Advert
RAMAZAN AYINA HÜRMET EDELİM!
Habib KARAÇORLU

RAMAZAN AYINA HÜRMET EDELİM!

Bu içerik 402 kez okundu.

            On bir ayın sultanı, rahmet, bereket ve mağfiret ayı olan Ramazan-ı Şerif ayına girmiş bulunmaktayız elhamdülillah. Bu ayın biz Müslümanlar için diğer aylardan çok önemli farklılıkları bulunmaktadır. Bizim için bir arınma, toparlanma, feyizlenme ve şuurlanma anlamına gelen bu mübarek ayın kadrükıymeti Yüce Rabbimiz tarafından Kerim Kitabında bildirilmiş, bu ayın Kur’an’ın indirildiği bir ay olduğu ve ayrıca bu ay içinde “bin aydan daha hayırlı” Kadir gecesinin bulunduğu belirtilmiştir. Bu nedenle hürmete, tazime ve türlü ihtimama layık olan bu ayın şanına uygun bir şekilde idrak edilip yaşanması biz Müslümanlar için çok mühim bir vecibedir.

            Ramazan ayı Resulullah (S.A.V.) Efendimiz döneminden başlayarak Müslümanlar tarafından çok farklı bir atmosferde yaşanmış, manevi duyguların zirveye ulaştığı, davranışların en mükemmel noktalarda kemale erdiği zaman dilimleri olmuştur. Müslümanlar her zaman Ramazan ayının gelişini sevinçle karşılamış, bu ayda sair zamanlardan farklı olarak ibadetlerine ve davranışlarına dikkat etmişlerdir. Çünkü bu ay Yüce Rabbimizin biz kullarına her türlü af ve mağfiretinin ihsan ve lütfunun bolca indirildiği bir aydır. Bununla ilgili Sevgili Peygamberimiz (S.A.V.)Ramazan ayı girdiğinde cennet kapıları açılır, cehennem kapıları kapanır ve şeytanlar bağlanır.” (Buhârî, Savm 5) buyurmuştur. O zamandan günümüze kadar tüm İslam beldelerinde Ramazan Ayının varlığı ve toplumda meydana getirdiği müsbet değişiklikler gözle görülebilecek seviyede kendini hissettirmiştir. Bu İslam beldelerinden biri olan Harput’ta da Ramazan Ayı çok farklı bir şekilde karşılanır ve yaşanırdı ki,  İshak Sunguroğlu üstadımız Harput Yollarında isimli eserinde kaleme aldığı kendi dönemindeki Harput’ta Ramazan Ayının meydana getirdiği güzellikleri anlata anlata bitiremez. Aradan geçen bir asır sonrasında şimdi biz bunları sadece bir anı olarak okumaktayız. Gayrı Müslimlerin bile Ramazana hürmet göstererek açıktan yiyip içmedikleri bu mübarek belde şimdi ne hallerde! Eski Harput’tan fiziki çevre olarak elde pek bir şey bulunmadığı gibi, manen de kayda değer pek bir şey görülmemektedir.

            Ulema ve evliya beldesi olan Harput’a birkaç gün önce teravih namazını kılmak için yakınlarımla birlikte gitmiştik. Harput’un girişinden itibaren gördüğümüz araç sayısının fazlalığından etkilenen yakınlarımdan biri, gecikmiş olduğumuzu zannederek camide yer bulamayacağımızı ifade edince, “ endişe etme camilerde yer çok, sen şu kahvehanelerin önüne bak”  dedim. Yatsı ezanı okunduğu sırada maalesef kahvehanelerin önleri tıklım tıklım oyun oynayanlarla dolu idi ve bunu gören yakınlarım şok içerisinde bu duruma çok üzüldüler. Araç yoğunluğu nedeniyle uzun süre park yeri aradıktan sonra aracımızı park edip Harput’un en büyük camii olan Sarahatun Camiine girdiğimizde de sadece bir safı dolduracak kadar bir cemaatin olduğunu görünce üzüntümüz bir kat daha artmıştı. Maalesef aynı manzaraları şehrimizdeki camilerin bazılarında da görmekteyiz. Oruç tutanların sayısı ile namaz kılanların sayısı arasındaki bu önemli fark gerçekten bizi derinden derine düşündürmektedir. İslam toplumunun dinin direği olan namaz konusunda bu derece duyarsız kalması çok düşündürücü ve acı bir tablodur.

