Advert
DÜNYA YENİDEN ŞEKİLLENİYOR
Nevzat ÜLGER

DÜNYA YENİDEN ŞEKİLLENİYOR

Bu içerik 2073 kez okundu.

         Dünyada da ülkemizde de yeni bir durum (konsept) söz konusu artık. Dikkatler “değer merkezli” konulardan, çıkar merkezli konulara kayıyor. İlişkiler buna göre balans ayarına alındı.

         2. Dünya Savaşı’ndan sonra dünyaya dayatılan “küresel düzen” uygulamadan kaldırılıyor. Artık ABD’nin “tek kutuplu” hâkimiyet tezi geçerliliğini doldurdu. Elbette örtülü güç mücadeleleri belki de daha örtülü devam edecek. Hatta Doğu-Batı ayrışması daha da netleşebilir.

         Yaklaşık yüz yıldır uygulanan “üst iktidar” formatları anlayışı, diyebiliriz ki çöktü. Yani iki dünya savaşı arasındaki İngiliz üst iktidarı ve ikinci dünya savaşı sonrasındaki ABD üst iktidar formatlarının değiştiğini anlamak gerekir. Çünkü dünyada bir güven krizi oluştu. Hatta ittifak ettiği söylenen ülkelerin dahi birbirlerinin kuyusunu kazdığı dikkatlerden kaçmadı.

         Bölgesel ve dini birlikteliklerin öneminin yerini, güçlü devletlerin sınırlı sayıdaki birliktelikleri alıyor. Bu noktada ilk öne çıkanlara dikkat edersek; ABD, Rusya, Çin, Hindistan, Türkiye, Almanya, İngiltere, Fransa, Japonya oldu. Buna “çekirdek güç merkezi” de diyebiliriz.

         Bu saydığım devletlerin geçmişlerine dikkat edin lütfen; hepsi de geçmişte birer imparatorluk. Yani ideolojik ve siyasi kimliklerin yerini tarihsel kimlikler alıyor diye okuyabiliriz. Ülkelerin tarihsel kimlikleri öne çıkarılıyor. İmparatorluklar ve bölgesel etkinlikler gibi özellikler parlatılacak zannederim.

         ABD Dışişleri Bakanı’nın kendi dışişleri mensuplarına yapmış olduğu konuşmanın satır araları da bu saydıklarımıza işaret ediyor.

         Türkiye’nin son temaslarına dikkat edin lütfen:

         Türkiye-Rusya, Türkiye-Hindistan, Türkiye-Çin, Türkiye-Almanya, Türkiye-ABD.

         Türkiye-AB ve NATO görüşmeleri bundan sonra geliyor.

         Demek ki BM, NATO, AB, Afrika Birliği, Şanghay, Nafta gibi  birliktelikler masaya yatırılacak. Erdoğan’ın devamlı “dünya beşten büyüktür” ve “BM’de güç dengeleri gözetilmiyor” cümlelerini ya da çağrılarını bir de bu pencereden tetkik edin.

         Sevimli bir şey değil ama bundan sonra bazı kavramların geri çekilerek güvenlik ve istikrar gibi konuların öne çıkarılacağı anlaşılıyor. Belki de, 1945 yılından sonra öne çıkarılan demokrasi kavramı yeni bir mahiyetle sunulacak toplumlara.

         Güvenlik, istikrar, ayakta kalma, güç biriktirme, kaynaklar ve iktidar gibi konular yeni kabuller olacak.

         Türkiye’deki “Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi”ni “başkanlık” olarak bu çerçevede okumak daha gerçekçi olur herhalde.

         Bu konsepte paralel olarak taşraya aktarılacak yetkilerin de daha çok “Valilik Makamı”na olacağını gözden uzak tutmayın. Çünkü birçok belediyenin maalesef sanayileşme, ulaşım ve çevre konularında kendilerinden beklenen hizmetleri üretemedikleri görüldü.

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X