Advert
ALLAH (C.C.) BİZE YETER
Habib KARAÇORLU

ALLAH (C.C.) BİZE YETER

Bu içerik 312 kez okundu.

          İslam âlemi olarak sevinçle idrak ettiğimiz Kurban Bayramını geride bırakırken ülke ve dünya gündemindeki Müslümanların aleyhine cereyan eden olaylarla da üzülmeye devam etmekteyiz. Bayram süresince Emperyalist şer güçlerin maşası olan terör şebekeleri yine kan dökmeye ve cinayet işlemeye devam etti. Bayramın daha ilk gününde Van’da bir araçla yapılan bombalı saldırıda elli üç kişi yaralandı. Bunu yapanların bırakın Müslümanlıkla,  insanlıkla dahi zerre kadar alakaları olamaz. Yaralananlar içerisinde her yaştan ve her kesimden insanlar var. Onların ne suçu vardı acaba? Bayramın üçüncü günü Şemdinli’de evinin önünde kahpece katledilen Ahmet Budak’ın suçu neydi peki? Seçimlerde başka bir partiden milletvekili adayı olmak,  bölücü terör örgütünün partisine destek vermemek suç muydu? Eğer öyleyse vatanı bölmek için mücadele veren bu şer odaklarının dillerine pelesenk ettiği barış, kardeşlik ve demokrasi kavramları gerçek yüzlerini gizlemek için kullandıkları birer maske değilse nedir?

I.Dünya savaşı sonunda mağlup sayılan Osmanlı Devletinin topraklarını parçalayan İngilizlerin ikram ettiği Filistin bölgesinde terör ve şiddeti kullanarak bir devlet kuran Siyonist güçler yaklaşık bir asırdan beri İslam dünyasının sırtına saplanan zehirli bir hançer gibi durmakta ve zarar vermekte. Nihai hedefi “Arz-ı Mev’ud” yani Nil ve Fırat nehirleri arasındaki coğrafyada Tevrat’ta va’dedilmiş Büyük İsrail Devletini kurmak olan bu ırkçı emperyalistler amaçlarına ulaşmak için yüzbinlerce masumun kanını döktüler ve dökmeye devam edecekler. Ülkemizde yaklaşık elli yıldan beri devam eden anarşi ve terör olaylarının arkasındaki emperyalist güçler hep bu dava için çalıştılar ve çalışmaya devam ediyorlar.

Sovyetler Birliğinin dağılması ile “Yeni Dünya Düzeni” adı altında kendini Dünyanın jandarması ilan eden ABD,  Siyonist projelerin hayat geçirilmesi için var gücüyle gayret etmekte, Afganistan, Irak ve Suriye’de binlerce Müslüman’ı gözünü kırpmadan katletmeye devam etmektedir. Peki,  ABD bu gücünü nerden almaktadır? Çok büyük ve güçlü bir ordusu olduğundan mı? Büyük bir ekonomisi ve güçlü bir para birimi var, onun için mi? Yoksa arkasında İngiltere, Almanya, Fransa ve diğer Avrupa ülkeleri var, onlara mı güveniyor? Hayır,  hiç biri.  ABD ordusu işgal ettiği Afganistan ve Irak topraklarından çok büyük kayıplar vererek çekilmek zorunda kaldı. Zaten daha önce de Vietnam ve diğer işgal ettiği yerlerde önemli mağlubiyetleri tatmıştı. Ekonomik ve parasal güce gelince, 2008 küresel krizinden beri Amerikan ekonomisi batmamak için çırpınıp durmakta, ilan edilmemiş bir iflası yaşamakta. Sürekli borçlanarak ayakta kalmaya çalışan ABD ekonomisi bakalım bu durumu nereye kadar sürdürebilecek? Yandaşlarının verdiği güce gelince: buna da güzel bir atasözümüzle cevap verelim, “kelin merhemi olsa kendi başına sürer.” Her biri tıpkı ABD gibi borç batağı içerisinde kıvranan AB üyesi ülkeler dağılmanın eşiğine gelmiş vaziyette. Bin civarındaki Suriyeli göçmeni ülkesine kabul etmemek için referanduma giden Macaristan’ın durumu her şeyi çok güzel anlatıyor. AB yakın bir zamanda bizi üyeliğe de kabul edemeden dağılıp gidecek.

