Advert
MALUMATA DEĞİL; BİLGİYE TALİP OLMAK
Nevzat ÜLGER

MALUMATA DEĞİL; BİLGİYE TALİP OLMAK

Bu içerik 2027 kez okundu.

        4. CNR Uluslar arası Kitap Fuarı’nın açılışına katılan Cumhurbaşkanı R. Tayyip Erdoğan, burada gençlere yaptığı konuşmada; “"Arama motoru ile 140 karaktere sığdırılmış aforizmalarla gerçek bilgiye sahip olunamaz, âlim hiç olunamaz."  diyor. Ne kadar doğru. Bu şekilde sadece malumatfuruş olunur.

          Başka bir şey olunamaz. Gün bitmeden değerini yitiren değil zamana meydan okuyan eserler bırakmak için zahmet çekmek şarttır... Bizim, kitapla, kütüphanelerimizle ilişkimizi yeniden tanzim etmemiz şart. Cebimize akan bilgiyi zihnimize, hayatımıza katmamız şart. 140 karakterde bilim değil, sosyal medya fenomeni olursunuz o da ertesi güne kalmaz. Bilgi içselleştirilmedikçe malumat olmanın ötesine geçmez.

                                                      *

         Oryantalistin yerlisi olur mu? Maalesef oluyor. Doğu üzerinden Batı’yı inşa etmeye çalışanlar oryantalisttir. Mesela Salman Rüştü bir oryantalisttir. Bunlar için yetkilisi; “Müslüman coğrafyadan çıkmış Batılı yazarlar” tabirini kullanıyor.  Eskiler bunlar için; “yerli gavur” diyordu. Erbakan Hoca da bunlara “Gavur kayırıcılar” demişti.

                                               *

         Adam koca Profesör olmuş hala daha kilise Hristiyanlığı ile İslam'ın arasındaki farkı anlamamış. Hala İslam’da bir “din adamı” sınıfı olmadığını fark edememiş. Asri olmayan herkesi dışlamış. 

         “16. yüzyıla kadar, hangi din ve inanış olursa olsun, din adamları ruhani dünya yanında aynı zamanda devlet yönetiminde de etkili oluyordu. Bu din adamları dini kullanarak devlet yönetimine entrikalar yapıyor, krala ve yönetime  müdahale ediyorlardı.”  Hristiyanlık için kullanılan bu hükmü maalesef İslam için de kullanabilen bir ilim adamı. Allah islah etsin.

                                                     *

         Adam büyüme ile kalkınma arasındaki farkı bilmiyor ama koca koca yanlış cümleler kuruyor. Büyüme; GSMH’nın artış oranıdır ve yapısal değişikliği dikkate almaz. Kalkınma; sadece sayısal değil, aynı zamanda niteliksel bir olgudur. Yani kalkınma yapısal değişikliği de içerir. Önemli görevlerde bulunanlar bu farkları bilmelidirler.

                                                        *

         Bütün mesaisi evrad-ı ezkar olan da, ne olduysa okumamaktan oldu diyerek ha bire okuyan da, yaşı ilerlemiş olanlardan sükunet deyip kenarda kalmayı yeğleyenler de, bıçkın delikanlı olup, mahiyetinin nasıl olması gerektiğini tam bilmese de yalnız cihad diyen de, sanki hiç cihat yokmuş gibi kendi fildişi kulesinde yaşayan ve topluma ciddi bir katmadeğer üretmeyen akademisyen de, cemaatinin fırka-i naciyeden olduğunu söyleyip cemaatçilik yapan da en doğru gidişat benim yolumdur diyor.

         Aralarında kötü niyetli kimseler de bulunabilir ama bu guruplar kendi açılarından samimidirler şüphesiz. Ama herkes kendisini Allah ve resulünün ölçülerine vurmalıdır.

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X