Advert
MUHABBET VE AŞK
Nevzat ÜLGER

MUHABBET VE AŞK

Bu içerik 2041 kez okundu.

         Elazığlı yazar ve şairlerimizden biri olan Mehmet Zeren, ortak bir tanıdığımıza “aşk ve muhabbet arasında ne fark vardır?” diye sormamı rica etti benden. Ben de iki arkadaşım; Faik Tufan ve Mustafa Turan’la birlikte ziyaretine gittiğimiz ortak tanıdığımıza sordum: “Kur’an muhabbet kelimesiyle sevgiye dikkat çekerken, edebiyatçılar aşk kelimesini tercih ediyorlar. Aralarında nasıl bir fark veya benzerlik var?”

         Fikrini sorduğumuz insan dedi ki; “Belki ikisi de aynı şeyi kastediyorlar veya etmiyorlar ama aşk aşırılıktır. Aşkta aşırılık vardır ve insanın aklını başından alır. Ölçüsüz insan haline getirir. Muhabbet ise ölçülü olmaktır. Hazreti Yusuf’a aşk ilgisi duyan Züleyha, aşk döneminde normal bir insan mıdır? Aşka müptela olduğu dönemdeki davranışları hem kural dışı hem de ahlak dışıdır. Vuslat meydana geldiği zaman ızdıraplarının biteceğini zanneder.(Aşk bir alışveriştir ve karşılık ister demişler ya!.) Halbuki Hz. Yusuf’a muhabbeti olan Hz. Yakup ölçülüdür. Çareyi Allah’tan ister”

 

                                      YUNUS’TA AŞK                        

         Yunus; “aşka rüzgar uğramaz, aşkın ayı ve yılı olmaz” diyor. Hatta “ihtiyarlar aşk ile yiğitleşir, aşk zaman ve mekan üstüdür” der.

         Dünya izzetini sevenler aşktan haber veremezler.

         Dünya aşıkların zindanıdır.

         Dost aşkına ulaşanlar (aşk-ı ilahi) için dünya-ahiret bir olur. Zaten erenler hep muhabbet içindedirler.

         Devran da aşk üzere deveran etmekte değil midir?.

         İlahi aşka ulaşamayan sevgiler “yok” hükmündedir.

         Aşıklar arasında sofuluk satılmaz, eğer satan olursa riyakarlık olur. Çünkü aşk eteğine yapışanlar vuslata layık hale gelirler. Ancak aşk tahammül ister. Değil mi ki; gönlü aşk-ı ilahi ile yanan aşık, “dost”tan haberler verir.

         “Aşk pazarı” erenler meclisinde mana alışverişi yapmaktır.

         Aşk, insanı Allah’a ulaştırır. Bu haldeki insanın canını maşuku almıştır.

         Dil ile aşktan bahsetmek kolay, aşık olmak zordur. Aşık olan insan, maşukuna aşkını göstermek için, ilim tahsil eder, namaz kılar, oruç tutar, şükrünü göstermek için devamlı ibadet eder.

         İbrahim’e, Nemrud’un ateşini gülistan eden, Süleyman’ı kuş diline erdiren, Yunus’u balığın karnında dahi zikrettiren, Musa’yı Tur’da konuşturan, Muhammed’e salatu selam getiren müminleri konuşturan şey aşkı ilahi değil midir? İlahi aşkı en güzel Hz. Peygamber yaşamıştır diyor Yunus:

         “Dünya Peygamber’in başına geldi bu ışk,

         Tercemanı Cebrail maşukası halik’dur.”                                           

                                 DÜNYEVİLEŞMEK DEİZME GÖTÜRÜR            

     Batı’da sekülerleşmenin esası deizm üzerine kuruludur. Yani yaratıcıyı kabul eder ama herhangi bir peygambere ve dolayısı ile mürettep bir dine ihtiyaç duymaz. Hatta dine ve peygambere karşıdır. Bu anlayış Batı’da bizde yer yer teslise dönüşür, Rab-Peygamber-onları temsilen de papaz/din görevlisi. Neticede –haşa- Rab insanileştirildiği için papaz da onun adına günahları affedebiliyor. İslam coğrafyasında bunların karşılığı mülhidlerdir.       

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X