Advert
NİÇİN “EVET”-NİÇİN “HAYIR” DEDİLER
Nevzat ÜLGER

NİÇİN “EVET”-NİÇİN “HAYIR” DEDİLER

Bu içerik 2059 kez okundu.

         TBMM 21 Ocak 2017 günü yaptığı oylama sonucunda, Türkiye’de Partili Cumhurbaşkanlığını, Başbakanlık makamını kaldırarak, adı konulmamış “Başkanlık” olarak kabul etti.

         Bu değişikliğe evet oyu verenler; darbeleri önleyeceği, gelişmeyi hızlandıracağı, karar mekanizmasını hantallıktan kurtaracağı gerekçesi ile “evet” dediler. Bu anlaşılır bir tutumdur.

         Değişikliğe hayır diyenler de sadece meclisin devredışı kalacağı ile adeta dogma şeklinde kabul ettikleri bazı kuralların yeni değişiklikle ortadan kaldırılacağı gerekçesi ile “hayır” oyu verdiler. Yani gelişmeyi yavaşlatacağı, karar mekanizmalarını hantal hale getireceği düşüncesi ile hayır demediler.

         Bu ülkede değişiklikler yapılmak istendiğinde dün de bugün de karşılaşılan sorunlara baktığımız zaman şu başlıkları hemen görmek mümkündür:

         1-Önce zihniyet meselesini görüyoruz. Yani bu milletin asli değerlerine yabancı Batılılaşma projesi ile bu projeyi gerçekleştirmek için kurulan merkezi idarenin değişmesini istemiyorlar. Bu guruba göre önemli olan geçmişin korunmasına çalışmak ve yeni olan her şeyi reddetmek milli bir ibadettir.

         2-Bu guruba göre; kendileri için hak gördükleri özgürlüklerin bütün vatandaşlara verilmesi İslami bir projedir ve hiçbir gerekçeye gerek kalmadan reddedilmelidir.

         3-Hukuk ve idare bilgisi ile yoğrulan siyasi bir tartışma yapılması gerekirken, konuyu tamamen ideolojik ve günlük siyaset açısından değerlendirmeye tabi tutmaları sonucu hayır demektedirler.

         4-STK adı altında dar zeminlerde teşkilatlanmış örgütlerin konuyu (konuları) bütüncül bir bakış açısına ve gelişmeci bir model anlayışına tabi tutmadan tamamen ideolojik davranmaları, birtakım siyasileri de hayır demeye mecbur etmektedir. Bu durum siyasi sol için de, siyasi sağ için de geçerlidir.

         5-Türkiye’de yapılacak idari ve siyasi değişikleri ancak bürokrasi yapabilir anlayışı olan vesayetçi mantığın, sağda da solda da hatta çaktırmadan iktidar tarafından getirilen bazı bürokrat ve siyasilerde de olması “hayır” oylarını getirmektedir. Bu anlayışı merkezi idarede olduğu kadar taşra atamalarında da rahatlıkla görmekteyiz. Bir ildeki son iki aylık atamalarda dahi bu durum çok rahatlıkla görülmektedir.

         Neticede Anayasa değişikliğine hayır demenin tamamen irrasyonel bir anlayıştan geldiği çok açık görülebiliyor. Merkezde ve taşradaki sivil bürokrasinin de çaktırmadan yaptığı ideolojik eleştiriler ülkede kısmi de olsa huzursuzluk ve kargaşaya neden olmaktadır. Yapılan şiddet hareketlerinin de değerlendirilmesinde halkta tereddütler doğurabilmektedir.

         Yapılan değişikliğin hayırlara vesile olmasını temenni ediyorum. İnşaallah bu değişiklik, devletler için asıl amaç olması gereken “adil devlet” ilkesine katkı yapar.

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X