Advert
BATI ERDOĞAN’I NİÇİN SEVMEZ?
Nevzat ÜLGER

BATI ERDOĞAN’I NİÇİN SEVMEZ?

Bu içerik 1970 kez okundu.

         “Batı” kavramı Müslüman’ın algısındaki karşılığı “emperyalizm ve sömürgecilik”tir. Hedefi emperyalizm ve sömürgecilik olan Batı için İslam ülkeleri içinde yakınlık gösterecekleri ülke, emperyalizme boyun eğen, özgürlük ve bağımsızlık peşinde koşmayan ve bu hedefe yönelik söylemi ve mücadalesi olmayanlardır. 

         Herhangi bir ülkenin insanları direniş iradesine sahipse, hatta onların bu tutumları diğer Müslüman ülkelere de örnek oluşturuyor ve onların da direniş göstermeleri doğrultusunda uygun şartlar sağlıyorsa, Batı o ülkeyi de o ülkeyi de yönetenleri sevmez.

         Ülkenin iç bünyesinde birlik ve beraberlik sağlama noktasında konsensüs sağlama yüzdesi % 802leri aşıyorsa bu durum Batı’yı rahatsız eder. Ancak mücadele edebilmenin olmazsa olmaz şartlarından biri de bu ortak payda değil midir? Ancak bazı kişi ve guruplarda belki iktidara gelmek için Batı ile irtibat kurma heves ve hedefi maalesef hastalık derecesinde mevcut. Bu hevesinin de yalnız “iktidar olma” amacı taşımadığı artık gizlenemiyor. Başından beri eveleyip-geveledikleri bazı kavramları halk hiçbir zaman yutmadı. 

         Şimdi at süvarisini bulmuştur. Şahlanacaktır artık bu küheylan. Bu gidiş böyle devam ettiği sürece 2050 yılında Türkiye dünyanın ilk beş hegemonik ülkesinden biri olacaktır. Tarihi geçmişi de, stratejik coğrafyası da, mensup olduğu medeniyet de buna uygundur. Bu medeniyetin emperyalizm ve sömürgecilik gibi bir hedefi yoktur.

         Düşünebiliyor musunuz; 15 Temmuz gecesi yüksek sosyete mensubu bir bayan “15 Temmuz gecesi darbeye karşı koyanların ırzıma geçmeyeceklerine dair teminat istiyorum” diyebiliyor. Ya bu bayanı aldatmak için onda böyle bir algı oluşturdular ya da bu bayanın aklı başından başka bir yerlerinde. Bu kitle bir zamanlar kendi içlerinden biri olan Kemal Tahir’e de, İdris Küçükömer’e de, sırf tarihlerine sahip çıkmaları nedeniyle söylemedik laf bırakmamışlardı.

         Tayyip Erdoğan Batı’yı tenkit ediyor, ayıplarını yüzlerine söylüyor. Biraz daha ötesi, Türkiye’nin aleyhinde konuşan Alman Dışişleri Bakanı Türkiye’ye geldiği zaman ona kırmızı halı sermiyor, Türkiyeli mevkidaşı tarafından da lisan-ı münasiple tenkit ediliyor. Halbuki eskiden bu ülkenin Batı’ya karşı sergilediği tavır –belki güçsüzlükten- bu ülke insanının içini dağlardı. Şimdi Erdoğan ve çalışma arkadaşları % 80’lik toplum mütabakatına dayanarak, esasta da kendi medeniyetlerinin kodlarına uygun olarak yapmaları gerekeni yapıyorlar. İşte Batı bunun için Erdoğan’ı sevmiyor. 

         Batıcılık gibi bir fikrin savunucusu olsaydı, Erdoğan Batı için bulunmaz bir toplum lideriydi. Kararlı, inandığını yapan, projelerini takip eden, çizgiyi aşanlara da –Fevzioğlu’nun adli yıl açılış konuşmasında-işin resmiyetini düşünmeden tavır alan bir insan hangi medeniyete sevimli gelmez.

         Üslubum değil ama müsadenizle, emperyalizm ve sömürge uşaklığı için, ödünç bir kavramla “bilinçsizleştirme ve eşekleştirme” benzetmesini kullanayım.

         İran’ın emperyalizme karşı olan söylemleri, son tutumları ile iyice değerini yitirmiştir. İslam Dünyası’nda en fazla Tayyip Bey bir Müslüman’a yakıştığı şekilde davranıyor, işi rast gelsin.

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X