Advert
“İSLAM ÜLKELERİ NE KADAR İSLAMİ?”
Nevzat ÜLGER

“İSLAM ÜLKELERİ NE KADAR İSLAMİ?”

Bu içerik 1883 kez okundu.

     Geçen hafta “Kur’an ve Sünnetin devletten beklediği değerler” üzerinden yapılmış bir araştırmadan bahsetmiştim. Bu araştırma konularını ve gruplandırmalarından biraz daha bahsederek günlük hayatımızın “İslamiliğini” yakından tanımamıza yardımcı olmasını sağlamaya çalışalım.

         Önce İslam İşbirliği Teşkilatı’na üye olan 57 ülkeyi şöyle bir sınıflandırmaya tabi tutalım:

         1-İslam’ı devletin resmi dini olarak kabul edenler.

         2-İslam’ı devletin ana dini olarak kabul edenler.

         3-Dikkate değer bir Müslüman nüfusa sahip olan ülkeler.

         4-Kendisini “İslam Cumhuriyeti” olarak ilan eden ülkeler.

         Şimdi ölçüleri biraz daha yakınlaştıralım :

         İslam dininin ortaya koyduğu iktisadi (ekonomik) ilkelerin temelinde adalet, sürdürülebilir büyüme, yaygın refah ve istihdam, gelirin adil bölüşümü, İslami ekonomik ve finansal teamüllerin uygulaması konularında neler düşünüyorsunuz?

         Bu konuları değerlendirmemize yardımcı olması için şu sorular bize yardımcı olabilir.

         1-Ekonomik fırsatları kullanmada toplumun bütün fertleri aynı eşitliğe sahip mi? İsdihdam sağlamada iltimas mı daha geçerli yoksa kabiliyet mi?

         2-Eğitim ve sağlık hizmetlerine erişmede her fert aynı hakları kullanabiliyor mu?

         3-İş sahibi olmada herkese eşit imkanlar sağlanıyor mu? Haksız rekabet mi, fırsat eşitliği mi daha ileride?

         4-GSYH oluşturulurken, devlet gelirleri daha çok dolaylı vergilerden mi, dolaysız vergilerden mi oluşuyor?

         5-Gelir dağılımının adeleti konusunda gelirin dağılımından memnun musunuz?

         6-İnsani yaşayışın sağlanmasında (gıda, yiyecek, elbise, sağlık, eğitim, ulaşım vs) tanınan imkanları nasıl buluyorsunuz?

         Şimdi bir genelleme yapalım:

         İslam, peygamberleri vasıtasıyla Allah’ın gönderdiği dinin adı, Müslümalık da Kur’an ve sünnet ışığında bizim bu dini anlama tarzımızdır. Dolayısı ile çeşitli zaman dilimlerinde, çeşitli bölgelerde yaşayan insanların kendi anlayışları oranında Kur’an ve Sünnet’i anlama biçimlerinde de değişiklikler olabilir. İslam yoğunluklu olarak; Orta Asya’dan Afrika’ya, Yemen’den Balkanlar’a ve  Kafkaslar’a, Hindistan’dan Endülüs’e kadar yayılan geniş bir coğrafyada farklı anlayışları ve meşrepleri ortaya çıkarmıştır ve bu da çok normaldir.

         Müslümanlığı İslam’ın aynısı görmek, İslam’ın tarihsel tecrübesini anlamamak demek olur. Bu anlama farklılıkları hiçbir zaman İslam’dan sapma olarak görülemez. Aksi halde Batı’nın bizi sürüklemek istediği çıkmaz sokaklarda kalırız.

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Ak Parti İlçelerde Temayül Yoklaması Yaptı
Ak Parti İlçelerde Temayül Yoklaması Yaptı