Advert
KÜRESEL SÖMÜRÜ SİSTEMİ (2)
Nevzat ÜLGER

KÜRESEL SÖMÜRÜ SİSTEMİ (2)

Bu içerik 2007 kez okundu.

        Onlar her ne kadar sözle demokrasi, hak-hukuk, adalet deseler de, küresel güçlerin önündeki en büyük engellerden biri demokrasi ya da özgür düşünce ortamıdır. Bu ortamı kontrol altında tutabilmek için;

         -bilgi ve iletişim ağlarının,

         - petrol, doğalgaz ve maden yataklarının,

         -borsaların, sigorta şirketlerinin, bankacılığın,

         -yazılı ve görsel medya sektörünün

Kontrolünü ellerinde tutmak için büyük çaba sarf ederler. Hatta bir ABD başkanı; “kapılarını bize kapatan ulusların kapıları zorlanıp kırılmalıdır” diyordu. Siyahların haklarını savunan Martin Luther King’in 1968 yılında bir suikasta kurban gitmesi veya 11 Eylül 2001 yılındaki ikiz kulelere uçak çarpması olayları üzerindeki ABD gizli servislerinin izleri silinemedi.

         Bilindiği gibi; 18.yy’dan itibaren sanayileşen Batı’nın bol miktarda hammaddeye ve geniş de pazara ihtiyacı vardı. Bunun da yolu, bu imkanlara sahip olan Osmanlı Devleti’nin parçalanarak paylaşılmasıydı. 1. Dünya Savaşı daha çok bu maksatla çıkarıldı ama Ekim 1917 yılında Rusya’da meydana gelen komünist ihtilalın (Bolşevik İhtilal’in) getirdiği iktidar telaşı bu paylaşımın tam olarak yapılışını önledi. 2. Dünya Savaşı yarım kalan bir dünya paylaşımının tamamlanmasını sağlayacaktı. İki savaşta toplam 107 milyon insan ölmüştü ama bu durum vahşi Batı için bir şey ifade etmiyordu. Kaldı ki halen dünyanın en gelişmiş ülkesi kabul edilen ABD’de “Gıda Karnesi” olan 40-80 milyon insanın olduğu söyleniyor. Evsiz ve barksız büyük bir nüfus. Zaten sanayileşme insan ticareti, kölelik ve sömürü yolu ile hız kazanmış ve aynı maksatlı çalıştırılıyordu.

         İnsan merkezli olmayan sistemlerin yaşatılabilmesi için, mesela ABD kendisine sürekli düşmanlar üretiyor. Suni bir yolla üretilen bu düşmanlar içeride yurttaşlarını bir arada tutarken, dışarıda da bu yolla işgallere zemin hazırlıyor. Dış siyaset hep iç siyaseti dizayn için kullanıyor. Siyaset bilimci Amerikalı; “ABD, bütünlüğünü koruyabilmek için düşmana diğer ülkelerden daha fazla ihtiyaç duyuyor” diyordu. Libya, Suriye, Irak bu maksatla işgal edildi. İran, Mısır ve diğerleri bu maksatla hedefte tutuluyor. Kaldı ki 1945 yılından bu güne kadar yapılan elliden fazla hükümet darbesinin altında ABD parmağı var. Tıpkı 15 Temmuz 2015 darbesinde olduğu gibi.

         Bu söylediklerimiz G-8 diye tabir edilen ABD, Kanada, İngiltere, Fransa, Almanya, İtalya, Rusya ve Japonya için de söylenemez mi? Bunların dünya nüfusu içerisindeki payı % 20 ama dünya gelirindeki payları % 80. Bunlara şimdi Çin de katıldı.

         Peki, bunların kuşatma politikaları nasıl işliyor?

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X