Advert
DUA
Halit POLAT

DUA

Bu içerik 501 kez okundu.

Cenab-ı Allah daha önce bahsettiğimiz ramazan ayı orucunun tutulmasına ve onun şükrünü eda etmeye teşvik ettikten sonra Bakara suresi 186. ayette bizim durumumuzdan haber olduğunu, kendisinden dilekte bulunanların isteklerini kabul edeceğini, onların işlemiş olduğu amellere göre mükafatını vereceğini müjdelemiştir.

 Bu ayetlerde daima onunla irtibatlı olmaya, ondan bir şeyler dilememize teşvik vardır.

 “Kullarım beni sana sorduk-larında, ben onlara yakınım. Benden bir şey dileyenin dilediğine icabet ederim. Benden dilesinler, bana iman etsinler ki şüphesiz istek ve arzularına Allah dilerse ulaşabi-lirler.” (Bakara 186)

 Allah'ın kullarına yakınlığı kullarının her şeyini bilmesi anlamındadır. Yani onların sözlerini işiten, yaptıklarını görendir. Ey Resul kullarıma söyle oruç ve oruç dışındaki ibadetlerde onların riayet etmesi gereken bana itaat etmeleri ve halisane bir biçimde bana yönelmeleri, dua ederken sadece ve sadece benden dilekte bulunmalarıdır. Ve onlara de ki ben onlara yakınım. Benim ve onlar arasında engel, perde yoktur.

 Onların ibadet ve dualarını bana ulaştıracak vasıta yoktur. Onları mükafat-landırmada ve onların dualarını kabul etmede bana ortak da yoktur. Hiç kimsenin vasıtası olmadan beni çağıranın ve dileğini yerine getirmede bana yönelenin duasını kabul ederim. Şüphesiz onu yaratan ve nefsinin ona vermiş olduğu vesveseyi bilen benim. Öyleyse araya aracı koymadan doğrudan benden dilesin.

 Allah'ın şeriatını ve yarattığındaki sünneti bilen bir insan dua ederken onu amacına ulaştıracak olan sebepleri bulmada Allah'ın kendisine yardımcı olmasını diler. Mesela malının fazla olmasını istediği zaman gökten para gelmesini beklemez, hastalığının şifa bulmasını istediğinde fayda vermeyen ilaçların faydalı ilaçlara dönüştürülmesini diler.

 Çalışmayı çabalamayı terk ederek  Allah'tan kendisine mal vermesini isteyen kişi cahildir. Yine ilaç kullanmadan iyileşmeyi isteyen kişi de cahildir. Bu cehalettir. Hasta olan kişi kullandığı ilaçlardan fayda görmüyorsa, kendisine fayda verecek ilaçlar kullanmalıdır. İnsan dua ederken bir harikulade beklentisi içerisinde olmamalıdır. Çalışıp çabalayıp mal kazanmaya gidecek yollar bulmalı veya şifa verecek şeyler bulmaya yönelmelidir.

 Ameller iman ruhuyla ve içten yapılırsa, yapan kişi rüşde erer ve muvaffak olabilir. Çevresindekilere veya yaşadığı toplumun geleneklerine uyduğu için yaparsa hiçbir faydasını görmez. Bunların yaptığı atalar dinini taklitten başka bir şey değildir. Gördüğümüz kadarıyla bu kişiler fırsat bulduklarında kendi arzu ve isteklerine şehvani arzularına daha çok gidiyorlar.

 Dua kişiyi pasif hale getirmez. Aksine aktif hale getirir, getirmelidir. Yukarıda da anlattığımız gibi dua hiçbir şey yapmadan şikayet etmek veya bir şeyler istemek değildir. Dua yapılacak işte Allah'ın yardım ve desteğini almaktır. İşte bu yardım ve destekle bir bakıma kişi kendini motive eder. Böylece yapacağı işte daha azimli, daha sabırlı olur.

 Dua psikolojikzihinsel olarak da kişiyi rahatlatır. Maalesef günümüzde psikolojik hastalıklarda çok fazla artış meydana gelmiştir. Bu hastalıkların en büyük nedeni maneviyat eksikliği, tedavisi de dua ve maneviyattır. Bu nedenledir ki dindar insanların daha az psikolojik hastalıklara yakalandığını görmekteyiz.

 Dua bir tedavi yöntemidir. Fransa'da sadece dua ile hastalıkları tedavi eden bir hastane kurulmuş, bu hastane de hem psikolojik rahatsızlıklar hem de bedensel rahatsızlıklar başarıyla tedavi edilmiştir.

 Bir ramazanı ve bayramı daha geride bıraktık. Hepinizin geçmiş bayramı mübarek olsun. Rabbimiz tutmuş olduğumuz oruçların, kıldığımız namazların ecrinden bizleri mahrum etmesin. Amin.

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
YENİ BASIN KARTI YÖNETMELİĞİ YAYIMLANDI​
YENİ BASIN KARTI YÖNETMELİĞİ YAYIMLANDI​