Advert
DÜNYADA TERÖR VE SAVAŞ NEDEN DURMAZ?
Nevzat ÜLGER

DÜNYADA TERÖR VE SAVAŞ NEDEN DURMAZ?

Bu içerik 1476 kez okundu.

          İçinde bulunduğumuz 21. yüzyılda dünya bir önceki yüzyılın hareketlerini devam ettiriyor adeta. Yine kan, yine gözyaşı. İnsanlar hem savaşları hem de terör olaylarını televizyonlarda ve cep telefonlarında canlı olarak seyrediyor. Hatta dualar da sanal alemden yapılmaya başladı.

         Birinci Dünya savaşında paylaşılmasına karar verilen Osmanlı devleti aslında tüm İslam dünyası anlamına geliyordu. Osmanlı devletine maddeten dahil olmayan diğer İslam devletleri de esasen manen ve ruhen Osmanlı’nın uzantısı gibiydiler. Çünkü Osmanlı sultanları 1517 tarihinden itibaren aynı zamanda İslam halifesiydiler. Gerçi Osmanlı bu fenomeni 19. yüzyıldan itibaren siyasal bir etkinlik olarak kullanma gereğini duymuştur ama Müslümanların hep halifelerine bağlı kaldıklarının altını çizmek gerekir.

         Osmanlı devletinin pay edilmesini hedefleyen Sykes-Picot antlaşması daha 1917 sonlarında açığa vurulmuştur ama vahşi Batı bu emelinden vazgeçmediğini kabul görmemiş olan önce Sevr Antlaşması ile açığa vurmuş, başarılı olamayınca da bu emelini tatbik için hep Türkiye’nin zayıf zamanlarını, zayıf, gafil ve muhteris adamlarını takibe almıştır. Bu işi başarabilmek için de önce İslam Medeniyetinin kodları ile oynamış, sonra pusulasını değiştirmiş yerli işbirlikçileri eliyle bu uygulamayı yürürlüğe koymuştur.

         Bu gün İslam ülkelerinin sayısı 60 olmuş ama çoğunda fakirlik, yoksulluk, anarşi, terör ve kural dışı oluşumlar gizlenemez boyutlardadır. Ancak ciddi Müslümanlar da İslam’ın toplumsal yönünü öne çıkararak özlem duydukları hedefe doğru hızla ilerlemektedir.

      Evet savaş tamtamları Batı’nın elinden hiç düşmedi. Çünkü Batı’nın, tekniği kullanma biçimi hep savaşı zorunlu kılıyor. İşin bu noktasını iyi anlamak gerekir. Üretimi oldukça artan Batı’nın, bu üretimini eritmesi için savaşı zorunlu görmektedir. Batı’da sanayileşme hareketlerinin başladığı 18. yüzyılın ortalarından sonra dünyadaki savaşlara dikkat edin lütfen. Evet bir kısım liderlerde megalomani de var ama hep ülkelerinin hakimiyet ve üstünlüklerini ispat saadetinde savaşı tek çıkış yolu olarak görmüşlerdir.

         ABD üretim fazlasını, dikkat edersek 2. Dünya savaşından sonra, sanki karşılıksız bağış yapıyormuş gibi Marşhal ve Truman yardımları adı altında hem yardım ettiği ülkeleri kontrol altına almak için, hem de bu yolla üretim fazlalarını eritmek için verdi. Bunun sonucunda da savaş sonrası durgunluğa rağmen ABD’li iş adamları rahat nefes aldılar. Böylece savaş malzemesi imal eden iş yerleri çalıştı ve işsizlik rahatsız edecek bir boyuta gelmedi. Eğer bunu yapmamış olsaydı büyük kargaşaya sahne olurdu ABD. Böylece hem Avrupa tekrar eski gücüne kavuştu hem de 1929 benzeri krizler uzun bir süre ötelenmiş oldu. Bu uygulamadan sonra ABD ve Avrupa basını Marshal için; “20. yüzyılda yalnız Amerika’nın değil, bütün dünyanın gelişmesine sebep olan yirmi büyükten biridir” dediler.  Ancak diğer ülkelerde de gelişmeler başlayınca, artık Amerika'nın iç pazarlarında dahi birçok ülkenin malları satışa sunulmaya başladı.   Dile kolay 2015 sonu itibariyle dünya ticareti tutarı olan 80 trilyon dolarlık alışverişin 19,7 trilyon dolarını ABD yalnız başına kullanıyor.  Bu durumda bazı ülkeler kasıtlı olarak, bazı ülkelerde de zorunluluktan dolayı dolara karşı paralarını devalüe ederek kıymetlerini düşürdüler. Böylece ABD malları diğer ürünlerden pahalı kaldığı için de stoklar tekrar artmaya başladı. Ancak dünya hakimiyetini elinde bulunduran ABD bundan kurtulmak için iki seçeneği devreye soktu: Birincisi ham maddeye ambargo koyarak diğer ülkelerin üretimini ve istihdamını zora soktu. Petrolün 150 dolara kadar çıkması ile bazı yarı mamüllerin satışlarının yavaşlatılması bu türdendir. İkincisi de önceleri direkt sonraları da vekalet savaşlarını devreye sokarak ülkeleri hizaya getirmeye çalıştı ve bu uygulamaya devam ediyor. Fakat ABD artık eski etkinliğini sağlayamıyor, çünkü birçok ülkedeki beşeri sermaye ve teknolojik gelişme yadsınamıyor.  Görüldüğü gibi ABD için savaş çıkartmak, vekalet savaşlarını hazırlamak “milli” bir görevdir. Bu işi hızlandırmak için de kendi dışındaki ülkelerin vatandaşlarını kullanmaktadırlar.

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
AĞAR: TERÖR ÖRGÜTLERİNİ LANETLİYORUM
AĞAR: TERÖR ÖRGÜTLERİNİ LANETLİYORUM
CİP MESİRE ALANI İLGİ ODAĞI!
CİP MESİRE ALANI İLGİ ODAĞI!