Advert
İMAM RABBANİ DİYOR Kİ
Nevzat ÜLGER

İMAM RABBANİ DİYOR Kİ

Bu içerik 1938 kez okundu.

          İmam Rabbani bir tek sünnetten dahi yüz çevirmeksizin Hz. Peygamberin sadık bir izleyicisi olarak yaşamıştır denilmektedir. O, devlet ricaline karşı eğilmeyi kabul etmemiştir.

          Tasavvufta en büyüklerden kabul edilen İmam Rabbani (Ahmet Faruk Sirhindi)’den bazı seçmelerle bir demet yapalım. Bu seçmeler toplumda yaşayan her Müslüman’ı belki her insanı ilgilendirir.

         -Bid’at sünnetin uygulamasını engeller.

         -İslam mükemmeldir, iyi anlaşılırsa bid’at olmaz.

         -Sufiler doğru yolda iseler, şeyhlerini değil sünneti takip etsinler. Şeyhimiz de zaten sünnet üzeredir sözünü terk etsinler.

         -Nakşiler ilhamlara şeriatın altında yer verirler. “Fass”ları “nass”lara tercih etmezler.

         - Dini, fıkha tabi olmuş sufiler pırlanta tüccarları gibidir, daha az çalışırlar, daha çok kazanırlar.

         -Allah hiçbir şeyle ittihad etmez. Allah Allah’dır, alem de alemdir. “Heme ost değil, heme ezost.”

         -Kişisel keşif, başkalarına hüccet olamaz.

         -Hiçbir yorum kur’an’a ve sünnete aykırı olamaz. Yorumlar suni geleneğe uygun değilse terk edilmelidir.

         -Şeyhin sarığı veya silsilesi gerçek sufi için çok şey ifade etmezler.

         -Gerçek murakabe Allah’a ve ilkelerine boyun eğmekle olur.

         “Gerçek sufi şeriata, sahte sufi vehimlere bağlıdır.

         -Bir insanın arkadaşlığı seni Allah’a yaklaştırıyorsa o insan iyidir.

         -Allahın sevgisini kazanmak için, Peygambere itaat gerekir.

         -Bütün peygamberler tek Allah’a iman etmeyi öğretmişlerdir.

          -Edebi gözetmek, zikirden üstündür. Edebi gözetmeyen Hakk'a kavuşamaz.
          -Zenginlerin, alçak gönüllü olması güzeldir. Fakirlerin ise onurlu olması lazımdır.
         -İnsana lazım olan önce Ehl-i sünnete uygun inanmak, sonra Allahü teâlânın emir ve yasaklarına uymak, daha sonra tasavvuf yolunda ilerlemektir.
         -Kâfirlere kıymet vermek, Müslümanlığı aşağılamak olur.
         -Malı zarardan korumanın ilacı, zekat vermektir.
         -Nefis bir kötülük deposudur. Kendini iyi sanarak Cehl-i mürekkeb olmuştur.
         Nefse, günahlardan kaçmak, ibadet yapmaktan daha güç gelir. Onun için günahtan kaçmak daha sevaptır.
         -Saadet, ömrü uzun ve ibadeti çok olanındır. Saadet-i  ebediyeye kavuşmak, peygamberlere uymağa bağlıdır.
         -Sünnet ile bid'at birbirinin zıddıdır. Birini yapınca öteki yok olur.

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X