Siyonist küresel patronların kıskacındaki Batılı emperyalist güçler o halde gücünü nereden alıyor? Onların aslında çok büyütülecek fazla bir güçleri yok.  Onların güçleri biz Müslümanların zihinlerini kirletmiş bilgilerden ve kalplerimizdeki yersiz korkulardan kaynaklanmakta. Aydınımız oturup kitap yazmış: “Kulluk Bilinci” diye. Anlatıyorsun kendine; “Müslümanlar birlik olmalı, Emperyalistlerle mücadele edilmeli, cihad emrine uyulmadan bu işler düzelmez” diye. Verdiği cevap çok manidar: “İyi de Amerika çok güçlü.” Aydınımızdaki şuur seviyesine bak. Zavallı çoktan Batıya teslim olup, gücüne tapmış haberi yok, bir de oturup millete Kur’an şuuru vermeye çalışıyor. İşte Emperyalizm gücünü bu sessiz sedasız dünyevileştirilmiş olan şuursuz Müslümanlardan alıyor.

 Adamlar oturup İslam’ı inceliyor. İslam akaidini ve ibadetini didik didik ediyor, Müslümanları hangi noktalardan aldatıp kullanabiliriz diye. Müslümanları birbirine düşürmek için Şia ve Vehhabilik  bulunmaz bir fırsat. Bir de bunların yanına FETÖ ve Irak’taki Kesnizani gibi cemaatler eklendiğinde işleri daha da kolay oluyor. Yıllarca ülkemizdeki saf Müslümanları kullanarak Emperyalistler lehine çalışmalar yapan FETÖ’nün benzerini Irak’ta kuran Batılı şer güçler aynı şekilde Irak istihbaratını ve ordunun komuta kademesini ele geçirip savaşmadan Irak’ı teslim aldılar. Saddam’ın karısını dahi kendilerine bağlayan bu tarikat halen Irak’ta fitne ve fesada devam ediyor.

Düşman açık, amacı da belli. Bütün bu olup bitenlerden ülkemiz aydın ve yöneticilerinin haberi yok diyemiyoruz. Bizim bildiklerimizin çok fazlasını bildiklerinden eminim. Ancak ortaya çıkıp bunu açıkça söyleyecek Erbakan Hoca gibi meclis kürsüsünden aslanlar gibi: “Bana ne Amerika’dan, bana ne Amerika’dan” diye haykıracak cesur kahramanları bekliyoruz. Yıllarca bölücü terör örgütüne destek veren “Çekiç güç” diye adlandırılan düşman güçlerini topraklarımızdan atan Hocamız gibi kararlı ve cesur siyasetçileri arıyoruz. Dost ve müttefik aldatmacaları ile yerleştiği İncirlik üssünden PYD eliyle PKK’ya silah gönderen ve bu şekilde yüzlerce Mehmetçiğin şehit edilmesine sebep olan ABD ve müttefiklerine ne zaman dur denilecek, dört gözle bekliyoruz.

Müslümanlık demek teslim olmak demektir. Bu kuru kuruya sözle ispatlanacak bir şey değildir. Müslüman Allah (C.C.)’a ve Resulü (S.A.V.)’e teslim olmuş kimse demektir. Müslüman tüm işlerinde Allah (C.C.) ve Resulü (S.A.V.)’in buyurduğu yoldan gidendir. Kaderde ne varsa o olacaktır. Hazreti Peygamber (S.A.V.): “Kadere iman eden kederden emin olur.” Diye buyuruyor. Rabbimiz Cenab-ı Allah (C.C.) Zümer Suresi 36. Ayette: “ Allah kuluna kâfi değil midir? Seni O'ndan başkalarıyla korkutuyorlar. Allah, kimi saptırırsa artık onun yolunu doğrultacak biri yoktur.” Diye buyurmaktadır. O halde Bizim korkacağımız tek merci inandığımız Âlemlerin Rabbi Allah (C.C.)’tır. Hayırda şer de onun elindedir. Şimdi kaderi ve onunla ilgili itikat esaslarını inkâr edenlerin nereye hizmet ettiğini daha iyi anlamışsınızdır zannediyorum. Biz yüzyıldan beri Siyonist İsrail ile mücadele eden, aç ve susuz kalmalarına, tepelerine bombalar yağmasına rağmen Allah (C.C.)’a tevekkül ederek: “Hasbunallahi ve ni’mel-vekil” diyen Filistinli kardeşlerimiz gibi sesleniyoruz: “Allah (C.C.) bize yeter. O ne güzel vekildir!”

 

            

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Vali Kaldırım’dan Mevlid Kandili mesajı
Vali Kaldırım’dan Mevlid Kandili mesajı
Ters lale tohumları toprakla buluştu
Ters lale tohumları toprakla buluştu