Advert
İSLAM DEVLETİ BİR MODELDİR
Nevzat ÜLGER

İSLAM DEVLETİ BİR MODELDİR

Bu içerik 2129 kez okundu.

        ABD’de iki akademisyenin “Kur’an ve Sünnetin devletten beklediği değerler” üzerinden yapmış oldukları bir araştırmayı yazısına taşımış Ayşe Böhürler. Bu araştırmaya göre Kur’an’ın ve Sünnetin beklentilerine cevap veren ülkeler sıralamasında; Yeni Zelanda, Lüksemburg ve İrlanda ilk üç sırayı paylaşmışlar. Dünyadaki 200 devlet içinden bu sıralamanın ilk sıralarında yer alan İslam Ülkesi yok. Elbette bu iki akademisyenin kullandıkları ölçü muhakkak en doğrusudur denilemez ama İslam ülkelerinin sıralamada üst sıralarda olması gerekmez miydi?

         Oryantalistlerin bütün inkarlarına rağmen İslam Devleti diye bir hakikat vardır. Çünkü önümüzde Medine Site Devleti, Anayasası ile sonradan oluşan birçok devlet, mesela Emeviler, Abbasiler, Selçuklular ve Osmanlılar gibi dönemlerinde dünyaya yön vermiş, adaleti ile ün yapmış uygulamalar ve devletler mevcuttur. Oryantalistlerin hedefinin insanla yaratıcı arasındaki bağı yok sayarak yalnız rasyonalizme kapı açmaktır.

         Dünyadaki değişimlere sırtımızı dönemeyeceğimize göre, sorunlarımızın çözümünde İslam’ın evrensel değerlerini iyi algılayıp tatbik etmek İslam ülkelerini yöneten idarecileri daha fazla ilgilendirmez mi? Mesela “Kalkınma Bankalar” gibi bir fenomeni yakalayarak önemli bir iş başarmadı mı İslam ülkeleri? Biz birtakım yapılması gereken işleri yapmayınca suç maalesef bilerek İslam’a yükleniyor. Demekki İslam ülkeleri sorunların çözümünde, çeşitli nedenlerle İslam’ın evrensel mesajlarını çok kullanmak yoluna gitmiyorlar. Eğer aksi olsaydı mezkur araştırmada İslam ülkelerinin ilk sıralarda yer alması gerekmez miydi?

         İslam ülkelerinin sahip oldukları yer altı kaynaklarıyla, gerekli geniş coğrafya ve beşeri sermayeleri inkar edilemeyecek netlikte ortada iken, İslam dünyasının yaşadığı savrulmalar acaba nedendir? Bu kadar zenginlik ve İslam’ın evrensel mesajları ortada iken, bu kadar yığınla problem, gelirin adil olmayan dağılımı ve dünya genelindeki siyasi ve ekonomik perişanlığın sebeplerini ortaya koyup, çözümler üretmek gerekmez mi? Fıkhın değişime açık olduğu çok iyi bilindiğine göre, kendimizi acaba din adına çıkmazlara hapsetmek akıl karı mıdır?

         Bu gün Türkiye’de uygulanmakta olan Kalkınma Ajansları, SODES, KOSGEB ve benzeri kuruluşların tatbikatları neticesinde, hem kalkınmada belli bir ivme kazanılmış hem de gelirin tabana yayılması yoluna gidilmiştir. Zamanla bu uygulamalar artacak ve hem İslami bir mesafe alınacak hem de şikayetler azalacaktır. Servet yalnız bir kısım insanların arasında dolaşan bir devlet olmamalı. Esasen bu kuruluşlar, belli bir ölçekte girişimcilik yapacak olan gençlere, kadınlara ve diğerlerine davetiye çıkarıyor. İnşaallah yakın bir gelecekte Kur’an ve Sünnetin emrettiği evrensel ölçüyü yakalar bu ülke.

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X