Advert
KADİR GECESİ’NİN KUR’AN’DAKİ ANLATIMI VE ÖNEMİ
Halit POLAT

KADİR GECESİ’NİN KUR’AN’DAKİ ANLATIMI VE ÖNEMİ

Bu içerik 339 kez okundu.

Kur’an’ı Kerimin ne zaman indirildiği Kur’an’ın üç yerinde vurgulanmaktadır.

1)Kadir suresi

2)Duhan suresi (1-5)

3)Bakara suresi 185. ayet
“ Biz onu (Kur'ân) Kadir gecesinde indirdik.  Kadir gecesi bin aydan daha hayırlıdır. Melekler ve Ruh (Cebrail) o gece Rab'lerinin izniyle tüm emirleri yerine getirmek için inerler. O gece, fecrin doğuşuna  kadar süren bir selâmettir.” (Kadir 1-5)

Bu Sure-i Celile’de Kur’an’ın zikri ve faziletinin beyanı vardır. İnsanların durumunu bilen sultan ve azamet sahibi Allah tarafından indirilmesinin ve o gecenin büyüklüğünün, şerefinin zikri vardır. Şimdi surede geçen ayetleri açıklamaya çalışalım.

“Bizler bu kerem sahibi olan kitabı şeref sahibi olan bir gecede indirmeye başladık.” İnsanlar sıkıntıya düştükleri durumların açıklanmasına,  hem dünyevi hem de uhrevi kanunları açıklayacak kanunlara ihtiyaç duyarlar. Buna binaen Kur’an’ı Kerim ondan sonra yirmi üç sene süre zarfında olaylar nasıl cereyan etmişse ona göre parça parça indirilmiştir.

“Kadir gecesinin ne olduğunu sen nereden bileceksin?” Bu gecenin fazileti ve azameti henüz sana ulaşmamıştır. Bu ayeti kerimede o gecenin faziletinin Peygamberin ve alimlerin anlayamayacağı, sadece Allah’ın bileceği vurgulanmıştır.

“Kadir gecesi 1000 aydan daha da hayırlıdır.” Bu gece hidayet nurunun parladığı, beşeriyetin faydası için yeni olan bir kanunun başlangıç  gecesi olmuştur. Kıyamet gününe kadar tüm zaman ve mekanlarda insanlığın yararına olan ve semavi dinlerin sonuncusu olan dinin temel taşının konulması o gecede olmuştur. Bu gece onların putperestlik döneminde, şirkin karanlık döneminde geçirdikleri bin aydan daha hayırlıdır. Yine kadir gecesi, kadir gecesinin bulunmadığı bin aydan daha hayırlıdır. Resulullah’ın kalbi üzerinden kullarına rahmet olsun diye ilahi muarıfların parladığı bu gecenin şerefinden daha yüce bir şeref var mıdır? Onları müjdeleyen, doğru yola ileten, Kisra’nın zorbalığından, Kayser’in köleliğinden ve parçalanmaktan kurtarıp tek inanç haline getiren geceden daha şereflisi var mıdır? Bu ilahi kanunlar bu gece inmeye başladığından, Müslümanlar bu geceyi kendilerine bayram bilmelidirler.

“Melekler ve Ruh (Cebrail) o gece Rab'lerinin izniyle tüm emirleri yerine getirmek için inerler.” Bu gece Allah’ın emri ile Meleklerin ve Cebrail’in bir sonraki kadir gecesine kadar dünya işlerini düzenlemek için dünyaya indiği gecedir. Bu gece tamamen hayırla donanmıştır. Rahman’ın melekleri buna şahittir. Bu gecede Allah peygamber üzerindeki zorluğu kaldırmış ve irşad yolunu açmıştır.

“O gece, fecrin doğuşuna  kadar süren bir selâmettir.” Fecr atıncaya kadar yeryüzünde kötülük ve şer değil esenlik vardır.

“Hükmünde açık olan Kur’an’a yemin ederim ki bu Kur’an’ı mübarek gecede biz indirdik. Şüphesiz biz insanları kötülüklerden sakındıranız.” (Duhan 1-3)

 

Biz bu Kur’an’ı mübarek bir gecede indirdik. Şüphesiz biz insanlara (faydalarına ve zararlarına olan şeyleri) öğreteniz. Bu gecede Allah insanlara faydalı olan muhkem emirler ki değiştirilmesi, hükümlerinin tebdil edilmesi mümkün olmayan, dünya ve ahirette beşeriyetin hidayetine, salahına, mutluluğuna olan kanun ve nizamların indirilmesine başlanmıştır

Kadir gecesinin ramazan ayı içerisinde olduğuna dair yüce Allah Bakara suresinde “O ramazan ayı ki insanların hakka ve hidayete ulaşması için Kuran indirilmeye başlanmıştır.”(Bakara 185)

Rabbimiz Allah kendi büyük olan kudretine kasem ederek Kur’an’ın mübarek bir gecede indiğini söylüyor. Bu ayeti kerimelerin içeriğine baktığımızda mübarek olan ve bin aydan hayırlı olan kadir gecesi ramazan ayı içerisinde bulunmaktadır.

Tarihçilere göre Kur’an’ın indirilmeye başlandığı bu gece ramazan ayının on yedinci günü ve Cuma gecesinde olmuştur.

İslam Peygamberi de kadir gecesini ihya etmiştir. Bu husustaki bazı hadis-i şerifleri aktarmak istiyoruz.

