Advert
“YATIRIM DIŞI FAZLA” ESASLI POLİTİKA
Nevzat ÜLGER

“YATIRIM DIŞI FAZLA” ESASLI POLİTİKA

Bu içerik 1608 kez okundu.

          İktisadi anlamda Türkiye’de üç ekol kaldı. İslamcılar, solcular ve kapitalistler. Elbette ideolojik anlamda çok ekol ve çokça fraksiyon var, o ayrı bir konu.

         Bunlardan İslamcılar ve solcular için önemli hedef dayanışma, yardımlaşma ve paylaşma olurken, kapitalistler için esas olan nasıl olursa olsun zenginleşmek ve “kendimi kurtarayım da altta kalanın canı çıksın” mantığıydı.

         Elbette İslamcıları solculardan ayıran önemli bir fark vardı: İslamcı için asıl olan “Allahın rızasına uygun” yaşamaktır. Kibirden uzak, gösterişten uzak, daha net ifadesiyle sahabeye benzemektir hedef. Bu hedefe yaklaşanlar ve hayatını bu şekilde devam ettirenler de var elbette. Sokakta da var, basında da var, sanayicilerde de var, ilim adamlarında da var. Bunun yanında hayatını yüzde yüz kapitalist mantaliteye göre sürdürenler de var. Hatta tamamen faizli bir hayatı tercih ederek hem ibadete devam edip hem de “tefecilik” dahi yapanlar var.

         Solcuların tamamına yakını kapitalist oldu. Her ne kadar söylemlerinde sol jargonu kullanıyor olsalar da hayat telakkileri tamamen kapitalist yaşayış üzerine kurulu. Zaten sayıları da oldukça azaldı.

         Kapitalistler için baştan beri ilkeler açıktır; nasıl olursa olsun zenginleşmek, ABD’ye hasret duymak, faizsiz bir hayatın mümkün olmadığını söylemek, vatan-millet nutukları atarak kendilerini vatanseverlerce korumaya aldırmak, para dışında bir değer ölçüleri olmamak gibi bütün hayat telakkileri para üzerine bina etmek. Dahası bunları yaparken de en büyük saygıyı Müslümanlardan görmek onların en sıradan beklentileri.

         Şimdi riyakârlık etmemek için sessiz düşünelim lütfen: Bu toplum Müslümanlaşıyor mu, solcu mu oluyor yoksa kapitalist olmayı bir hedef haline mi getiriyor?

         Para uğruna ilkelerini satmak tabiri artık biraz da yadırganıyor. Ne demek, Müslüman zengin olmasın mı? Maliyeti aynı olduğu için, kalkınma bankaları için; “faizli işlem yapıyorlar” diyerek kendisinin faizli işlemlerine gerekçe çıkarıyor Müslüman olan insan.

         Bir zamanlar neler anlatırdı eskinin İslamcısı, şimdinin kapitalisti; kibirden uzak durmak, faizden şiddetle kaçınmak, hayır ve hasenatta bulunmak, lüks yaşamdan uzak durmak, Ebuzer gibi olmak, Abdurahman bin Avf gibi olmak üzerine.

         Bu olumsuzlukların giderilmesi adına MÜSİAD’ın yeni Genel Başkanı Abdurrahman Kaan; “Faizle işleyen mevcut sistem değişmeden, faizi ortadan kaldırmak ya da değiştirmek mümkün değil. Ekonomimizde, faizin etkisini en aza indirecek ya da ortadan kaldıracak yeni bir sistem üzerinde çalışmamız gerekiyor. Maliye politikamızı “faiz dışı fazla” esasından, “yatırım dışı fazla” esasına çevirmeye gayret etmeliyiz” diye konuştu. Tam isabet.

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Takımımız ligde yer alacak
Takımımız ligde yer alacak