Advert
BATILILAŞMA YOLUNDA YANILGILARIMIZ
Nevzat ÜLGER

BATILILAŞMA YOLUNDA YANILGILARIMIZ

Bu içerik 1965 kez okundu.

          Piri Reis‟in haritasını biliriz değil mi? Çok da övünürüz. Piri Reis Atlas Okyanusunun haritasını yapmış. Haritasını hükümete sununca gereği olarak ne yapıldı acaba? Ne zaman sunuldu? 1513 yılında. Devlet buna nasıl değer verdi?  Acaba sadrazam veya bir vezir bunu sakladı mı? Çünkü Avrupalılardan önce bu bölgeyi haritalayabilen bir ulusun bu bölgede bir şeyler kazanmadığını görüyoruz. Bu bizim herhalde büyük bir yönetim zaafımızın bir ipucu olsa gerek.

          18. yüzyıldan itibaren Batı’ya öykününce üç şey yaptık:

         Birincisi ilmi ululadık. Adeta ilim ilim içindir dedik. Halbuki her şey insanın mutluluğuna hizmet etmeliydi.

         İkincisi bu ilmi öğrenmek için yurtdışına öğrenci gönderdik. Yurtdışına devlet adına gönderilen ilk öğrenci Şinasi’dir.  İktisat öğrenelim diye gönderilmiş Şinasi, o edebiyatçı olmuştur. İlim öğrensin diye gönderilen gençler Paris’teki ” İttihat Terakki” kulübünde toplanmışlar. Fransız ihtilali‟nden sonra yayılan fikirler onlara cazip gelmiş, siyaset cazip gelmiş ve iş dönmüş dolaşmış siyasete demokrasi taleplerine ve padişahla egemenlik kapışması için yarışmaya mücadeleye gelmiş. Onlar, kaynaklara, imkânlara, topraklara yenidünya canavarları tarafından sahip olunma gayelerini anlayamamışlar. Onlara karşı kendini savunabilmeyi gençlerimiz nedense akıl edememişler. Hâlbuki onlar dışarıya öğrenci gönderilirken temelde yatan düşünce bu idi. Batı bize karşı büyük bir tehdittir. Onun ilmini fennini öğrenelim de yeniden kuvvetlenelim diye gönderilmişler.

         Üçüncü bir tedbire başvuruyoruz. Danışman getirtiyoruz. Bu tedbirleri hala uyguluyoruz biz ama sonuç alamıyoruz.  Mesela çağdaş askeri sistemlerin kurgucusu Moltke, Osmanlı ordusunda danışmanmış. Ne zaman danışmandır? Osmanlının isyan etmiş valisi Kavalalı Mehmet Ali Paşa merkeze doğru hücuma geçip İstanbul’ u alıp devlette saltanat değiştirme ihtimali çıktığı zaman. İsyan eden valiyle merkez berabere kalmıştır ve devlet ikiye bölünmüştür. Hâlbuki birinden biri yenseydi devlet eski cesametinde devam edecekti. Mucidin icadını alıp orduda kullanmak dururken adamı danışman yapmışız. Bu da başka bir yanılgımız.

         Önce bir fabrika açma yoluna gitseydik fabrika sayımız belki 10-15 tane olurdu. Bunların mühendisleri, kalfaları öğrendiler,  kaçtılar falan filan derken onlar da kendi imalathanelerini kurmuş olsun. Daha sonra orduya silah lazım olacaktı.  Devlet diyor ki ihaleye çıkacağım. Şimdi herkes diyor ki 10-15 imalatçı arasından bu silah ihalesini nasıl kazanırım. “Benim tüfeklerim bütün rakiplerin tüfeklerinden şöyle şöyle üstünlüklerine göndermeler yapacaklar” ve bu sahadaki endüstri katlanıp çoğalacaktı. İstihdam, yüksek gelir ve kalkınma böyle oluşacaktı. İşte sanayi devrimi o an Türkiye‟ de olmuş olacaktı.  Ama biz çok filozofik düşüncelere daldık, fabrikalara danışmanlarını getirelim dedik. Özel teşebbüse dayalı sanayiciyi doğuralım diye düşünmedik.

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Ak Parti İlçelerde Temayül Yoklaması Yaptı
Ak Parti İlçelerde Temayül Yoklaması Yaptı