Hz. Aişe diyor ki Peygamber Efendimiz “Ramazan ayının son on günü girdiğinde geceleri ihya ederdi ve uçkurunu bağlardı (hanımlarıyla ilişkiye girmezdi). Gecenin ihyası için ailesini de uyandırırdı.” (Buhari, Fadlu Leyleti'l-Kadir 5, Muslim, i'tikaf 8, (1175); Ebu Davud, Salat 318; (1376). Resulullah’tan kadir gecesini son on günde arayın, tek günlerde arayın şeklinde gelen rivayetler vardır. Bu nedenle alimler ramazan ayının 19, 21, 23, 25, 27 ve 29’uncu gecelerinin kadir gecesi olabileceğini söylemiştir.

İbn-i Abbas’tanşöyle rivayet edilmiştir: “Hz. Ömer peygamberin ileri gelen ashabını çağırdığında beni de çağırırdı. Büyükler konuşmayıncaya dek sen konuşma dedi ve şöyle devam etti: Sizler kadir gecesinin ne kadar mübarek bir gece olduğuna dair peygamberin neler söylediğini  biliyorsunuz. Onu son on günün tek gecelerinde arayın.”

Kur’an’ı Azimuşşan’da kadir gecesinin mübarek, kadrinin büyük, yeryüzünde şirkin ve küfrün yok olmaya başladığı, dünya insanı için yeni bir düzenin oluşmaya başladığı bir gece olduğu daha önce anlattığımız ayeti kerimelerde bahsedilmektedir. Allah bu gecenin mübarek olduğundan, kadir sahibi olduğundan bahsederken, Allah Resulü’de son on geceyi itikafta geçirerek Allah’ın mübarek dediği geceyi ihya etmiştir.

İslam peygamberi mazaret olmadıkça ramazan ayının son on gecesini itikafta geçirmiştir. Bakara suresinde de itikaf ile ilgili ayet vardır. Biz Müslümanlarda Peygamber Efendimiz’in bu sünnetine uyarak, bu geceyi ikamet ettiğimiz mahallelerde bulunan camilerde tekbir, tehlil, namaz kılmayla, dua etmeyle, Kur’an okumayla, tefsir okumayla, fıkıh okumayla, hadis okumayla, vaaz ve nasihat dinlemeyle itikafa girip sabahlara kadar camilerimizi bunlarla ihya ve imar etmemiz lazımdır.

Peygamber efendimiz ramazan ayının son on gününü itikafta geçirmesine rağmen toplumumuzda bu sünnetin terk edildiğini görmekteyiz. Çocuklarımız arasında itikaf adını bile duymayan vardır. Anne babaların kendileri bu ibadeti yapmalı ve çocuklarını da bu ibadete teşvik ederek bu ibadeti çocuklarına miras bırakmalıdırlar.

Toplumumuzda Ramazanın 27. gecesinin kesin olarak kadir gecesi olduğuna dair bir algı vardır ve bu algı hadislerde de görüldüğü gibi  doğru bir algı değildir. Kadir gecesinin ramazanın 27. gecesi oluşu rivayetlerden sadece biridir. Peygamber Efendimiz sahabeye kadir gecesini son on günde itikafa girmeyle aramalarını emretmiştir. Dolayısıyla 27. gece olabilir de olmayabilir de. Bize düşen son on günün tekli gecelerinin (19,21,23,25,27,29) tamamını ihya etmektir. Kur’an’ın mübarek ve mukaddes olarak anlattığı bu geceyi peygamberin, sahabenin, tabiinin ihya ettiği gibi bizim de ihya etmemiz gerekir. Ramazan ayının 27. Gecesinde cami minarelerinde sela sedalarının inletilmesi, namaz kılmayan insanların abdest alıp bir-iki saatliğine  camilere akın etmeleri, bir-iki saatliğine kendi dünyevi zevklerine mola vermeleri,  bir mevlid dinlemeye indirgeyip  üç-beş lokum dağıtmayla kadir gecesini ihya etmiş olma ve tüm günahlardan arınmış olma düşüncesinin İslam’la ve Peygamberin sünnetiyle uzaktan ve yakından alakası yoktur. Halkı bu gibi İslam’da olmayan adetlerden uzaklaştırıp, imamların bu son on gecede itikafa girmeleri, cemaatini ve mahalleliyi de bu ibadete teşvik etmeleri onların hakkı değil midir?

 Bu son on günde uykudan, istirahattan feragat edilmelidir. Geceler sabaha kadar namazla, oruçla, Kur’an’la, Müslümanlar için ve ümmetin içerisinde bulunduğu acı durumdan kurtulması için dua etmeyle geçirilmelidir. Üç-beş  lokum dağıtmayla, bir mevlid dinlemeyle, iki saat Camide durmayla kadir gecesi ihya edilmiş olmaz.

Kur’an’da ve Sünnette hakkında övgü olan tek sahih gece bu gecedir.

Kadir gecesinin kıymetini bilen ve peygamberin sünneti doğrultusunda ihya eden kullarından olmayı Cenabı Allah’tan niyaz ederim.

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Belediye Çarşısı’nda ‘kışlık’ bereketi!
Belediye Çarşısı’nda ‘kışlık’ bereketi!
Herkes müteahhit olamayacak!
Herkes müteahhit olamayacak!