Advert
TÜRKİYE TEK MİLLETTİR
Nevzat ÜLGER

TÜRKİYE TEK MİLLETTİR

Bu içerik 1410 kez okundu.

          Ramazan Bayramı bir milat olsun inşallah, toplumun en marjinal gurupları da dahil olmak üzere, toplumun her kesimini ilgilendiren konular üzerine yazmak şarttır. Gerçi ben yazılarımda büyük oranda bunu yapmaya çalıştım ama zannederim belli kalıpları artık toplumun çoğunluğu olarak aşmak gerekiyor.

         Bu toplumda yaşayan her düşünce ve her inanç gurubuyla, çeşitli etnisite mensubu gurupların, yetmez; her siyasi düşüncenin harmanlanmasından Türkiye toplumu meydana geldiğine göre, ayrılık ve gayrlığın ne anlamı var? Türkiye tek millettir. Mutlu ve huzurlu bir ülkede yaşamak güzeldir. Rahat ve huzurdan rahatsız olanlar, normal değildir.

         Millet tarifinde de, siyasi partileri tarif ederken de, en solundan en sağına kadar, en dindarından en ateistine kadar olan kişi ve guruplarla bir arada yaşadığımıza göre, siyasi partilerin işlerine geldiği zaman çok rahatlıkla bir araya gelebildiği, hatta ortak listelerle seçime gidebildiği bir ortamda, biz neden daha kucaklayıcı olmayalım ki?

         İslamcının hedefi de, ülkücünün hedefi de, solcunun hedefi de yaşanabilir bir ülkenin kendi düşüncesi üzerinden daha uygun ve daha gerçekçi olacağına ilişkin fikirleri olduğuna göre, biz niye “ötekileştirmeci” oluyoruz? Doğrusu böyle bir düşünce tarzının da, böyle bir davranış sergilemenin de akli ve nakli bir dayanağı yok.

         Evet, ben Müslüman’ım. Elbette değer ölçülerimde bu özelliğim önemlidir. Ama bu özelliğimin siyasi düşünce alanında, insanların belli konulara ait ileri sürdüğü pratiklerde altı çizili olarak ortaya konmasının esprisi nedir? Mesela dil konusunda, mesela meslek seçimi konusunda, mesela haksızlıklara karşı çıkmak hususunda, güzellikleri desteklemek konusunda, çevrenin güzelleştirilmesi gibi konularda ideolojik davranmanın ne esprisi var?  

         Her darbe dönemlerinden sonra değişik düşünce mensubu olan bütün insanlar zarar gördüğüne göre, gelişmeleri yeniden değerlendirmemiz gerekiyor. 15 Temmuz darbe girişiminde çok rahatlıkla görüldü ki, toplumun bütün kesimlerinin karşı çıktığı hareketler, ne kadar organize olurlarsa olsunlar başarılı olamazlar. 27 Mayıs’ın, 12 Mart’ın, 12 Eylül’ün ve 28 Şubat’ın başarılı olmasındaki esas saik, darbeye karşı çıkmak değil, gurupların kendi çıkarları ve nefisleri üzerinden düşünmeleriydi. Yani bu darbelerle ilgili söylenen sözler ve yapılan hareketler ilkesel değil, konjonktüreldi. O nedenle de bu darbeler uzun süre toplumda önemli oranda tasvip gördü. Ama 15 Temmuz’da toplumun kahir ekseriyeti ilkesel olarak tepki verdiği için Türkiye kazandı. Tabi, darbelere karşı toplumun gösterdiği bu toplu duruşa karşı, terörü idare eden ülkeler, terörü artırarak ne de çirkin tepkiler verdiler ama!

 

         İslamcısı ile ülkücüsü ile solcusu ile, Alevisi ile Sünnisi ile ateisti ile bu toplumun tamamı bütün yanlışlara ve bütün bloklaştırıcı girişimlere, hem ülkemizin geleceği hem de kendi geleceğimiz açısından hep birlikte karşı çıkmaya devam etmeliyiz. 

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
AĞAR: TERÖR ÖRGÜTLERİNİ LANETLİYORUM
AĞAR: TERÖR ÖRGÜTLERİNİ LANETLİYORUM
CİP MESİRE ALANI İLGİ ODAĞI!
CİP MESİRE ALANI İLGİ ODAĞI!