Advert
YENİ CUMHURBAŞKANI VE YENİ TÜRKİYE
Nevzat ÜLGER

YENİ CUMHURBAŞKANI VE YENİ TÜRKİYE

Bu içerik 1949 kez okundu.

          10 Ağustos 2014 Türkiye için yeni bir paradigma demektir. Çünkü bu ülkenin insanları ilk defa kendi öz tercihleri ile Cumhurbaşkanı seçmişlerdir. Gerçi 1950 yılında da yarı temsili bir şekille seçim yapılmıştı ama ona da on yıl dayanabilmişti merkez güçleri. Yapılan şey atanmışlarla seçilmişlerin mücadelesiydi. Ağaçlar henüz çiçek açmaya yakın değillerdi.

         Bu seçim aslında halkın tercihinin billurlaşarak kristalize olmuş bir orta sınıf iradesidir. Bu iradeyi temsil edecek makam, bu iradeyi hakkıyla temsil edeceğine inanılan zata emanet edilmiştir. Hayırlı uğurlu olsun.

         Recep Tayyip Erdoğan’ın Cumhurbaşkanı seçilmesinin yankıları göreceksiniz en kısa zamanda yurt içindeki ve yurt dışındaki halkta da, bürokraside de, Kıbrıs’ta da, Mısır’da da, Filistin’de de Türki cumhuriyetlerde de, Dağlık Karabağ’da da hissedilecektir.

         Cumhurbaşkanlığı seçimi ile birlikte siyasi hayatımızda önemli değişmeler vücuda gelecektir diye düşünüyorum.

         Her şeyden önce solculuk ve sağcılık Türkiye’de artık marjinalleşecek ama devam edecektir.  Artık Türkiye’de olaylar sağ-sol veya milliyetçi-muhafazakar gibi kavramlarla tanımlanamayacak, yeni orta sınıf ve giderek yaygınlaşan bilgi ve teknoloji akımlarının da tesiriyle yeni siyaset anlayışı ile tanımını bulacaktır. Elbette bu akımların mensupları hatta partiler olacaktır ama sadece dar çevrelerde ve biraz da mahcup bir vaziyette anlatılacaktır.

         Bu ülkede belki 1839 yılından beri belki 1908 yılından beri kendisine özel bir konum edinmiş olan tekelci ve dışarıya bağımlı burjuvazi yerini artık yeni devlet anlayışının ürettiği ulusal pazarı korumaya endeksli, bireyi önemseyen sosyal devlet anlayışına terk edecektir. Yani güçlü bir halk iradesi ile ortaya çıkan “doğrudan halkın seçimi” uygulaması artık Batıcı anlayışların doktrinlerini de yönetim anlayışlarını da iptal edecektir.

         Kanunlarda elbette hemen bir değişim söz konusu değil ama bu kanunların yorumu çok önemli. Halkın içinden gelen bir Cumhurbaşkanı’nın getireceği yorumlar hiçbir zaman halkın aleyhine olmayacaktır. Çünkü bu ülkenin inanmış insanları kendilerinden birinin başa gelmesi için çok beklediler, çok koşturdular, çok hinlikleri ustaca geri çevirdiler. Ağaçların çok kısa zamanda çiçek açması hiç görülmemiştir. Bu insanlar ağaçların çiçek açması için ne emekler verdi, ne sabırlar çekti. Onun için bu ülkenin insanları bu gün çok sevinçli, çok mutlu. Beklentilerin karşılanmasının insanları ne kadar mutlu ettiğini ancak bekleyenler ve mutluluğu paylaşanlar bilir.

         Ey seçilmiş temsilcimiz; sen umutlarımızın avazısın. Bizi bu noktada şimdiye kadar mahcup etmedin, bundan sonra da mahcup etmeyeceksin inşallah. Bu ülkenin insanlarının çoğu dünyalığını sırtında taşıyan insanlardır. Ama bu insanların yedi iklimin umutlarını taşıdığını da unutmamak gerekir.

         Bu ülkenin hilali göklerde olduğu sürece, ihtiyacı olanlar için çanları da çalsın elbette. Bu ülkede Mehmet’e de yer var, Zozan’a yer var, Agop’a da yer var, Berfin’e de yer var. Bu ülke kavgasız ve çatışmasız yaşamaya evet diyen herkesi barındırır. Bu ülkenin inanmış insanları bu hilalin etrafındaki yıldızlar olmaya devam edecektir inşallah. Bizi mutlu eden en önemli şey zaten hilalin göklerde oluşudur. Akif “korkma” diye bir “ara nefes” olmuştu bir zamanlar. Sonra Asımlar çoğaldı, Mehmetler çoğaldı ve hepsi bu ülkenin yeniden imarı için elinden ne geliyorsa yaptı. Bayrak onun için yüksek rakımlı tepelerde dalgalanıyor şimdilerde.

         Hayat bir mücadele olduğu gibi ülkeler de bu mücadelenin toplamıdır. Bu ülke IMF heyetini ülkeden çıkarmak için neler çekti neler. Bu ülke terör belasını susturmak için nelere katlandı. Bu ülke bürokrasinin ayak oyunları ile nelerini kaybetmedi ki? Ellerindeki silahları da öldürücüydü genellikle. Şimdilerde hilale karşı duran anlayışlar hep 100 yıllık, 150 yıllık geçmişe sahip. Dili onlarla kaybettik, dini onlarla kaybettik, harbiliği ve hasbiliği onlarla sakatladık. Şimdi yeni bir anlayış ve yeni Türkiye anlayışı ile küheylan yoluna devam edecektir. Küheylanın süvarisi de pek mahir işin doğrusu. Son 12 yılda çok ustalıklarına şahit olduk. At binicisine göre kişnermiş. Sana güvendiğimiz için gönülden evet dedik ey uzun adam, ey mücadeleci zat. Allah seni ve senin şahsında bizleri mahcup etmesin. Bizim sana güvenimiz tamdır Sayın CUMHURBAŞKANIM.

         Yeni Cumhur”Başkanı” ve yeni Türkiye, ülkemize ve tüm insanlığa hayırlı olsun, hayırlara vesile olsun inşallah.

 

 

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X