Advert
İKİ TOPLANTI VE GELİR DAĞILIMI
Nevzat ÜLGER

İKİ TOPLANTI VE GELİR DAĞILIMI

Bu içerik 1514 kez okundu.

          Dünya kapitalizmin oluşturduğu “küresel bir krizi” yaşıyor. Bu hafta hem Abu Dabi’de hem de Davos’ta yapılan toplantıların esas amacı aslında dünyadaki bu krizleri nasıl aşarız konusuna bir cevap aramak içindir.

         Kim yapıyor bu toplantıarı? Dünyanın zenginleri. Peki, bu sorunları meydana getiren kimler? Zenginler. O zaman kim neyi halledecek? Zenginler fakirlerin halinden fazla anlamazlar dediğiniz zamanda adamlar kızıyor. Bu büyük ve hayati problemi çözemediğinize göre demekki bu problemi zenginler çözemez, çünkü problemin çözümünden zenginler zarar ediyor.

         ABD’nin yeni başkanı D. Trump “ben küresel ısınma ve çevre kirliliğine inanmıyorum” diyor. Yani biz üretime ve sömürüye devam edeceğiz demek istiyor. Biz işimize bakalım diyor adam.

         Dünyadaki üç zenginin mal varlığı dünyanın yarı nüfusunun (3,6 milyar insanın) mal varlığına eşit diyor son 15 günlük istatistikler. Şimdi gelir dağolımının bozukluğundan bahsetmek gerekmez mi?  Halbuki mutlu ve huzurlu bir toplumun tesisi açısından, gelir dağılımı adil bir şekilde yapılıp yoksulluğun kaldırılması ve bunun sonucunda da toplumsal adaletin sağlanması mümkündür. Yapalım o zaman. Ama mikrofonlar çözümü ister gibi yapıp, gerçekte istemeyenlerin elinde.

         Birkaç konu açalım. Akla ilk gelen su problemi olmalı değil mi? Dünyadaki bir milyar insan susuzluk sıkıntısı çekiyor. Halbuki ilgili kuruluşlar tarafından da “su konusu” en temel insan hakkı olarak kabul ediliyor. Gerçi bizde de hala bir su yasası yok. Çünkü müstakil bir su bakanlığı yok. Daha az su ile yetiştirilecek bitkler konusunu henüz tam bilmiyoruz. Suyu ya verimli kullanamıyoruz ya da imkanları toplumun hizmetine tam sunamıyoruz.

         Gelir dağılımının dünyadaki hali içler acısı. Türkiye son onbeş yıldır en fazla sosyal transferlere para aktarıyor ama alınan mesafe henüz yetersiz. Nitekim 2016 bütçesnin % 24’ü eğitime, % 20’si sağlığa, 8,2 milyar lirası özel yatırımlara ve destek konusuna verilmesine rağmen henüz yılların biriktirdiği bozukluk çözüme kavuşmadı.

         Fiyatlara ve kaliteye belli bir denetleme getirilerek, vahşi kapitalizm uygulamaları “serbest piyasa” diye topluma sunulmamalıdır. Uygun fiyat ve kaliteli ürün için denetlemenin olmazsa olmazlığını geçmiş uygulamalar bize göstermiştir.

Dolaylı vergiler en aza indirilmeli, asgari ücretten vergi alınmayarak yükseltilmelidir. Asgari ücretten vergi alınmadığı için kayba uğrayan devlet bütçesine, üst gelir gurupları ekstra ödeme yapmalıdır.

Asgari ücretle alınabilecek şeyler sadece kişinin fizyolojik ihtiyaçları düşünülerek tespit edilmemelidir. İnsanın sırf fizyolojik bir varlık olmadığı unutulmamalıdır.

Bilim kesinlik değil uzlaşma arar herhalde.

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Takımımız ligde yer alacak
Takımımız ligde yer alacak