Advert
ZİHİN DÜNYASINDA YENİDEN DİRİLİŞ
Nevzat ÜLGER

ZİHİN DÜNYASINDA YENİDEN DİRİLİŞ

Bu içerik 1987 kez okundu.

 Bu gün hem yurt dışından, hem de yurt içinden, sinelerindeki maneviyatı alınmış gayrı memnunlar ne kadar Batı’nın dümen suyunda gidiyorlarsa, buna mukabil Müslümanlar da artık ilimde, siyasette, sosyal hayatta ve iktisadi yaşayışta “aktif tevekkül” devrini yeniden başlatmışlardır. Müslümanların sesi hayatın her ünitesinde artık hissediliyor. Batı, uyanışın ileri boyutlara doğru hızla ivme kazandığını gördüğünden, İslam ülkeleri için “Ilımlı İslam” gibi bir kavramı empoze ediyor.

Nedir ılımlı İslam? Ilımlı İslam; gerçek İslam’ın hakimiyetini önlemek için kullanılan yön saptırıcı bir araçtır. Yani Ilımlı İslam, sahih İslam’ı alt edinceye kadar Batı’nın kendince kullandığı durdurucu ve yavaşlatıcı bir formülasyondur.

Batı dünya hâkimiyetini, her yerde kaba kuvvetle, bomba atarak filan sağlıyor demek mümkün mü? O bomba attığı yerlerde acil tehdit gördüğü için bombayı atıyor. Atmadığı birçok yer var, başta kendi coğrafyası. Bu adamlar kendi coğrafyasında ne yapıyor? İnsanları eğitiyorlar; doğrusu, iyisi budur diye, işte “bilime inanacaksın, demokrasiyle yönetileceksin” diyorlar. Batı ideolojisinin özeti budur. Bu nerede iş görüyor? Doğu’da da, Batı’da da halâ iş görüyor, ama Müslüman dünyasında artık Batı eskisi kadar rağbet görmediği gibi, Cumhurbaşkanının devamlı bilgilendirici açıklamaları sonucunda BM, NATO, IMF, Dünya Bankası ve UNESKO gibi kuruluşların esas kuruluş amaçlarını insanlar daha yakından tanıma imkanı buldular ve her geçen gün Batı Müslümanların indinde iyi gözle görülmüyor. Ne zamandır görmüyor? Müslüman Dünyası’nda başka bir gelişme, yeniden diriliş hareketi olduğundan beri bu propaganda fazla işe yaramıyor. “Müslüman dünyasındaki canlılığın motor gücü İslam dinidir/İslâmcılıktır”.

Evet, Müslüman dünyasında bir şeyler oluyor! Bu dünya artık eskisi gibi değil. Az da olsa, bir dinamizm var. Bunun nedeni ne? Batı kopyası Sağcı veya Solcu yönetimler mi? Hayır. Peki, Batı’nın şu an ‘potansiyel rakip’ olarak gördüğü Müslüman dünyasında olup biten nedir? Yüzeysel bir bakışla baktığınızda, durum hiç de iyi değil. Ne var? Bombalar patlıyor sürekli. Peki, bu gerçekten kötü durumda olduğumuzu mu gösteriyor? Hayır. Çünkü mesela başka bir coğrafyada niye patlamıyor bu bombalar? Orada bir ‘canlılık’ veya ‘tehdit’ yok da ondan! Orada meseleyi halletmişler! Doğru bakış budur. Bir yerde bombaların patlaması her zaman kötü bir şey olduğu anlamına gelmez! Batı, Müslüman Dünyası’na niye bomba atıyor? Burada birileri ‘bir şey’ istiyor ve istedikleri bu şey Batı’nın işine gelmiyor, bunu tehdit olarak görüyor. Fakat başka coğrafyalarda isteyen de yok! Şimdi ajitatif bir şekilde soruyorum: Hiç isteğin olmadığı yere bombaların atılmaması mı iyi bir şeydir, isteyenlerin çok olduğu, yani düzeni değiştirerek insan merkezli bir sistem isteyenlerin olduğu yere bomba atılması mı iyidir? Nereden baktığınıza bağlı tabii ki! Bana göre ‘değişim’ isteyenler için bombaların atılması o kadar sorun olmaz, çünkü zaten o insanlar bir sorunu çözmek için o coğrafyalarda mücadele veriyorlar, öyle değil mi? Dolayısıyla meseleyi iyi analiz ettiğiniz zaman, ‘kötü’ gibi görünen şeyin bazen ‘ümit’ anlamına geldiğini de söyleyebilirsiniz. Netice itibariyle Müslümanlarda aktif tevekkül devri başlamıştır. Zaten Batı’yı rahatsız eden de bu değil mi?

Miladi üçüncü Milenyumu yaşadığımız günümüzde batının birinci elden sömürgecilikten küreselleşmeye geçişini görürken, İslam toplumlarının da siyasi, iktisadi ve uluslararası alanda önemli atılımlarına şahit olmaktayız.

Her türlü kalkınma hareketlerine rağmen hem Batı hem de Doğu henüz özgürlük problemini çözüme kavuşturamamıştır.  Gelirin adil dağılımını, sözlü, yazılı ve görsel hürriyet konusunu, hukuk ve insan hakları konusunu çözüme kavuşturamamıştır.  Kadın ve çocuk hakları konusunu, işsizlik ve açlık sorununu, uyuşturucu ile mücadele konusunu, eğitimsizlik sorununu çözüme kavuşturamamıştır. Etnik yapılara dayalı üstünlük iddiaları sorununu, ülkelerin birbirlerinin iç işlerine müdahale etmek için kullandıkları terörizm konusunu vs. çözüme kavuşturabilmiş değildir.

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X