Advert
“DAVAM”
Nevzat ÜLGER

“DAVAM”

Bu içerik 1229 kez okundu.

“DAVAM” eski Başbakanlarımızdan Merhum Prof. Dr. Necmeddin Erbakan’ın siyasi mücadelesi ile bazı siyasi cereyan ve olayları anlattığı kitabının adı.

      Merhum Erbakan’a soruyorlar; “Bütün okulları birincilikle bitirmişsiniz. Deha seviyesinde bir beyne sahipsiniz. Bilim dünyasında büyük buluşlara imza atmışsınız. Bir bilim adamı olarak kalıp, ilmi buluşlara imza atsaydınız, insanlığa böyle hizmet etseydiniz daha iyi olmaz mıydı?”

      Merhum Erbakan soruyu cevaplarken çok calibi dikkat bir cevap veriyor: “Bir üniversitede profesör olabilirsiniz, Nobel ödülleri de alabilirsiniz ama ülkenizin insanı bugün olduğu gibi açsa, sefalet ve zorluk içerisindeyse, dünyada 300 bin çocuk yoksulluk içinde açlıktan ölüyorsa, sizin Nobel ödülleriniz ne işe yarar?”  Zaten Erbakan Hoca için hayat, iman ve cihattır.

      Eski Başbakanlardan Merhum Prof.Dr. Necmeddin Erbakan’ın kendi anlatımı ile daha çok siyasi hayatı “DAVAM” adı altında kitaplaştırılmış. Kitabın ilk baskısı Kasım 2013 tarihli. İkinci ve üçüncü baskısı ise Ocak 2014 tarihli. Kitabın yayın editörü Mustafa Yılmaz. Kitap Milli Gazete Ankara Kitap Kulübü tarafından hazırlanmış ve 280 sahife.

      “Ben bu mücadeleyi ikbal, makam, şöhret veya seçimlerde bana oy versinler diye yapmadım. Ne yaptıysam Allah rızası için yaptım.” diyerek tamamladığı kitab, özellikle Siyonizmin varlık nedeni, yapısı, işleyişi ve etkilerinin anlatıldığı kısımların da  bulunduğu toplam 12 bölümden oluşuyor.

      Sonun başlangıcını yer aldığı giriş bölümünden sonra Yaratılış ve İnsan, İslam Davamız, Dünyayı Yöneten Güçler, İslam Birliği Davamız, Kıbrıs Davamız, Medeniyet Davamız, Maarif Davamız,  Sanayi Davamız, Adil Düzen Davamız, Son Söz ve albüm bölümlerinden oluşan kitap okuyucuya önemli bilgiler veriyor. Kitabı okurken yalnız yakın tarih siyasi hayatını değil, yeni Dünya Düzenine dair de çok bilgiler alabiliyorsunuz.

      İslam-Batı diyalogu ve özlenen dünyanın kurulması için atılması gereken temel adımları sıralarken, bir kısım insanın “hayır mutluluk yalnız bizim hakkımızdır” itirazına karşı Merhum Erbakan Hoca “Kuvveti hak kaynağı sayanlar, sözden anlamazlar. Onların zulümlerini engelleyecek bir yaptırım gücüne sahip olmamız lazım.” demektedir.

      İnsanı hayvandan ayıran ve faziletli kılan bazı özellikler vardır. Bunlar:

      Doğru ile yanlışı ayırma; bu meziyetten “ilimler” doğmuştur.

      Faydalı ile zararlıyı ayırma; bu meziyetten “ekonomi” doğmuştur.

      Adalet ile zulmü ayırma; bu meziyetten “siyaset ve hukuk” doğmuştur.

      Güzel ile çirkini, iyi ile kötüyü ayırma; bu meziyetten de “ahlak ve sanat” doğmuştur.

      Bu dört şeyi idrak edip ayıramayan, yanlıştan, kötüden, zararlıdan ve zulümden yana olanlar, gerçekte değil görünüşte insandır. İnsana yaratıcı tarafından verilen “irade-i cüziye” en önemli meziyetlerden biridir ve bu durum imtihanı gerekli kılar.

      Merhum Erbakan bir hatırasını paylaşıyor okuyucu ile: “Kırgızistan’a gitmiştik. 100 tane iş adamı da vardı yanımızda. Kırgızistan Cumhurbaşkanı ile dört saat görüştük. Dedi ki: “ben iktisat profesörüyüm. Eskiden komünizmi methediyor, kapitalizme küfrediyordum. Şimdi komünizm ortadan kalktı. Şimdi kapitalizmi ben uyguluyorum ve utanıyorum, dostlarımın yüzüne bakamıyorum. “Yahu dün küfrettiğin sistemi bu gün nasıl uyguluyorsun? Hiç utanmıyor musun? diyecekler diye düşünüyorum. Ne yapacağımı bilemiyorum.” Kendilerine bunun bir doğrusu var dedik ve dört saat anlattık. O yanındaki kişilere dedi ki “Erbakan benim şeref misafirimdir. Kendisini Balasagun’a götürün, Yusuf Has Hacibi, Kutatgu Bilig’i yerinde görsün.” Balasagun’a gittik. Balasagun; İpek Yolu üzerinde, Himalayalar’ı çıkarken bütün kervanların kendilerini yeniledikleri tarihi bir şehir. Orda bir camiye gittik. Bir tek altın yaldızlı minare, bir kubbe ile bir de mihrap var. Ecdada hürmeten “gelin bu minarede bir ezan okuyalım, ikindi namazını da burada kılalım” dedik. Kıldık. Namazdan sonra bir baktık arkada 90 yaşlarında bir Kırgız ağlıyor. Niçin ağladığını sorduk. “Ben ağlamayayım da kimler ağlasın. Ben 96 yaşımdayım. 7-11 yaş arasında bir tek namazımı bile kaçırmadım ve hafızdım. Bu komünizm belası geldi hafızlığımı da unuttum, namazı nasıl kılacağımı da. Keşke unutmasaydım da sizin cemaatinize katılsaydım” dedi.

      Ne kadar acı! Adam İslam için ağlıyor fakat İslam nedir bilmiyor. Acaba biz de öyle miyiz?”

      “DAVAM” okunmaya değer bir hatırat, dünya sistemini iyi anlatan bir eser. Erbakan Hocamıza Allah rahmet eylesin.

 

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
AĞAR: TERÖR ÖRGÜTLERİNİ LANETLİYORUM
AĞAR: TERÖR ÖRGÜTLERİNİ LANETLİYORUM
CİP MESİRE ALANI İLGİ ODAĞI!
CİP MESİRE ALANI İLGİ ODAĞI!