Advert
KAPİTALİZM BATIDA MUVAFFAK OLDU
Nevzat ÜLGER

KAPİTALİZM BATIDA MUVAFFAK OLDU

Bu içerik 2102 kez okundu.

        Maxsime Rodinson’un Türkçeye de tercüme edilen “İslam ve Kapitalizm” isimli, fazla hacimli olmayan kitabında, önce bir sorunun cevabını arıyor: “İslam dünyasındaki ekonomik sistemler neden gerçek kapitalist sistemlere dönüşmedi?”

         Bir başka Batılı yazar, Bertrand Badie da “Batıda ve İslam Ülkelerinde Devlet ve Toplum” isimli esrinde; “İslam dünyasındaki seçkinler Batı’dan ithal ettikleri modern siyaset anlayışını neden ülkelerine yerleştiremediler?

         Özellikle son iki yüzyıldır da Müslümanların önünde ki; “Başkaları ilerlerken Müslümanlar neden geri kalmıştır?” sorusu da hala bütün toplumu tatmin edici bir cevap bulamamıştır.

         Bütün bunların ardından İslam dünyasında; Laisizm, Liberalizm, Sosyalizm, Marksizm, Milliyetçilik ve çeşitli tonlarıyla diğer tüm ideolojiler az ya da çok kimse tarafından adeta birer kalkınmacı hareket olarak benimsenmiş ama bekleneni hiç biri verememiştir. Mesela Türkiye’de son 75 yıla baktığımız zaman kalkınma hamlelerini hep İslami tonu ağır basan iktidarlar döneminde görüyoruz. 1954-1958, 1965-1969, 1983-1987, 1996-1997, 2003-2011 dönemleri Türkiye’nin ciddi kalkınma hamleleri yaptığı yıllardır. Diğer tarihlerde de elbette kayda değer hamleler vardır ama zikredilen bu tarih dilimleri son yetmiş beş yılın kalkınma dönemleridir.

         Aslında, Kapitalizmi ve Batı’yı esas alan modern siyasetin, İslam dünyasında neden başarılı olamadıkları sorusunu, coğrafya ile değil, zihinsel olarak, İslam dünyasındaki tek tek hiçbir ülkede başarılı olamadığı şeklinde biraz genişletebiliriz. Esasen Kapitalizmin kabul görmeyişi yalnız Müslüman ülkelerde değil, Müslüman olmayan diğer ülkelerde de kabul görmedi. Demek ki Kapitalizm esas itibariyle, insan bünyesine pek uygun değil.

         Bu tartışmalarda bitaraf kalarak tartışmayı sürdürmek ne kadar mümkündür doğrusu pek emin olmamakla birlikte, Kapitalizmin başarısızlığının doğrudan İslam’la uyumlu olmamasıyla yakından ilgilidir diye düşünüyorum. İslam’la sömürgecilik nasıl uyuşmazsa,  servetin toplumda ancak birkaç kişide toplanması gerektiğini savunan Kapitalizm de insan merkezli olmadığından İslam’la uyuşmaz. Tabi, Kapitalizmin etkinlik kazanmasında en önemli etmenin sömürgecilik olduğunu hatırlatmaya gerek yoktur zannederim.

           Weber, kapitalizmin başarılı olabilmesi için, Luther icadı olan Protestanlık mezhebini kapitalizmle adeta evlendirdi. Spinoza ile başlayan Yahudi aydınlanması, Kant ile başlayan Hıristiyan aydınlanması ve nihayet Volter, Rousseau ve Diderot’larla başlayan felsefik aydınlanma 1848 devrimini gerçekleştirdi ama gelen ekonomik sistem ancak çok az bir gurubun refahını sağlamaya yönelikti ve insan merkezli olmadığı için de kabul görmedi. 1989 yılı için bu hareketin ölüm tarihi demekte bir sakınca yok herhalde.

         Bu sistemin halkı Müslüman olan ülkelerde yerleşmesi için bu işe fetva veren “saltanat fakihleri-sosyolog ve ekonomistler” elbette her dönemde var olmuş ve halen de olmaktadırlar. Ancak zorlamalarla sistem kabul ettirmenin kalıcı olmadığını artık dünya biliyor.

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X