Advert
NİÇİN DARBE?
Nevzat ÜLGER

NİÇİN DARBE?

Bu içerik 1843 kez okundu.

          2002 yılında yapılan seçimler sonucunda AK Parti iktidara gelmiştir. Niçin ve nasıl sorusu önemli. Çünkü o dönemde devlet partisi olmayan bir oluşum olarak toplumun karşısına çıktı ve topluma değişim vaat etti. Seçimlerden sonra da vaatlerinin önemli bir kısmını gerçekleştirdi. Meslek liseleri ile genel liseler arasındaki eşitsizlikleri kaldırdı. Okullarda ve devlet dairelerinde başörtüsü serbest bırakıldı. Fert başına gelir 3.000 dolardan 10.000 dolara çıkarken, adil gelir dağılımı adına asgari ücret ilk defa % 30 artırıldı. Bütün hastaneler toplumun her kesimine serbest hale getirildi. İhracat 150 milyar doların üzerine çıkarken, dünyadaki 195 ülkenin hepsiyle de temas kuruldu. Ordunun ihtiyacı olan malzemenin üretimine yönelik sanayi gözle görülür hale gelirken, bütün bu düzenlemelerin durdurulması adına birkaç defa dış destekli darbe girişimleri yapıldı. Dar gelirlilere düşük ödemeli konut yapımı için TOKİ devreye alındı. KOBİ’ler ciddi anlamda desteklendi. Tablo uzun.

         3 Kasım 2002 seçimlerinde iktidara gelen hükümet, kuruluşundan bu tarihe kadar yapılan bütün olumsuzlukları temizleyerek, İmam Hatip Okullarını ve diğer meslek liselerini genel liselerle eşit duruma getirmiştir.  İmam-Hatip mezunları edebiyatta, sanatta, sporda, siyasette ve bilimde son derece önemli ve kalıcı eserler vermişlerdir.

         İmam Hatiplerin gözle görülmeyen ama belki de en önemli olan hizmetleri cümlesinden olarak memleketimize yeni fikirlerin gelmesine, yeni bakış açılarının doğmasına sebep olmalarını göstermek yerinde olur kanaatindeyim. Medeniyet oluşturmada dinin esas faktör olduğu gözden uzak tutulmamalıdır.

         Bütün bunların ardından 15 Temmuz 2016 tarihinde yapılan başarısız darbe girişimini de birkaç noktadan mercek altına almak gerekir. Öncelikle yapılan alt yapı düzenlemelerinin ardından “IMF ile borç-alacak ilişkimizi kesiyoruz” cümlesi Batı için sersemletici bir darbe oldu. Çünkü bizim ülkemiz için IMF esas itibari ile 1881 yılında kurulan “Düyunu Umumiye” teşkilatının bir devamıydı.

         Batı borç vererek faiz yoluyla sömüremediği ülkeleri sevmez. Kaldı ki; “Dünya beşten büyüktür” cümlesi de Batı’nın megalomanisine çok büyük zarar veriyordu. Tabi adeta bir tabu olan İsrail Cumhurbaşkanı’na Türkiye Başbakanının canlı yayında gizlenmesi mümkün olmayan hakereti de Batı için hazmedilemezdi. Nitekim Batı intikam almak ve tekrar kendi yörüngelerine oturtulması için, Türkiye’de dini refaranslı olduğu imajı toplumda kabul gören bir cemaat eliyle darbe girişiminde bulundu.

         Elbette Batı için esas darbe nedeni R. Tayyip Erdoğan’ın yerli ve milli olmasıdır. Bu nokta Batı için diğer nedenleri oluşturan esas sebeptir.

         15 Temmuz darbesi ile 1908 darbesi diğer darbelerden farklı olarak rejim değişikliği adına değil, Batı adına ülkeyi parçalama hareketleri olarak tarihe geçtiler.

         Bütün engellemelere rağmen bu ülke kalkınma ve gelişmesini tamamlayacaktır elbette. 2050 yılında dünyanın ilk beş ülkesinden birinin Türkiye olacağını tahmin etmek için içteki gelişmelere ve dünyadaki değişmelere dikkatli bakmak yeterlidir.

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X