Advert
DÜNYA DİRENİŞİ TÜRKİYE’DEN ÖĞRENDİ
Nevzat ÜLGER

DÜNYA DİRENİŞİ TÜRKİYE’DEN ÖĞRENDİ

Bu içerik 1207 kez okundu.

        Dünya barışa ve insanca bir yaşayışa muhtaçtır. Yine dünya adalet ve insanca bir kalkınmaya muhtaçtır. Şartlar ne kadar zor olursa olsun, millet güvendiği liderini bulduğu zaman onu dinlemekte hiç tereddüt etmediğini 15 Temmuz 2016 günü Türkiye’de gördü ve dünyaya önemli bir mesaj olarak sundu. Bu konuda Sudanlı Müslüman yazar ve aktivist Dr. Fatih Ali Hasaneyn, “Türk halkı evden çıkmadan önce abdest aldı ve meydanlarda Ya Allah Bismillah Allahu Ekber sloganları attı. Biz, Müslüman’ca direniş nasıl olur, Türklerden öğrendik” dedi.

         Bütün olumsuz şartlara rağmen Türkiye 21. yüzyıla iyi bir başlangıç yaptı. Alt yapısını oluşturmakta çok mahir davrandı. Duble yollar, modern hava alanları, boğazdan alt ve üst geçitler, Karadeniz’le Marmara denizi arasına kanal İstanbul adıyla yeni bir boğaz, yerli harp sanayi, yerli otomobil, hatırı sayılır oranda bilim ve düşünce adamı yetiştirmesi gibi uzun bir liste oluşturdu. Batı ise kendisine tek rakip gördüğü İslam Medeniyetini uykudan uyandırmadan geriletmek için, terör ve savaş çıkartıyor, finansal ayak oyunları yapıyor. Oysa bundan 30 yıl önceki Avrupa’yı, Rusya’yı ve Türkiye’yi görüp bu günle kıyas yapanlara göre; Avrupa’da son 30 yılda her hangi bir ilerlemeden bahsedilemeyeceği halde, Rusya ve Türkiye gibi ülkelerden bahsederken kıyası mümkün olmayan bir ilerleme ve kalkınmadan bahsediyorlar. Bu konuda bir iş adamımız anlatıyor:

         "Özal'la tüm dünyayı dolaştık. Çin'e de birlikte gitmiştik. 1986'da Moskova'ya bir kez daha geldik. Burada International Hotel'de üç iş adamı ile bir odada kaldığımızı hatırlıyorum. Aşağıda sadece tavuk kızartan bir yer vardı ve yiyeceği de uzun kuyruklar halinde oradan alıyorduk. Tüm bunları gördükten sonra Rusya'nın bugünkü hali inanılmaz. Avrupa'ya gittiğinizde 30 yıl önce nasılsa şimdi de pek fazla bir değişiklik göremezsiniz. Uçakta Özal iş adamları ile birebir sohbet ederdi. Ben de kendisine Rusya'da bir banka şubesi açmak istediğimi söyledim. O da Hazine Müsteşarını çağırdı ve izin verilmesini istedi. Böylece Rusya maceramız uçakta başlamış oldu" 

         Unutmamak gerekir ki, hem kalkınma ve gelişme hem de tahakküm sadece siyasi ve iktisadi değil, belki ondan da daha fazla kültüreldir. Batı sahip olduğu teknik ve iktisadi imkanlarla Doğu ülkelerinin merkezlerine yerleşerek kültürünü bu ülkelerin yöneticileri eliyle o ülkelerin insanlarına empoze etmişlerdir. Hatta bu ülkelerin çocuklarını eğitmek için kendi ülkelerine götürmüşler ve bu gençlerin çoğu ülkelerine Batı’nın birer distrübütörü olarak dönmüşlerdir. Yeniden bir ihya hareketi, yeniden bir diriliş, yaşanan dünyada yeniden söz sahibi olmak için kendi medeniyetimize dönmemiz şarttır ve bunun için de İslam Bilimi fenomenine yeniden sahip olmamız gerekir. Çünkü zaman ve mekan ile mekanda ikamet edenlerin inanç ve medeniyetleri dikkate alınmadan yapılacak iyileştirmeler beklenen ve umulan sonuçları vermez. Türkiye’nin 21. yüzyıla iyi bir başlangıç yapmasının temel motifi, dönemin yöneticilerinin bu zaman ve mekan fenomenini dikkate almış olmalarıdır. İslam’ın 15. yüzyılında bilim adamlarımız vardı ama onlara imkan sağlayacak devlet yöneticilerimiz yok denecek kadardı, ancak şimdi bu imkanlar çoğalmaya başladı.

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
AĞAR: TERÖR ÖRGÜTLERİNİ LANETLİYORUM
AĞAR: TERÖR ÖRGÜTLERİNİ LANETLİYORUM
CİP MESİRE ALANI İLGİ ODAĞI!
CİP MESİRE ALANI İLGİ ODAĞI!