Advert
TEVAZU İSLAMIN GÜZEL AHLAKINDANDIR
Halit POLAT

TEVAZU İSLAMIN GÜZEL AHLAKINDANDIR

Bu içerik 726 kez okundu.

Tevazu Alçakgönüllülük, Kibirlenmenin, büyüklük taslamanın zıttıdır.
Tevazu, beğenilen bir özelliktir. Ancak, sınırı çok iyi ayarlanmalıdır. Kişinin şahsiyetini ortadan kaldıran hafifmeşreplik tevazu değildir. İnsan, büyüklük taslamamakla birlikte, zamanın ve yerin gerektirdiği davranışı göstermelidir. Yoksullar, düşkünler ve çocuklarla ilgilenmek, onların hal ve hatırlarını sormak tevazudur. İnsan, mevkisi ne olursa olsun Allah'ın kulu olduğunu unutmamalıdır.(1)
İslam tevazu'a büyük önem vermiştir. Peygamberimiz bu özelliği hem bizzat üzerinde taşımış, hem de sözleriyle tavsiye etmiştir. Bir gün kendisine bir adam getirilir, gelen şahıs korkudan titremeye başlar. Bunu gören Allah Resulu (a.s.v.) "Sakin ol, ben bir melik değil, Kureyş 'ten, kuru et yiyen bir kadının oğluyum" buyurmuştur (2) 
İnsan hem mütevazi, hem vakur olmalıdır. İslam tevazu ve vakar sahibi olmayı teşvik etmekle beraber, bu hususta aşırı gitmeyi yasaklamıştır. Çünkü, tevazuda aşırı gitmek insanı zillet ve meskenete düşürür, herkesin maskarası haline getirir ki bu doğru bir şey değildir. Mütevazi olacak başkalarına karşı alçakgönüllülük gösterecek diye herkesin hakaretine, adice davranışlarına tahammül göstermek, aşağılamalarına razı olmak ahlaki bir fazilet sayılmaz. Vakarda aşırılık ise insanı kibirli yapar.

