Advert
İKİ ÖNEMLİ ANEKTOD
Nevzat ÜLGER

İKİ ÖNEMLİ ANEKTOD

Bu içerik 1978 kez okundu.

         Türkiye’de olması gereken hamleleri engellemek adına, ülkenin bürokrasisine, sanatına, basınına, ticaretine ve siyasetine yerleştirilmiş, görünürde yerli, esasta Sabataist olan kadrolarla ilgili iki önemli anekdot alıyorum aşağıya. Anektod sahipleri ciddiye alınması gereken insanlar olup, konunun vehametini anlatmak için ayrıca izaha gerek yok.

  İsmet İnönü 1963 yılında bakanlar kurulunda bu gizli ajanlarla ilgili açıklama yapıyor: “Daha bağımsız ve şahsiyetli dış politika izlenmesini istiyorsunuz. Nasıl yapacağım ben bunu? Karar vereceğim ve işi teknisyenlerime havale edeceğim. Onlar etraflı çalışma yapacaklar, teklifler hazırlayacaklar. Yapabilirler mi bunu?

Hepsinin etrafında uzman denilen yabancılar dolu, iğfal etmeye çalışıyorlar, muvaffak olamazlarsa işi sürüncemede bıraktırmaya çalışıyorlar. O da olmazsa karşı tedbir alıyorlar. Bir görev veriyorum. Neticesi bana gelmeden Washington’un haberi oluyor. Sonucu memurumdan önce sefirimden öğreniyorum. Bana şimdiye kadar bunlar tarafından hazırlanmış derdimize deva bir rapor göstermediler. Hepsi yasak savma kabilinden şeyler. Ne yapıyorsak yine biz kendi elemanlarımızla yapıyoruz. Peki, bu binlerce adam, “avara kasnak” gibi dolaşmıyor. Elbette kendileri için önemli marifetleri var.

İstiklal harbinden sonra sulh anlaşmasında esas mücadele bu uzmanlar konusunda oldu. Bütün mücadele, idaremize tasallut yüzünden çıktı. Bir tek uzman vermek için büyük tavizler vermeye hazırdılar. Dayattık, biz onların niçin ısrar ettiklerini biliyorduk. Onlar bizim niçin inatla reddettiğimizi biliyorlardı. Böyledir bu işler; Peygamber edası ile size dünyaları vaat ederler, imzayı attınız mı ertesi gün gelmişlerdir. Personeli gelmiştir, üsleri gelmiştir. Ondan sonra sökebilirsen sök, gitmezler. Ancak bu meselenin üzerine vakit geçirmeden eğilmek lazım. Yoksa bağımsız dış politika güdemeyiz. Fakat zannetmeyiniz ki kolay bir iştir. Savuşturulan iki üç badire bunun yanında çok kolay kalır. Teşebbüs ettiğimiz zaman başımıza neler geleceğini kestiremem.” (Eymür M. Analiz, Milliyet Y.1991)         

Atilla İlhan’a göre 28 Şubat postmodern darbesi;  “28 Şubat Sabetayist bir darbedir; ekonomiyi batırmak ve halkı devletten soğutmak için yapılmıştır. Bakın Çevik Bir, Amerika’nın adamı, tasfiye edildi, onu tasfiye ettiler. Çevik Bir, Doğan Güreş (Genel Kurmay Başkanı) olacaktı, onun için yetiştirilmişti. Bilmediğiniz bir şey de söyleyeyim; Sabatayisttir, dönmedir. Son zamanlarda dönmelere çok cesaret verdiler... Çevik Bir, Türk askerinden çok bir Amerikan subayına benziyordu. Amerika desteğiyle parlatıldı ama bir de baktı ki en önemli yer olan Genelkurmay Başkanlığı yolu kendisine kapalı… Amerika’nın kontrolü, Çevik Bir’in tasfiyesinden sonra kayboldu…” İlhan A., Yeni Şafak G., 24.04.2001)

Bilmem anlatabildim mi?

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X