Advert
2017 BÜTÇESİ VE SOSYAL DEVLET
Nevzat ÜLGER

2017 BÜTÇESİ VE SOSYAL DEVLET

Bu içerik 1971 kez okundu.

Devletin belli bir takvim içindeki gelir ve giderlerini gösteren tablonun adıdır. Bir bakıma bir yıllık panoramasıdır. Türkiye’de 2017 bütçesi açıklandı.

          2017 yılındaki vergi gelirleri:        511.1 milyar TL.

          Bütçe gelirleri                       :        598.3     “

          Faiz hariç iç giderleri           :         587.6      “

          Faiz dışı fazla                       :           10.6      “

          Faiz gideri                            :           57.5       “

         Bütçe giderleri                      :          645.1       “

         Bütçe açığı                            :            46.9       “

         Buradaki rakamların hepsi de önemli ama birkaç kaleme dikkat çekmek istiyorum. Bir defa 2017 yılında toplam gelirlerimiz toplam giderlerimizden 10.6 milyar daha fazla. Buna teknik tabirle faiz dışı fazla deniyor. Yani eğer hiç faiz ödemesi olmasaydı bütçe fazla verecekti. Tabi buna bir de 2017 yılı içinde vergi dışı gelir olarak 15 milyarlık özelleştirme gelirini de eklersek fazlalık artacaktır. Diğer bir anlatımla 2017 bütçe açığı 34 milyardır.

         Peki denk bütçe olamaz mıydı? Bunun iki yolu var. Ya yeni vergilerle geliri artıracaksınız, ya da giderleri kısacaksınız. Tabi bir de özelleştirme gibi vergi dışı kalemlerin (kuruluş satmak, lojman satmak, 2B gibi) artırılması var. Birinci yolu takip ederseniz, yani vergileri artırırsanız veya yeni vergiler koyarsanız vergi verenleri kızdırır, vergi toplamada hedeflerinizin de altına düşersiniz. İkinci yolu takip ederseniz halka olan yükümlülüklerinizi yerine getirmemiş olacaksınız. Maaşlara artış vermeyerek, sosyal transferleri azaltmanız gerekir, sağlık ve eğitim gibi zorunlu giderleri kısmanız, yatırımları durdurmanız gerekir. Böyle yapılırsa halkın refah seviyesi aşağı düşer. Bu da hükümetin itibarının düşmesi demektir.

         2017 bütçesinde sağlığa 111, reel sektöre bir önceki yıla kıyasla % 30 artışla 32.4,  Doğu ve Güneydoğu’daki 23 şehire 12 milyar ayrılmış durumda. Bu 12 milyarın 10 milyarı doğrudan yatırıma, cazibe merkezi seçilen illere de 2 milyar harcama yapılacak.

         AR-GE ve inovasyona 5.8, evde bakıma 5.8, mahalli idarelere 58.4 milyar lira verilecek.

         İhracat desteği olarak 3 milyar, tarımsal destekler için 2.4 milyar, Bağ-Kur primlerine destek için 1.5 milyar, KOBİ desteği olarak 1.1 milyar,esnaf kredileri için 1.3 milyar, turizm destekleri için 0.5 milyar, Sosyal Güvenlik ve İşveren prim desteği olarak da 22 milyar ayrılmış.

         Ücretsiz kitap gideri olarak 0.5 milyar, engellilerin eğitimi için 2.6 milyar, takviye kurslar için 1.5 milyar tahsis edilmiş.

         Taşımalı eğitim için 3 milyar, öğrenim kredisi için 9 milyar, pansiyon ve özel okul ve eğitim desteklerine 2.4 milyar lira ayrılmış.

          21. yüzyılla birlikte sosyal devlet olgusu öne çıkmaya başladığı için giderlerin büyük bir bölümünün toplumun sosyal ve yaşamsal giderlerine ayrıldığını görebiliyoruz.

         Harcamaların reel ekonomiye ve istihdam artırıcı alanlara yapılması halinde toplumun refah seviyesi artacak demektir.

          NOT: IMF olsaydı bu harcamaların kalemlerinin ve ödeneklerinin böyle olmayacağını iyi görmek gerekir.

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X