Advert
ÜÇ KİŞİNİN NAAŞI
Nevzat ÜLGER

ÜÇ KİŞİNİN NAAŞI

Bu içerik 1978 kez okundu.

         Hani derlerdi ya; "bu ülkede kadının yaşı, erkeğin maaşı ve üç kişinin naaşı sorulmaz" diye. Kimlerdi o üç kişi: Adnan Menderes, Fatin Rüştü Zorlu ve Hasan Polatkan. Müsaadenizle ben naaşı sorulmayan bu üç kişi sıralamasını, zulmün arkasındaki güçleri açığa çıkarmak adına biraz değiştireyim. Adnan Menderes, Nihat Erim ve Turgut Özal.

         Aşağı yukarı artık hemfikir olarak Türkiye’de ve bölgemizde bir savaş halinin mevcut olduğu kabul ediliyor. Bu savaşı Batı, kurdurduğu terör örgütleri vasıtasıyla organize ediyor. Bunun adına vekalet savaşları deniyor. Türkiye Fırat Kalkanı hareketiyle bu oyunu bozdu. Şimdi de masabaşında oyun kurucu olmanın hesaplarını yapıyor. Tekrar saygın devlet konumuna geleceğiz inşallah.

         Evet teröristi etkisiz hale getirmek önemlidir ama daha önemlisi bu teröristleri hem planlama bazında hemde hertürlü malzeme ile besleme konusunda hamilik yapan kuklacıları (arkalarındaki güç merkezlerini) durdurmak gerekiyordu. İşte Fırat Kalkanı hareketi, kuklalarla kuklacıların arasına girerek, birini imha ile diğerini açığa düşürerek bu oyunu bozdu.

         Batı intikam almak için suikastler düzenleme yolunu seçti. Hatırlayalım; 27 Mayıs d Darbesi sonunda, Adnan Menderes Batı’nın oyununu bozduğu için iki defa asıldı. (Birincide resim çekilmesi unutulduğu için ikinci defa asıldı) Menderes’in üç çocuğu çeşitli oyunlarla öldürüldü. Bunun gerekçelerini intiharla, trafik kazası ile örtmeye çalıştılar alçaklar. Soyunu kestiler.

         12 Eylül Darbesi’ni gerçekleştirmek için bu ülkede başbakanlık yapmış Nihat Erim’i bir suikast sonucu öldürdüler. Yani darbe yapmak zorunlu hale gelmişti demek için, kendilerinin daha önce başbakanlığa getirdikleri eski bir başbakanı, Nihat Erim’i hem de Kilyos’ta korumalı bir bölgede öldürdüler. Hırsız içerden olursa kapıyı kilitleminin ne faydası olur ki!

         1993 yılında,  bu ülkenin tarihinde önemli bir devlet adamı olan Turgut Özal’ı, Batı’nın oyunlarına evet demediği için 67 yaşında şaibeli bir ölümle ifna ettiler. Hırsız yine içeriden denildi.

         Şimdi büyük ses getirecek bir suikast için önemli insanların açık pozisyonlarını kollamaya başladılar. Sırf bu çirkin hamleyi önlemek için devlet ana muhalefet partisi genel başkanına zırhlı araç tahsis etti.

         Artık Başbakan’ın ve Cumhurbaşkanı’nın durumunu tasavvur edin. Bu arada daha kimler Batı’nın hedef menzilindedir kimler.

         Hülasa bütün bu saydıklarımız bu ülkenin savaş durumunu anlatması bakımından sadece birkaç örnektir. Yoksa Batı, kendi hamleleini engelleyecek herkesi hedef kitlesine oturtmaya çalışıyor. Pozisyonu ne olursa olsun, bu ülkenin meselelerini milli bir akılla çözmek isteyen her insan Batı’nın atış alanına girmiş demektir. Batı, kendi emellerine hayır diyen ne bir fert ne de bir devlet istemiyor.

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X