            Ramazan ayının biz Müslümanlar için bir arınma, silkelenme, revizyon ve yenilenme ayı olduğunu bir kez daha belirtelim. Ramazan ayı eğlence ayı değil ibadet ayıdır. Ramazan ayı oyun ayı değil Kur’an ayıdır. Ramazan ayı boşa geçirilecek bir ay değil, her saniyesi ibadetle, tefekkürle, ilim ve irfanla doldurulması gereken bir aydır. Ramazan ayı günahlardan arınma, nefsin arzularını terk edip Rabbimize yakınlaşma ayıdır. Ramazan ayı günahlara tövbe etme, af ve mağfiret dileme ayıdır. Bütün bunlardan gafil olarak “eski hamam, eski tas” olarak hayatına devam edenlerle ilgili Hazreti Peygamber (S.A.V.) Efendimiz şöyle buyurmakta: “Nice oruç tutanlar vardır ki, orucundan kendisine kuru bir açlıktan başka bir şey kalmaz! Geceleri nice namaz (terâvih ve teheccüd) kılanlar vardır ki, namazlarından kendilerine kalan yalnız uykusuzluktur.” (İbn-i Mâce, Sıyâm, 21) Yine bir başka Hadis-i Şerifte ise: “Kim yalan konuşmayı ve yalan-dolanla iş yapmayı terk etmezse,  Allah o kimsenin yemesini, içmesini bırakmasına kıymet vermez.” (Buhârî, Savm 8, Edeb 51) buyurmakta.

 

                Ramazan ayının içinde olduğumuzu, bu ayın kıymetini bilmemiz gerektiğini kendimize ve çevremizdekilere hatırlatalım, bu konuyla ilgili yine Allah Resulu (S.AV.): “ Oruç kalkandır. Biriniz oruç tuttuğu gün kötü söz söylemesin ve kavga etmesin. Şayet biri kendisine söver ya da çatarsa: ‘Ben oruçluyum’ desin. (Buhari savm,9) buyrmaktadır. Çünkü bu ay sabır ve tahammül ayıdır. Hakkıyla tutulacak orucun Yüce Allah (C.C.) katında değeri çok yüksektir. Bu konuyla da ilgili Sevgili Peygamberimiz (S.A.V.):Kim, faziletine inanarak ve karşılığını Allah’tan bekleyerek ramazan orucunu tutarsa, geçmiş günahları bağışlanır.” (Buhârî, Îmân 28, Savm 6) buyurmaktadır. O halde kendimize çeki düzen vermek için bu ayı fırsat bilelim. Tesettür konusunda eksiği ve kusuru olan hanımlarımız ve kızlarımız sokağa çıktıklarında, hem kendilerini ve hem de başkalarını günaha sokacak kıyafetlerden uzak durmalı, Rabbimizin rızasına uygun giyinmelidirler. Dilimizi ve gözümüzü haramdan sakınmadıkça tuttuğumuz orucun kuru kuruya bir aç kalmaktan ibaret olacağını unutmayalım. Beylerimiz dilini gıybetten uzak tutup, güzel ve latif konuşmaya özen göstersinler, Kur’an’la haşır neşir olsunlar. Hepimiz büyük, küçük Allah (C.C) ‘ın dinine sımsıkı sarılıp boş işleri terk edelim inşallah. Yüce Rabbimiz hepimize Ramazan ayını hakkıyla idrak edip yaşamayı nasip etsin. Amin.

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Altay maçı Sivas’ta oynanacak
Altay maçı Sivas’ta oynanacak
Büyük bir israfın önüne geçildi!
Büyük bir israfın önüne geçildi!