Advert
İNSANİ GELİŞME ENDEKSİ VE KENT KONSEYİ
Nevzat ÜLGER

İNSANİ GELİŞME ENDEKSİ VE KENT KONSEYİ

Bu içerik 2047 kez okundu.

             Bir ülkede milli gelir artışının yüksek oluşu o ülkenin gelişmiş bir ülke olarak adlandırılabilmesi için yeterli değildir. Elbette fert başına gelirin yüksek olması önemlidir ama toplumun geneli üzerinden sağlık ve eğitim durumuna da bakmak gerekir.

          Ekonomik açıdan kalkınmış birçok ülkede sosyal sorunların çözülemediğinin görülmesi; ekonomik büyüme ve insani gelişme arasındaki ilişkinin daha iyi kurulması gereğini ortaya çıkarmıştır.

         Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı tarafından yayımlanan İnsani Gelişme Endeksi (İGE) insani gelişmeyi, gelirin yanı sıra eğitim ve sağlığa ilişkin göstergeleri de dikkate alarak ölçmeyi hedefleyen bir endekstir.

          Türkiye, ekonomik anlamda son yıllarda gösterdiği önemli ilerlemelere rağmen İGE sıralamasında gelire göre yapılan sıralamasından daha geridedir. Türkiye’nin İGE değeri 2010 yılında 0,679 olup, bu değer ile Türkiye 169 ülke arasında 83. sırada yer almaktadır.

         Halbuki yalnızca gelirin esas alındığı sıralamada Türkiye’nin 59. sırada yer aldığı görülmektedir.

         Kullanılan bir takım verilerin güncel olmaktan uzak olduğu ve bu durumun da Türkiye’nin İGE değerini olumsuz etkilediği görülmektedir. İGE bileşenlerinin İGE’ye etkileri incelendiğinde Türkiye’nin önümüzdeki dönemde İGE’de en fazla artış sağlayabilecek değişkenlerinin eğitime ilişkin değişkenler olduğu bulunmuştur.

         Kalkınma, ekonomik açıdan büyümenin yanı sıra söz konusu olan yerin refah seviyesi ve yaşam kalitesi ile de ilişkilidir. Eğitim, sağlık, iş imkânları, gelir, çevresel etmenler, vb. bileşenlerin kalkınma üzerinde etkisi bulunmaktadır. Bu yüzden, bir yerin gelişmişliği tartışılırken sadece ekonomik büyüme üzerinden ilerlemek yeterli olmamaktadır. Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı bu anlamda ülkelerin gelişmişlik seviyelerini ölçmek üzere bir araç geliştirmiştir. İnsani Gelişme Endeksi (İGE), kalkınmayı ölçmek üzere her biri alt endeks olarak ölçülen üç bileşenden oluşmaktadır: Sağlık, eğitim, gelir.

         Söz buraya gelmişken, iller için kalkınmada “düşünce kuruluşu” olması için devlet tarafından bir yönetmeliğe bağlanan “Kent Konseyi” oluşumu acaba kendisinden beklenen projeleri ortaya koyabiliyor mu? Malum bu konseyin esas kuruluş amacı, o ilin insanlarının hayatını kolaylaştıracak projeler üreterek Belediye Meclisi’nin gündemine sunmaktır. Belediye Meclisi de bu sunum hakkında olumlu ya da olumsuz karar verir. Dolayısıyla “Kent Konseyi” üyeleri teknik, mali, hukuki, sosyal ve dini alanlarda yeterliliği olan insanlara müracaat etmelidirler.

         Kalkınma ve gelişme yalnız başına merkezi hükümetlere bırakılmamalıdır. Yerel yönetimlerimiz ve yerel STK’larımız da birer “Think-Tank” kuruluşu olmalıdırlar.

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Gazi Caddesi'nde Korku Dolu Anlar Yaşandı
Gazi Caddesi'nde Korku Dolu Anlar Yaşandı