne zaman ödeneceği belli olmayan borçtur. Bunların zekatı nasıl verilmelidir? Bu konumda ola kişiler iki şekilde zekat verebilir. Borcun ödeneceğinden emin ise verdiği malın zekatını verebilir. Borcun ödenmesinden endişe duyuyorsa borç geldiği zaman zekatını çıkarır. Sabit iş yerlerinde ve içerisinde bulunan mallarda zekat var mıdır? Bütün islam alimlerinin ittifakıyla bir mal büyümeye kabil ise ve nisaba da ulaşırsa zekat vardır. Buna göre fabrikalar, sabit iş yerleri, dükkanların değeri ne kadar olursa olsun bunlarda zekat vacip değildir. Çünkü bunlar üretimin araçlarıdırlar. Günümüzün teknik ve teknoloji aletlerinin de değeri tıp cihazları, fabrika aletleri gibi trilyonları aşsa dahi ne kadar çok olursa olsun eskiden kullanılan silahlar, alimlerin kitapları, sanatkarların aletleri ile aynıdır. Onlarda zekat olmadığı gibi bunlarda da zekat yoktur. Ancak yıl sonunda elde edilen gelirden zekat verilir. Bir kimse yıl dolmadan zekatını verebilir mi? Gıda, giyim, para, ticaret eşyasından nisaba ulaşmış ve üzerinden yıl geçmemiş malların zekatını vakti gelmeden önce vermek bütün mezheplere göre caizdir. Buhari, Müslim, Tirmizi ve Nesai’nin Ebu Hureyre’den rivayet ettikleri bir hadiste Resulullah amcası Abbas’a vakti gelmeden önce zekat vermesine izin vermiştir. Dolayısıyla bir esnaf, bakkaliye gıda maddesi üzerinden yıl geçmese bile, giyim üzerinden yıl geçmese bile, ihtiyaç durumunda vakti dolmadan önce zekat vermişse, onu zekat zamanı geldiğinde malından düşürür. Bu konuda Malikiler muhalefet ederek zekat vermenin vakti namaz vakti gibidir. Nasıl ki vakti girmeden namaz kılmak caiz değilse vakti dolmadan zekat vermekte caiz değildir demişlerdir. Bu görüşün Peygamberin Hz. Abbas’a verdiği izinle çeliştiği açıkça görülmektedir. Dolayısıyla Hz.Peygamber’in Hz.Abbas’a söylediği şekilde amel etmemiz gerekir. Vergi zekatın yerine geçer mi geçmez mi? Verginin hangi çeşidi olursa olsun farz olan zekatın yerine asla ve asla geçmez. Yönetimi ister İslami hükümlerle amel etsin veya etmesin vergi verip zekattan sayılırsa zekat farizası kişinin üzerinden kalkmaz. Çünkü zekat fakirler içindir. Allah’ın onlara vermiş olduğu bu hakkı başka isimler adı altında engellemeye kimsenin hakkı yoktur. Fitre ne zaman ve nerde vaciptir? Vakti girmeden önce verilebilir mi? Fitrenin vacip olduğu buğday, arpa, üzümün karşılığında para vermek caiz midir? Fitre veren kişi nerde olursa olsun, tercih edilen görüşe göre bayram gecesinin güneşi battıktan sonra fitre vermek vacip olur. Vücup vakti girmeden öncede kişi vacip olan fitreyi verilebilir. Arpa , buğday, üzümün değeri de verilebilir. Günümüzde fakirler için para verme daha faydalı, daha yararlı ve daha iyidir. Paranın verilmesi fakirin faydasına olduğu için para vermek en güzelidir. Günümüzde buğday, arpa, üzüm ve hurmanın değerleri aynı değildir. Herkesin kendi gelirine en uygun olanı neyse onun değeri üzerinden vermesi daha iyidir. Bunlar dışında bir kişi süt, peynir, yağ, zeytin, hububatlar, kavun, karpuz gibi gıda maddeleri üzerinden de fitre verebilirler. Hububatların 3 kilodan az olmaması, diğerlerinin de 3 kiloluk hububatın değerinden az olmaması gerekir. Fitreyi kendi oturduğu yerde fitreye ihtiyaç duyan kimse yoksa, başka bir yerde fakir olan yakını veya daha muhtaç biri varsa zekatın nakli gibi fitreyi oraya nakletmesinde bir sakınca yoktur.
DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
BAKAN PAKDEMİRLİ'DEN ELAZIĞ'A MÜJDE!
BAKAN PAKDEMİRLİ'DEN ELAZIĞ'A MÜJDE!
“Tarım bana göre savunma sanayisinden de önemli
“Tarım bana göre savunma sanayisinden de önemli"