Advert
ÖZGÜRLÜK-GELİŞME-REFAH
Nevzat ÜLGER

ÖZGÜRLÜK-GELİŞME-REFAH

Bu içerik 2254 kez okundu.

           21 Mayıs 2017’de yapılan “AK Parti 3. Olağanüstü Kongresi” büyük bir organizasyon eseri olarak kusursuz işletildi diyebiliriz.

         Kongrede iki slogan dikkat çekiyordu. Bunlardan biri aynı zamanda kongrenin de ana temasıydı; “Demokrasi-Değişim-Reform.” İkincisi de bu hedefin açılımı gibiydi; “Özgürlük-Gelişme-Refah.

         Aslında biri diğerinin adeta parantez cümlesi gibi duruyor. Yerinde ve isabetli.

         Kongrede Cumhurbaşkanı’nın söylediklerinde cidden çok önemli şeyler vardı. Ancak konumuz itibariyle bir cümlesi oldukça dikkat çekiciydi: “Orta Gelir Tuzağına da, Orta Demokrasi Tuzağına da düşmeyeceğiz.”

         Yukarıda belirtilen hedefleri gerçekleştirirken orta gelir tuzağına ve orta demokrasi tuzağına düşmemek için bazı şeylerin gerçekleştirilmesi gerekiyor.

         Öncelikle Ak Parti –bana göre de Tayyip Erdoğan- milletten ne istediyse, millet verdi. Öyleyse on beş yıldır olduğu gibi şimdi de sıra Ak Parti’de –bana göre yine Tayyip Erdoğan’da- olmalıdır.

         Bu hedefleri tutturmak için ciddi anlamda yapısal reforma ihtiyaç var. Mesela ÖTV ve KDV en alt sınıra indirilmeli, dolaylı vergiler mümkün oldukça kaldırılmalıdır.

         Fert başına gelirin 25.000 doların üstüne çıkarılması için ham madde ve ara mal üretimine hız verilmelidir. Bizim ticaret açığımızın en fazla ara mal ithalatından kaynaklandığı bilinmektedir. Güneş enerjisi, petrol, otomobil, uçak vd üzerinde önemle sonuca gidilmelidir. Fikri Işık’ın Sanayi Bakanlığı döneminde üretime hazır olduğu şeklinde sunulan “yerli otomobil” muhakkak SERİ üretime başlamalıdır.

         Bu arada oldukça önemli bir konu da; “gelirin adil dağılımıdır.” Mutluluk “en sıradan insan” göz önüne alınarak sağlanmalıdır. Zaten hedef olarak kalkınma değilgelişme hedef alınmıştır. GSMH’nın artırılması elbette önemlidir ama esas hedef gelirin adil dağılımına dayalı insanın mutluluğudur. Tayyip Bey ta işe başlarken söylemişti; “İnsanı yaşat ki devlet yaşasın.” Evet, insan yaşatılmalı, kanunlar herkes için aynı uygulanmalı, suç şahsi olmanın dışına taşırılmamalıdır.

         Yeni bir “bürokratik vesayet” oluşmamasına dikkat edilmelidir. Çünkü demokratik hakların yayılması için bürokrat istenir ama bürokrasi hiçbir zaman demokratik hakların artmasını talep etmez.

         Dünyanın hızla karizmatik liderlerin yönetimine doğru gitmekte olduğu bu dönemde, Türkiye büyük bir şansa sahiptir. Zaten partiler karizmatik liderler ve uzman liderler tarafından yönetildikleri zaman verimli olmaktadır. Bu düşüncemi bir spot cümle ile ifade edeyim: “Rasyonel bir politikacı için, herhangi bir zamana uygun hükümet biçimi, milletin siyasi görevlerine bağlı teknik bir konudur.”

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X