Kibir : Büyüklenmek, büyüklük taslamak, ululuk iddia etmek, Kendini başkalarından yüksek görerek onları aşağılamak demektir. Kibirli kimsenin kalbi, kendini başkasından üstün görmekle rahat eder. 
Oysa insan , diğer insanlarla beraber toplu halde, bir köyde, bir şehirde ve bir cemiyette yaşamak zorunda olan bir canlıdır. Toplumdaki mevkii ne olursa olsun insanların birbirleriyle olan münasebetleri kardeşçe olmalıdır. Karşısındaki insana şefkat ve merhametle, tevazu ve alçakgönüllü olarak davranmalıdır. Kibir ve gururdan sakınmalıdır. 
Kibir, Allah'ın yarattığı kullarına yakışmaz. Biz kuluz, kula kulluk yaraşır. Bazı insanlar bir mekan veya mevki sahibi olunca kimseye selam bile vermeye tenezzül etmez. Sanki küçük dağları kendisi yaratmış gibi büyüklenerek, kibirlenerek yürür. Bu, çok çirkin bir davranıştır. Nihayet hepimiz insanız. Ve insanlar arasında üstünlük sadece takva iledir. (3)
"Ne Arabın Aceme, ne Acemin Araba, ne kırmızının siyaha, ne de siyahın kırmızıya bir üstünlüğü yoktur. Üstünlük ancak takva iledir. Allah'a göre en üstününüz, O'ndan en çok korkanınızdır. (4) 
Sevgili Peygamberimiz hadis-i şeriflerinde: "Çalım satarak elbisesini sürükleyen kimseye Allahü Tealâ kıyamet gününde rahmet nazarı ile bakmaz." (6) buyurmuşlardır. 
Allah için tevâzu gösterenin Cenab-ı Hak derecesini yükseltir. Büyüklük taslayanları da alçaltır. Allah'ın emrettiği ibadetleri kibir ve gururları sebebiyle yerine getirmeyenlerin yeri cehennemdir. Allahü Tealâ böyleleri hakkında buyuruyor ki: "Bana ibadetten kibirlenip uzaklaşanlar var ya işte onlar hor ve hakir olarak cehenneme gireceklerdir." (7) 
Rasulü Ekrem Efendimiz (a.s.v.): "Cehennemlikleri sizlere haber vereyim mi? Onlar, katı yürekli, malını hayırdan esirgeyen kibirli kimselerdir." (8) buyurmuşlardır. 
Mütevazi olmak Allah'ın emridir. İslâm'ın emridir. Allah Rasülü (a.s.v.): "Muhakkak ki Allahü Teala bana sizin mütevazi olmanızı vahyetti. Hiçbir kimse diğerine karşı övünmesin. Ve hiçbir kimse diğerine zülum ve haksızlık etmesin." (9) 
Sevgili Peygamberimiz (a.s.v.) büyüklenmekten, hatip geçinmekten ve samimiyetsiz parlak sözlerle halkı aldatmaktan da asla hoşlanmazlardı. 
Kibir ve gurur insanın değerini düşüren, ibadetlerini hükümsüz bırakan ve ilahi mükafatlardan mahrum eden kötü bir huydur. Bir müslümanda bulunmaması gereken bir huydur. Peygamberimiz (a.s.v.) bir hadis-i şeriflerinde: "Kalbinde zerre miktarı kibir bulunan kimse cennete giremez" (10) buyurmuşlardır. 
Bir cemiyetin huzur ve sükun içinde hayatını devam ettirebilmesi için o toplumun fertleri, birbirlerine sevgi, saygı ve kardeşlik duyguları ile sımsıkı bağlanmaları gerekir. Fertlerin birbirlerine karşı kibirli olduğu, herkesin kendini beğenip, başkalarını hakir gördüğü, sevgi bağlarının koptuğu bir cemiyette huzur kalmamış demektir. Eğer mutlu ve huzurlu bir toplumda yaşamak istiyorsak kalplerimizdeki kin, haset, düşmanlık, kıskançlık, kibirlilik gibi kötü huyları çıkarıp atmak zorundayız.Bu anlattıklarımız islami ahlak dışı yönetilen toplumlarda günümüzde görüldüğü gibi
Tevazu zillet olmadığı gibi, kibir de vakar değildir. Allah Rasulü (a.s.v.) tevazuda mutlak bir ölçü ve denge içindeydi. 
Peygamberimiz (a.s.v.) sonsuz bir tevazu ve büyük bir edep sahibi idi. Herkes onu büyüklerden daha büyük görebilir; fakat o halka önce kendisi selam verir, büyük küçük kiminle konuşursa bütünüyle ona yönelir, el sıkıştığı zaman elini karşısındakinden evvel çekmez kendisi pazara giderdi kendi eşyasını kendisi taşırdı ve derdiki onu taşımak benim hakkımdır islam peygamberi mescidini yaparken aynı çalışanlar gibi oda çalışrıdı hendekte çukur kazılırken kendiside orayı kazmıştır o hür köleve caiyelerin davetine icabet ederdi o özürlü sahibi olanların özürünü kabul ederdi o elbisesini yamalardı ve kendi ayakkabısının dikişlerini dikerdi kendi ailesinin hizmetindeydi sofrasında hizmetçisiyle beraber yerdi zayıf yoksul olan insanların ihtiyaçlarını giderirdi yerde otururdu ve isalam peygamberi hem giysinde hem oturduğu evde mütafeziydi resullullahta bizim için güzel örnekler vardır ve onun sünnetleri bizler için örnektir itiba etmemiz lazımdır.VESSELAM

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
BAKAN PAKDEMİRLİ'DEN ELAZIĞ'A MÜJDE!
BAKAN PAKDEMİRLİ'DEN ELAZIĞ'A MÜJDE!
“Tarım bana göre savunma sanayisinden de önemli
“Tarım bana göre savunma sanayisinden de önemli"