Advert
OKUMADAN OLMAZ
Nevzat ÜLGER

OKUMADAN OLMAZ

Bu içerik 1826 kez okundu.

      Toplumda yaşayan bireyler olarak bir kısmımız bazen oldukça yersiz ve yanlış sorular soruyoruz. Çünkü toplumdaki meseleleri dert edinmediğimiz için okumuyoruz, okumadığımız için biraz da biliyor görünmek adına yersiz sorular soruyoruz.

         Yani adam hem okumuyor, hem toplumun meselelerini dert edinmiyor, hem de en büyük faydayı istiyor. Alıyor mu? Maalesef, aldığı zaman toplum zarar görüyor ama o kendisini gizlemeyi biliyor. Yoksa “kişi cehlini bilmek kadar irfanı olmaz.”

         Hz. Ebubekir’e demişler ki; “elindeki asan/kamçın düştüğü zaman, deveni ıhtırıp kendin inip alacağına bize söyle de biz verelim.” Hayır demiş, “ben Resulullah’tan, kendi işini kendin göreceksin diye öğrendim” demiş.

         Okumadan, kafa yormadan olur olmaz her konuda fikir beyan eden ne kadar insan varsa, onlar konumlarını bir daha gözden geçirsinler lütfen. Çünkü maalesef asalakları cezalandıran toplumsal bir yapımız henüz yok.

         Adam geleceğe ilişkin her hangi bir fikri bilmez, onun derdi müesses nizam neye iyi diyorsa onu söylemektir. Bırakınız aykırı şey söylemeyi, aradaki caiz konulara da oldukça mesafeli durmak onun için vazgeçilmez bir durumdur.         

      Dünyada, adına üst akıl denilen merkezlerde, gelecekte Türkiye’nin ne olacağına dair planlar yapanlar var. Bu planları yapanlar bizi fantastik konuları düşünmeye sevk ederek esas yapılanı görmemizi engellemek istiyorlar. En büyük taşıyıcılardan biri de medya demekte bir mahsur var mı acaba?

         1826 yılında yeniçerilik kaldırılmasaydı acaba 1830 yılında Yunanistan bağımsızlığını ilan edebilir miydi? Demek ki caydırıcı gücünüz zayıflarsa, ya toprak kaybınız olur, ya da yeni komşularla tanışırsınız. Yani geleceğe ilişkin fikir beyan etmek için okumak şarttır. Aksi halde haritadaki yerimizi daraltmak isteyenlere fırsat veririz.

         1930 yılında kurdurulan Irak’ın ve Suriye’nin, anladığım kadarı ile hukuki bir zeminleri yok. Dolayısı ile hem Irak’ın ABD tarafından işgali, hem de Suriye’nin Rusya’ya bırakılmasının gerekçesi, bu iki sözde devletin hukuki zeminlerinin olmamasıdır. Dikkatli olmamız gerekmez mi?  Okumadan nasıl fikir geliştireceğiz. MİT’in, Genel Kurmay’ın ve Dış İşleri’nin bizlerden farklı şeyler söylemeleri, onların çok okumalarına dayalı çok bilmelerinden gelmiyor mu?

         Bu ülkede on yılda bir yapılan darbelere karşılık bereket ki her darbeden sonra siyasi bir lider çıkıyor.

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
ÇIKIŞ MAÇIMIZ OLACAK
ÇIKIŞ MAÇIMIZ OLACAK
ÖZTÜRK: KART GÖREN CEZASINA KATLANIR
ÖZTÜRK: KART GÖREN CEZASINA KATLANIR