Advert
YENİ SANAYİ MERKEZLERİ
Nevzat ÜLGER

YENİ SANAYİ MERKEZLERİ

Bu içerik 2105 kez okundu.

       İhracata dayalı büyüme modelinin seçilmeye başlandığı 1980 sonrasında, özellikle Turgut Özal’ın yaptığı reformlarla birlikte Denizli, Gaziantep, Kayseri, Konya, Kahramanmaraş ve Malatya gibi yeni sanayi merkezleri oluştu. Bu yıllarda artık belli bir mesafeyi yakalamış olan İstanbul, İzmir, Bursa, Kocaeli ve Adana gibi büyük merkezlerin yanına; Sakarya, Balıkesir, Eskişehir Tekirdağ, Kırklareli, Manisa ve Mersin’i de eklediğimiz zaman göğsümüzü kabartan belli bir tablonun oluştuğunu görüyoruz.

         Bu ülkede üç defa ciddi sanayi hamlesi gerçekleşmiştir:

         1-Büyük bunalımın ardından 1930 yılından itibaren adına devletçilik dediğimiz, öncülüğünü devlet müesseselerinin yaptığı “KİT”ler dönemi. Sümerbank ve Etibank gibi.

         2-İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra başlamak üzere kısmen KİT’lerin varlığını devam ettirdiği ancak hakimiyetin özellikle İstanbul holdinglerine geçtiği dönem. Şeker Fabrikaları, Çimento Fabrikaları, Et-Balık Kurumları, Gübre Fabrikaları gibi KİT ve bugün de faaliyetlerine devam etmekte olan önemli özel sektör kuruluşları.

         3-1980 sonrasında tüm sınırlamalara rağmen sanayileşme dalgasının Turgut Özal’ın gayretleri ile Anadolu’ya yayılması dönemi. Adına KOBİ dediğimiz işletmeler Anadolu’nun yukarıda adı geçen şehirlerinde ağırlıklı olmakla birlikte, genel olarak bu şehirlerin yanına adlarını yazdırmaya aday Elazığ, Şanlıurfa, Diyarbakır, Sivas, Çorum gibi birçok Anadolu şehrindeki tesisler.

         Yeni sanayi merkezlerinin 1990’lı yıllardaki dalgalanmalardan fazla etkilenmeyerek bugüne kadar gelmelerindeki en önemli etmen; kredi ihtiyaçlarını genellikle banka kredilerinden değil, öz kaynaklarından karşılamaları olmuştur. Çünkü eğer; banka kredisi kullanmış olsaydılar, 1990’lı yılların ekonomik dalgalanmalarına dayanamazlardı. Nitekim bugün artık yaşamayan kuruluşları incelediğimizde en büyük olumsuzluğun banka kredisi kullanmaktan ve kalitesiz eleman çalıştırmaktan ileri geldiğini görüyoruz.

         1980 yılında başlayan üçüncü dalga sanayileşme hareketinin üzerinden 37 yıl geçti. Artık yeni sanayileşme merkezlerini büyük bir iştiyakla bekliyoruz. Çünkü ülkemizde hem girişimci anlamında hem de çalışanlar açısından önemli bir beşeri sermayenin varlığını artık gözlemleyebiliyoruz.

         Tekstil, giyim, gıda, ağaç işleri, mermercilik, kimya sanayi gibi emek yoğun alanların yanına artık –bana göre- yine KOBİ büyüklüğünde olmak kaydıyla, daha yüksek teknolojinin hakim olduğu yeni alanların konabileceği sanayi merkezlerine çok ihtiyaç ve çok beklenti var.

        Nüfusu her yıl bir milyon artış gösteren bu ülkede, “Yeni Anadolu Kaplanları”nın kükremesine ne kadar da çok muntazırız.

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
ÇIKIŞ MAÇIMIZ OLACAK
ÇIKIŞ MAÇIMIZ OLACAK
ÖZTÜRK: KART GÖREN CEZASINA KATLANIR
ÖZTÜRK: KART GÖREN CEZASINA KATLANIR