Advert
DOĞRU DÜŞÜNMEK GÜZELDİR
Nevzat ÜLGER

DOĞRU DÜŞÜNMEK GÜZELDİR

Bu içerik 1735 kez okundu.

         “Doğunun çöküşteki hatası pek fazla düşünmemesidir, Batı ise bugün çökerken çok fazla düşünmekte, ama yanlış düşünmektedir.” Esas ihtiyacımız, miktarı ne kadar olursa olsun doğru düşünmektir. Doğru düşüncelerden, dünyaya doğru sistem sunumu mümkündür.

         İçinde bulunduğumuz 21. yüzyılda dünya bir önceki yüzyılın olumsuzluklarını devam ettiriyor adeta. Yine kan, yine gözyaşı. İnsanlar hem savaşları hem de terör olaylarını televizyonlarda ve cep telefonlarında canlı olarak seyrediyor. Hatta dualar ve yardımlar da sanal alemden yapılmaya başladı.

         Birinci Dünya savaşında paylaşılmasına karar verilen Osmanlı devleti aslında tüm İslam dünyası anlamına geliyordu. Osmanlı devletine maddeten dahil olmayan diğer İslam devletleri de esasen manen ve ruhen Osmanlı’nın uzantısı gibiydiler. Çünkü Osmanlı sultanları 1517 tarihinden itibaren aynı zamanda İslam halifesiydiler. Gerçi Osmanlı bu fenomeni 19. yüzyıldan itibaren siyasal bir etkinlik olarak kullanma gereğini duymuştur ama Müslümanların halifelerine hep bağlı kaldıklarının altını çizmek gerekir.

         Osmanlı devletinin pay edilmesini hedefleyen Sykes-Picot antlaşması daha 1917 sonlarında açığa vurulmuştur ama vahşi Batı bu emelinden vazgeçmediğini kabul görmemiş olan Sevr Antlaşması ile açığa vurmuş, başarılı olamayınca da bu emelini tatbik için hep Türkiye’nin zayıf zamanlarını, zayıf, gafil ve muhteris adamlarını takibe almıştır. Bu işi başarabilmek için önce İslam Medeniyetinin kodları ile oynamış, sonra pusulasını değiştirmiş yerli işbirlikçileri eliyle bu uygulamayı yürürlüğe koymuştur.

         Bu gün İslam ülkelerinin sayısı 60 olmuş ama çoğunda fakirlik, yoksulluk, anarşi, terör ve kural dışı oluşumlar gizlenemez boyutlardadır. Bu tablo vahşi Batı’nın saldırılarıyla oluşturulmuş ama ülke yöneticilerinin de bu olumsuzluklardaki payı hiçbir zaman % 50’nin altında değildir. Ancak ciddi Müslümanlar da üzerlerine düşen görevlerin farkında olarak İslam’ın toplumsal yönünü öne çıkararak özlem duydukları hedefe doğru hızla ilerlemektedir. Müslümanlar artık ilimde, siyasette ve idarede görünür olmuşlardır. “Kim bir kötülüğü eliyle, diliyle ve kalbiyle düzeltmeye çalışmazsa, o yaşayan bir ölüdür.”

              Evet savaş tamtamları Batı’nın elinden hiç düşmedi. Çünkü Batı’nın, tekniği kullanma biçimi hep savaşı zorunlu kılıyor. İşin bu noktasını iyi anlamak gerekir. Üretimi oldukça artan Batı’nın, bu üretimini eritmesi için savaşı zorunlu görmektedir. Batı’da sanayileşme hareketlerinin başladığı 18. yüzyılın ortalarından sonraki dünyadaki savaşlara dikkat edin lütfen. Evet bir kısım liderlerde megalomani de var ama hep ülkelerinin hakimiyet ve üstünlüklerini ispat saadetinde savaşı tek çıkış yolu olarak görmüşlerdir.

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
ÇIKIŞ MAÇIMIZ OLACAK
ÇIKIŞ MAÇIMIZ OLACAK
ÖZTÜRK: KART GÖREN CEZASINA KATLANIR
ÖZTÜRK: KART GÖREN CEZASINA KATLANIR