Advert
FİKİR AKIMLARININ SİYASETE ETKİLERİ
Nevzat ÜLGER

FİKİR AKIMLARININ SİYASETE ETKİLERİ

Bu içerik 2131 kez okundu.

          Bilindiği üzere 19. yüzyılın ikinci yarısından sonra, ülkenin kurtuluşu adına üç fikri akım oluşmuştu: İslamcılık, Osmanlıcılık ve Batıcılık. Bu üç akımdan biri olan Osmanlıcılık, 1890 yılından sonra genellikle yerini Türkçülük akımına bırakmış ve bu üç akım günümüze kadar devam etmiştir.

         Biraz daha ileriki yıllarda üç akım da günün koşulları içerisinde birbirlerine karşı interektif bir pozisyona girerek, birbirlerinden etkilenerek ülkeye faydalı olmanın yollarını aramışlardır.

          Bu üç akım netice itibariyle birer ideolojik ve siyasi akımdır. Üç akım da, kendi fikirlerinin uygulanması durumunda ülkenin kalkınıp ilerleyeceğine ve ülke insanlarının mutlu olacaklarına inanmaktadırlar. Ancak bu üç fikri akımın oluşmasına zemin teşkil eden dayanaklara baktığımız zaman oldukça farklılıklarla karşılaşırız.

         Batıcılık, her yönü ile Batı’yı esas almış, giyimde, beşeri münasebetlerde, ülkeyi kalkındırma çabalarında, düşünce kalıplarını oluşturmada Batılı değerler hep başat rol oynamıştır. Bu düşünce ekolünün mensupları arasında bulunan insanlardan ziyade, kaynak kabul edilen değerlerin önemli olduğunu unutmamak gerekir. Bu ekolün 19.yy boyunca oldukça önemli isimleri olmakla birlikte, 20.yy’a sarkan düşünce adamları vardır. Zannederim bu isimlerin en önemlilerinden biri de Hakkı Kılıçzade (1872-1960) olup, sonradan soyadını Kılıçoğlu yapmıştır.

         Kılıçzade, dil konusunda, harf inkılabı konusunda, kıyafet konusunda, hilafet, tekke ve zaviyeler, kadın hakları, fikir özgürlüğü, ulemanın tasnifi, din ve siyaset, ordunun ıslahı vd konularda oldukça önemli ve yönlendirici yazılara imza atmış, beş dönem de milletvekilliği yapmıştır.

         Kılıçzade; bir makalesinde, er veya geç büyük bir “İslam Hilafeti”nin oluşacağını, ancak bunun en az birkaç yüzyılı alacağını söylüyor. Bir başka görüş olarak da; Yavuz Sultan Selim’in bütün Balkanları İslamlaştırma çabalarının yerinde olduğunu, çünkü ileride mezhep kavgalarının İslam dünyasına zarar vereceğini anlatıyor.

         Talat Paşa’nın Dahiliye (İç İşleri) bakanı olduğu dönemde, harf inkılabı konusunda yazılar yazmaktadır. Bu yazıların fazla tepki çekmesi üzerine de Talat Paşa tarafından bakanlığa çağrılır. Böyle yazılar yazmamasını, aksi halde dergisini kapatacağı kendisine sert bir dille söylenir. Ama o yazmaya devam edeceğini söyler. Tabi dergisi de kapatılır.

         Her konuda mutabık olmamakla birlikte, Abdullah Cevdet’le birlikte; Hürriyet-i Fikriyye, Serbest Fikir, İçtihad, Hür Fikir gibi dergilerde ve İleri gazetesinde yazılar yazmıştır.

         Hakkı Kılıçzade (Kılıçoğlu) üzerinde durulmaya değer bir düşünce ve siyaset insanıdır.

         Diğer akımların da önemli isimlerinden birer tanesi üzerinde durmaya değer doğrusu. Çünkü, esas yönlendiricileri bilmek, o akımın etkisini de gösterir.

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X