Advert
ÖNCE ‘ADAM’, SONRA ‘GAZETECİ’ OLMAK!
İzzet TUMAY

ÖNCE ‘ADAM’, SONRA ‘GAZETECİ’ OLMAK!

Bu içerik 382 kez okundu.

ÖNCE ‘ADAM’, SONRA ‘GAZETECİ’ OLMAK!

Meslek hayatımda 13 yılı geride bıraktım. Bu süre zarfında Elazığ’ın sorunları ile ilgili belki yüzlerce haber yaptım. Birçoğu sağ olsun şehrin yetkilileri tarafından dikkate alındı ve çözüme kavuşturuldu. Benim gazetecilik sıfatım her zaman için ikinci planda olmuştur. Benim için meslek ne olursa olsun kişinin karakteri, kişiliği, vatana, bayrağa, milletine ne kadar bağlı olduğu önemlidir.

Makam-mevki her zaman için gelip geçicidir. Mevkiin ve makamın ne kadar büyük olursa olsun, ‘insani sıfatları’ üzerinde taşımıyorsan makamın hiçbir önemi yoktur. Elazığ küçük bir şehir. Hemen hemen herkes birbirini çok iyi tanır. Yani Elazığ’da hiçbir şey kolay kolay ‘gizli’ kalmaz. Yani Elazığlı; ‘çorap öreni de’, o çorabın ‘kimin başına’ örüldüğünü de çok iyi bilir. Maalesef ve üzülerek belirteyim ki; insanların insanlıkla arasında ki uçurum her geçen gün büyüyor. Yaratılanların ‘en şereflisi’ olan “bazı” insanlar maalesef insanlıkla bağdaşmayacak davranışlarda bulunuyor, kendi menfaat ve çıkarları uğruna ödün vermemesi gereken şeylerde şuursuzca ödün verebiliyorlar. Bu memleketin kazanması, insanların rahat etmesi adına görev ifa etmesi gerekenlerin, kendi menfaatleri uğruna ‘insanlıklarından’ ödün vermeleri gerçekten içler acısı bir durum.

Bu memleketin ekmeğini yiyip, suyunu içen, havasını soluyan ve her türlü nimetinden faydalanan “bazı” insan görünümlü mahlûkların durumu gerçekten insanı çileden çıkarmaya yetiyor hatta ve hatta artıyor bile… İşte bu tür ‘nankörler’ maalesef bu memlekette ekmeğini bileğinin ve anlının teri ile kazananları çileden çıkarıyorlar. Yaptıkları ‘lafta ve sözde’ işin kimliğinin ardına sığınarak insanların ekmeği ile oynayan bu mahluklar yüzünden bu memleket bu hale geldi demekten hiçbir sakınca görmüyor ve her zaman söylüyorum; bizim işimiz ‘ayar’ vermek, kimliğimizin ardına sığınarak meslek etiğine uygun olmayan işler yapmak değil, tek amacı bu memlekete ‘haber’ yazarak hizmet etmek olmalıdır.

Bizim işimiz; vatandaşın sıkıntısını en doğru şekilde haberleştirmek ve ilgili kurumların dikkatine sunarak o sıkıntıyı çözüme kavuşturmak,

Bizim işimiz; gazeteci olmaktan önce adam olmak,

Bizim işimiz; konu vatan, millet, bayrak olduğunda gözümüzü kırpmadan canımızı vermek,

Bizim işimiz; onun bunun ekmeği ile oynamak değil, insanların ekmek yemesine vesile olmaktır.

Yani 13 yıllık gazetecilik hayatımda ‘gözümü budaktan’ sakınmadım. Bu saatten sonra mı sakınacağım? Hayır sakınmayacak; şimdiye kadar olduğu gibi bunda sonra da Elazığ ve Elazığlının hizmetinde, doğrunun yanında, yanlışın karşısında ‘hayatım’ pahasına da olsa o-la-ca-ğım..!

Dedim ya; bir lokma helal ekmeği için kimseye eyvallah etmeyen, ŞEHİDİNİ, vatanını, milletini, bayrağını kendi canından ‘aziz’ bilen bir milletin evladı olarak hiçbir zaman haksızlık karşısında susan dilsiz şeytanlara, kendi çıkarları uğruna garibanların ekmeği ile oynamaya çalışanlara, millet canını dişine takıp vatan savunmasına geçerken ‘keyif’ çatanlara ve bunlara benzer insanlıkla, adamlıkla bağdaşmayan huyları bağrında barındıranlara eyvallah etmedim ve asla da eyvallah et-me-ye-ce-ğim..!

 

Ve ben şerefle 13 yıldır yaptığım bu mesleğimi Rabbim ‘emanetini’ alana kadar yine şerefle yapmaya devam edeceğim. Mesleğini ‘şerefiyle’, ‘helaliyle’ yapanlara selam olsun. Rabbim bizleri doğru yoldan ayırmasın, helalden şaşırmasın, haramdan uzak tutsun ve her daim ‘mesleği’ adamlığından ‘önce’ gelenlerden ırak eylesin. Esen kalın kıymetli okurlar…

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
ŞEHİR DÖRT MEVSİM RENGARENK
ŞEHİR DÖRT MEVSİM RENGARENK
Milli Eğitim Bakanlığı'ndan 'öğrenci andı' açıklaması
Milli Eğitim Bakanlığı'ndan 'öğrenci andı' açıklaması