Advert
ERDOĞAN’I NİÇİN İSTEMİYORLAR?
Nevzat ÜLGER

ERDOĞAN’I NİÇİN İSTEMİYORLAR?

Bu içerik 1918 kez okundu.

        Erdoğan’ı öncelikle şimdi adına üst akıl dedikleri G-10 içerisinde yer alan ülkelerin yöneticileri istemiyor. Bu anlaşılabilir bir şeydir de, peki bu ülkenin vatandaşı olduğunu söyleyen nüfusun % 15’i niçin istemiyor?

         G-10 devletlerinin yöneticileri istemiyor çünkü; “o, oyun kuranlara karşı oyun kuruculuğuna kalktı. En büyük kabahati (!) bu kadar mı?” Olur mu? Daha neler var var! Yani diyorlar ki “sen kim oluyorsun da Batılı ülkelerin tekelinde bulunan işleri yapıyorsun? Sizin paranıza ihtiyacım yok diyerek; otoyollar, hava alanları, boğazdan geçiş için devasa köprüler, boğaza “ikinci bir boğaz”, benim terör örgütlerimi korkutmak ve imha etmek, Ortadoğu haritasında yapacağım düzenlemelerimi engelleyerek emparyalizmin iştahını tıkıyorsun, yetmezmiş gibi İslam ülkelerindeki insanlara tekrar İslam’ın devlet nazariyesini hatırlatıyorsun. Biz bu insanlara “ılımlı İslam” anlayışını benimsetmişken, sen Müslümanların idarede, siyasette, uluslar arası siyasette, ilimde ve finans dünyasında görünmelerini nasıl sağlarsın?”

         Bu ülkede yaşayan insanlar için Batı’nın bu hareketi adeta bir dejavudur. Masonlar nasıl Jön Türkleri etkisi altına almışlarsa, bu gün de üst akıl denilen “uluslar arası güç” ılımlı İslam taraftarı bir muhteris grup vasıtasıyla 15 Temmuz 2016 günü bu ülkede darbe girişiminde bulundu. Hedefleri hurdahaş olmuş bir Türkiye meydana getirerek bir 100 yıl daha Batı’ya muhtaç hale getirmekteydi. Adına 28 Şubat darbesi denlen hareketi de aslında bu üst akıl, aynı gurubun rejisörlüğünde, kendilerine Kemalist adını veren bir topluluğa yaptırmıştı. Bu gün daha rahat bir şekilde anlaşılıyor ki, 28 Şubat darbesinin rejisörü olan gurup, her ihtilal kendi çocuğunu yer anlayışı ile Kemalist gurubu yemiş, onları adeta süründürmüştü. Ama çekirge devamlı sıçrayamıyor.

          Erdoğan Türkiye’nin tarihi geçmişini de iyi hesaplayarak, ülkenin jeopolitik durumunu da dikkate alarak; “Üzerinde yaşadığımız topraklar çok önemli. Bu topraklar üzerinde güçlenmemizi ve bölgemizde söz sahibi olmamızı istemiyorlar” dedi. Hükümet başkanları vasıtasıyla da; “Ey ABD, yönünü ve tarafını belirle, bizimle mi yoksa terör örgütleriyle mi berabersin?” Elbette bu sözler başta ABD olmak üzere Batı ülkelerini rahatsız ediyordu.

         Zaten Erdoğan’a yapılan darbe girişimi yalnız 15 Temmuz değildi. “Balyoz”, “Ergenekon”, “Ayışığı”, “27 Nisan e-muhtırası”, “AK Parti’yi kapatma davası”, “7 Şubat operasyonu”, “Gezi olayları”, “17-25 aralık 2013 operasyonu” hep darbe girişimiydi aslında. Bu işlere kılıf bulmak için şahsiyetli dış politakaya az mı eksen kayması dediler. “One minut” çıkışından Batı kadar yerli “gavur sevenler” ne de çok rahatsız olup, Batı’ya ne kadar müdahale çağrısı yapmışlardı.

         Yaşayışı mütevazi, taziyelerde aşr-i şerif okuyan, yer minderinde oturmaya alışkın, buna karşı “insanı yaşat ki devlet yaşasın” diyerek insanımıza değerli olduğunu, şekli ne olursa olsun köle olmadığını söyleyen böyle bir lideri dünya sevmiyor ama ona saygı duyarak takdir ediyor. Peki içerdeki Abdullah Cevdetler, İçteki bu ülkenin vatandaşı görülen kriptoları iyi tanıyalım.

        R. Tayyip Erdoğan’ı anlamak çok şeyi anlamak demektir.

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X