Advert
MÜSLÜMAN PROTESTAN OLUR MU?
Nevzat ÜLGER

MÜSLÜMAN PROTESTAN OLUR MU?

Bu içerik 934 kez okundu.

          Kapitalizm, mülkiyet hakkını ve kavramını bir özgürlük olarak kabul eder ama mülkiyetin köklerini tartışmaya açmaz. Onun için asıl olan sermaye temerküzü olup, nasıl ve nereden elde edildiğinin önemi yoktur. Örneklendirirsek, yerel yönetimlerce alınacak bir kararla bir anda on milyonlar kazanan bir sermayedar, bu sermayesinin menşeinin konuşulmasını hiçbir zaman istemez. Öyle ise günümüzde devlet hala bir zenginleştirme aracı olmaya devam ediyor. Bu işin en önemli aracı ise, bütün parlak söylemlerine rağmen politika ve politikacılardır.

         Toplu sözleşmelerde işçi ve işverenin özgürlüğü bir simetri midir? Yani bir güçler dengesinden bahsetmek mümkün mü? Emeğinden başka pazarlık malzemesi olmayan işçi ile sermayedar nasıl eşit olsunlar ki?

         Kapitalizmdeki limitsiz kar kavramını, piyasa spekülasyonlarını, para ve mal elde etmek için yapılan ayak oyunlarını, gelir elde etmek için makam ve unvanların kullanılmasını, fiyatları belirleyen esas unsurun güç (kuralsız kar elde etme duygusu) olduğunu görmezden gelmek mümkün mü? Kapitalizmin piyasa denetimini kabul etmeyişini, taraftarlarının yerel, bölgesel ve ulusal güç olduğunu, bütün işleyişini “devlet” destekli yaptığını kabul etmeyen var mıdır acaba?

         Politikacılar entelektüellerden ne kadar hoşlanırlarsa, kapitalistler de kendi oyunlarına açıklama getiren iktisat ve sosyoloji uzmanlarından o kadar hoşlanırlar.

         Temel soru şu: Kapitalizm mi Protestanlığı üretti, Protestanlık mı kapitalizmi üretti? Weber’e göre; kapitalizm, modern hayat ile Protestanlığın evliliğinden olmuştur. Buna kısaca dinin dünya kazancına alet edilmesi denilmesinde ne mahsur var acaba? Hâlbuki kazanım ve üretkenlik için sömürüye gerek yok.

         Hemen ikinci soru araya girdi: Üretimi ve tüketimi belirleyen unsur ihtiyaç mı yoksa ihtiyacı belirleyen üretimi ve tüketimi kendi isteklerine göre belirleyen sermaye mi? Yapılan binaları satabilmek için, dini bilgilerle donatılmış insanlar din adına az mı konuşturuldu televizyonlarda. Hangi zorunluluklardan dolayı faizli kredi kullanabiliriz diyen bu dini bilgilerle donatılmış insanlar, hiçbir zaman GSMH’nın adil dağılımına dair bir formül geliştirme yoluna gitmediler. Devletin sosyal yönünü ancak ilaç kullanma ve tebeşir dağıtma işlemlerinde topluma hatırlattılar. Şimdi bu davranış biçimine “dini” mi diyeceğiz yoksa kapitalist anlayış mı?

         Tabi, toplumlarda yaşanan tüm olumsuzlukları kapitalizme yüklemek biraz kolaycılık olur. Günümüz idarecileri de pek ala; “otomobil özgürlüktür” diyerek kısa bir sürede banka kredisi ile alınmış on milyon araba ile kapitalizme desteğini sürdürebilmektedir. Hâlbuki özgürlük ve serbestlik farklı kavramlar değil midir?

         İnsanlar biraz mazoşist mi acaba?

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
2013 model Volkswagen Jetta icradan satılıktır
2013 model Volkswagen Jetta icradan satılıktır
2012 model Peugeot 308 icradan satılıktır
2012 model Peugeot 308 icradan satılıktır